SPK Başkanı Turan Erol, yurtdışı finansman şirketlerini Türkiye'ye çekmek için vergisel kolaylıklara ihtiyaç olduğunu belirterek, bu çerçevede kurumlar ve gelir vergisinde indirime gidilmesi için çalıştıklarını ve Maliye Bakanlığı ile görüştüklerini söyledi.
Türkiye Borçlanma Araçları Piyasa Çalıştay'ında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, "Yurtdışı finansman şirketleri Türkiye'de kurulduğunda ve sermaye piyasasına tabi olduğunda bir takım kolaylıklar getirilmeli. Benim şahsi görüşüm vergi cenneti olanlarla aynı noktaya gelebiliriz, hiçbir sakıncası yoktur" dedi.
Erol, şirketlerin yapılacak vergisel düzenlemelerle finansmanı Türkiye'ye çekebileceklerini ve bu konuyu Maliye Bakanlığı'na önerdiklerini söyledi.
Geçen hafta 2 aracı kurumun yabancılara satıldığını vurgulayan Erol, Türkiye'nin hâlâ yabancılar için cazip olduğunu kaydetti.
Türkiye'de yatırım yapan şirketlerin değer artışları sırasında vergilendirilmesinde sorunlar yaşandığını söyleyen Erol, bu konunun da çözümlenmesi gerektiğini ifade etti.
BROKER SAYISINI SINIRLANDIRACAK TEBLİĞİNİN UYGULAMA TARİHİ 1 YIL UZATILDI SPK Başkanı Turan Erol, İMKB'deki broker sayısını sınırlandıracak ve 1 Ocak 2009'da yürürlüğe girmesi planlanan tebliğin uygulama tarihini 1 yıl uzattıklarını söyledi.
Türkiye Borçlanma Araçları Piyasa Çalıştay'ında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erol, "Hiçbir brokerımızın mağdur olmasını istemeyiz, uygulamanın süresini 1 yıl uzattık" dedi.
ŞİRKETLERE SERMAYE ARTTIRIMI İMKANI SPK Başkanı Turan Erol, İMKB'deki 329 şirketin 150'sinin hisse değerinin nominal değeri olan 1 YTL'nin altında olduğunu ve bu dönemde nakit sermaye artırımının çok önemli olduğunu söyledi.
SPK tarafından düzenlenen "Türkiye Borçlanma Araçları Piyasası Çalıştayı" açılışında konuşan Erol, "Şirketlerimize nakit sermaye artırımı için nasıl yardımcı olabiliriz bunun üzerinde çalışıyoruz. Böyle bir fonumuz yok ama mevzuattan kaynaklanan katılıklar ve bilinmezlikten kaynaklanan sorunlar var. Bundan dolayı kullanılamıyor. Özellikle çalışmalarımızla hisselerinin değeri 1 YTL'nin altında olan şirketlere nakit sermaye artırımı imkanı doğurmuş olacağız" dedi.
Erol, bu konudaki tebliğ değişikliğini de bir ay içinde tamamlamayı öngördüklerini kaydetti.
Kredi piyasasının daraldığı bir ortamda sermaye piyasalarını nasıl harekete geçirecekleri üzerinde durduklarını kaydeden Erol, yerli yatırımcılara yönelik hisse senetlerine getirilen stopaj indiriminin çok önemli bir adım olduğunu ancak yeterli olmadığını söyledi. Erol, yüzde 100 hisse senedinden oluşan yatırım fonları ile VOB'daki hisse senetlerinin de stopaj indiriminden yararlanması gerektiğini, bu konuda Maliye Bakanlığı ile görüşmeleri sürdürdüklerini söyledi.
Bakanlar Kurulu'nun yerli yatırımcılara hisse senedi kazançlarında uygulanan yüzde 10'luk vergiyi sıfırlayan kararnamesi geçen hafta yayımlanarak yürürlüğe girmişti.
HALKA ARZIN MALİYETİNİ AZALTMAK Şirketlerin temettülerinin vergisel boyutuna bakmak gerektiğini ifade eden Erol, ayrıca halka arz maliyetlerini düşürmeyi ve süreleri azaltmayı öngördüklerini bildirdi.
Halka açılmada da bir takım kolaylıklar getirilmesi için çalıştıklarını, bu kapsamda SPK'nın aldığı binde 2'lik payı binde yarıma düşürebileceklerini, aynı şekilde İMKB ve aracı kurumların da aldıkları paylarda indirime gitmeleri halinde önemli kolaylık sağlanacağını kaydetti.
Erol, şu anda halka açılmanın maliyetinin yüzde 3.5 ile 5 arasında değiştiğini anımsattı.
Halka açık şirketlerin kâr dağıtımında da vergisel bazda farklı muamele gördüğüne işaret eden Erol, bu alanda da düzenleme yapılabileceğini belirtti.
Vergisel açıdan sermaye piyasalarının nasıl cazip hale getirileceği konusunu da düşündüklerini vurgulayan Erol, 4,000'e yakın yabancı yatırımcının, yerli-yabancı işbirliğiyle harekete geçirilmesinin önemine işaret etti.
"Küresel krizden çıkışımızın yolu, başkalarının paketini beklemek değil, kendi paketlerimizi hazırlamak" diyen Erol, KOBİ borsasının bu yıl sonunda faaliyete geçmesini öngördüklerini ve girişim sermayesinin bu çerçevede ele alınarak oluşturulacağını kaydetti.
Likiditenin çok önemli olduğu bir dönemden geçildiğini, şu ana kadar Türkiye borsasında likidite konusunda bir sorun yaşamadıklarını ve piyasanın kendini ispat ettiğini anlatan Erol, "Sermaye piyasaları açısından karamsarlığa gerek yok. Sermaye piyasalarının geleceği organize piyasalarda" dedi.