Yılın en yüksek gelir getirmesi beklenen özelleştirmesi olan ve yaklaşık 6 milyar dolarlık bir fiyat çıkması beklenen köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının Danıştay tarafından engellenmesi, özelleştirme modelinin bir kez daha tartışmaya açılmasına neden oldu.
Özelleştirme uzmanları, Danıştay kararını bir yandan özelleştirme isteğinin baltalanması olarak değerlendirirken, diğer taraftan modelin eksik yönlerinin tamamlanabilmesi için fırsat oluşturduğu görüşünde.
Uzmanlara göre, Özelleştirme Yüksek Kurulu, özelleştirme programına alınan 6 otoyol ve 2 boğaz köprüsünün işletme hakkı devri yöntemiyle özelleştirilmesinde, dünya modellerini inceledi ama Türk usulünde karar kıldı.
İnceleme kapsamında ABD, Kanada, İtalya ve Fransa'nın köprü-otoyol özelleştirmelerini büyüteç altına alınmıştı. Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri ile Edirne-Ankara, Pozantı-Tarsus, Tarsus-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının özelleştirilmesi için incelenen modeller arasında, en başarılı ülke olarak İtalya gösteriliyordu.
Bunu rağmen herhangi bir değişikilik yapılmadan özelleştirme kapsamına alınan köprü ve otoyolların işletme hakkının devri Danıştay engelline takıldı. Özelleştirlmeye ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulunun (ÖYK) 19 Nisan 2007 tarihli kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurulması ardından konuyu Gazeteport'a değerlendiren Özelleştirme İdaresi eski başkanvekili Süleyman Yaşar; kanuna göre her türlü altyapı tesisinin özelleştirilmesinin mümkün olduğunu belirtti.
Danıştay'ın durdurma kararı ile daha net ve düzenli bir çerçeve çizilmesi konusunda ilk adım atılabileceğini aktaran Yaşar; dünyada geçerli olan İtalya modelinin Türkeye'de de uygulayanmaıs gerektiğini belirtti. Özelleştirme ile ilgili olarak etraflıca bir yasa çıkartılmasının şart olduğunu belirten Yaşar, köprü ve otoyolların işletilmesi konusunda belirsizliklerin hakim olduğuna değindi.
Söz konusu İtlaya modeline göre özelleştirilecek olan kurum önce anonim şirket haline getirilip daha sonrasında halka açılıyor. Bu sistem ile hem halk kazanç sağlıyor hem de sermaye piyasalarının derinleşmesi sağlanıyor.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK
Konuyu Gazeteport'a değerlendiren Merkez Bankası eski başkanı Gazi Erçel karar ardından Özelleştirme İdaresi tarafından itiraz geleceğini aktardı. Türkiye'nin daha önce de benzer olaylar yaşandığını hatırlatan Erçel, kararın Danıştay'ın üst makanları tarafından sonuçlandırılacağını, en iyi ihtimalle 3-4 aylık zamana ihtiyaç duyulacağını kaydetti.
6 MİLYAR DOLARLIK KIRMIZI IŞIK
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), yaklaşık 6 milyar dolara mal olması beklenen, 9 otoyol ve 2 boğaz köprüsünün işletme hakkı devri yöntemiyle 31 Aralık 2008'e kadar özelleştirilmesine ilişkin ÖYK kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.
Adli tatil olduğu için Danıştay 13. Dairesi yerine Danıştay Nöbetçi Dairesi, istemin ilk incelmesini yaptı. Nöbetçi heyeti, söz konusu ÖYK kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.
Heyetin gerekçesinde, otoyolların ve bu otoyollar üzerinde bulanan hizmet tesisleri ile köprülerin özelleştirilmesi sürecinde, öncelikle ilgili yasalarda özelleştirmeye olanak tanıyacak değişikliklerin yapılarak, otoyol ve köprü özelleştirmelerinin kapsam ve sınırlarının yeniden tanımlanması ve özelleştirme sonrasında işletici ve kamu otoritesinin yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi gerektiği vurgulandı.
Gerekçede, Karayolları Genel Müdürlüğünün yapım, bakım, onarım ve işletimini üstlendiği hizmet üretim birimi olan otoyolların, köprüler ve bunlar üzerinde yer alan tesislerin, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu'nda öngörülen hukuki yönden özelleştirmeye hazırlık işlemleri, yasal altyapısı tamamlanmadan özelleştirme programına alınması mümkün olmadığından ÖYK'nın dava konusu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı kaydedildi.
Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının, bu karara itiraz hakkı bulunuyor. İtirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşecek.
ÖYK KARARI ÖYK kararında, Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, İzmir-Çeşme, İzmir-Aydın Otoyolları ile Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerinin bağlantı yollarıyla birlikte özelleştirme programına alınması, Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu, İzmir ve Ankara Çevre Otoyolunun bağlantı yollarıyla birlikte doğrudan özelleştirme programına alınması öngörülüyordu. Karar ile ayrıca, söz konusu otoyollar ve köprüler üzerindeki otoyol hizmet tesisleri ile bakım işletme ve ücret toplama merkezlerinin doğrudan özelleştirme programına alınması amaçlanıyordu. Özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2008 tarihine kadar tamamlanması planlanıyordu.
Tüm yorumlar(4)
Misafir
20/08/2008 11:13:26
mahkemeler olur olmaz yürütmeye müdahale ediyor. sonra eonomi bozlunuca sadece hükümetin suçu. mevcut kanuna uygun da olsa sadece hükümete muhalefet olsun diye kanun çigneniyor.
Misafir
20/08/2008 10:44:59
Hükümetin yaptığı özelleştirme çabalarına vurulan bir ket olan bu karar bir an önce düzeltilmelidir. Hükümet de bu konuda üzerine düşeni yaparak yasa değişikliğine gitmelidir. Yoksa Türkiye'nin önü kapanır.
Misafir
20/08/2008 08:44:24
Bir Türkiye'nin gündemine bir de sizin gündeminize bakın. 2 Numaralı sanık 1 numaralı sanığın hapis cezasını affediyor. Millet geçim sıkıntısı çekiyor. Devlet kırılma noktasına geliyor. Köşe yazısı bile olmayacak bir konu...