İstanbul'da polis kıyafeti giyen şehir eşkiyalarının bir kadına kaçırıp tecavüz etmesi sonrasında, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, "Her yelekliyi, her mavi ışıklıyı polis sanmayın. Kimlik sorun" diyerek 'topu' vatandaşa atmıştı. Oysaki Cerrah da biliyor ki vatandaş ya güvendiğinden ya da çekindiğinden kimlik sormaktan çekiniyor. Sormaya kalkanın da başına gelmeyen kalmıyor. Son olarak Moda'da bir avukat polise kimlik sormuş ve feci şekilde dövülmüştü.
İstanbul Üniversitesi avukatlarından Muammer Öz, 29 Temmuz pazar günü Nevşehir’den kendisini ziyarete gelen ailesiyle Kadıköy’de Moda sahilinde bir çay bahçesinde otururken yanlarına iki polis gelmiş, Polislerden biri ağabeyi İbrahim Öz’e "Seni birine benzettim çıkar kimliğini" demişti
BİBERGAZI SIKTILAR Muammer Öz’ün iddiasına göre bu sırada telefonu çaldı. Muammer Öz’ün telefonla konuştuğunu gören polis memuru, "Kapat o telefonu. Nasıl telefonla konuşuyorsun" dedi.
Muammer Öz ise "Ben avukatım. Bakın kimliğime. Böyle kimlik sorma olmaz. Biz ailece burada oturuyoruz" dedi. Bunun üzerine polis memuru, Muammer Öz’ü yakasından tutarak tartaklayıp yumruk attı.
Ağabeyinin araya girmeye çalıştığını belirten Muammer Öz, "Bu arada olay yerine birçok polis ekibi geldi. Bahsettiğim polis memuru onlar gelince bana tekrar vurmaya çalıştı. Cebinden biber gazı çıkarıp yüzüme üç defa sıktı. Beni dayak yediğim polis memurunun aracıyla, ailemi ise başka bir araçla Kadıköy İskele Karakolu’na götürdüler" dedi.
Karakola gidene kadar da dayak yediğini söyleyen Muammer Öz şöyle konuştu:
"Yolda bana çokça darbeler indirdiler. Burnum kırıldı, gözüm şişti, omzumda, boynumda ve karnımda çürükler oluştu. Bana yol boyunca ’Biz senin gibi çok avukat s....., seni de s...... Biz 15 yıldır bu işi yapıyoruz. Bize hiçbir şey olmaz’ dediler. Karakolda ifademiz alındıktan sonra serbest bırakıldık."
BURNUNU KIRDILAR Olaydan bir gün sonra Avukat Öz, Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldı. Raporda, Öz’ün burnunda kırık olduğu, sağ ve sol omuzunda, boynunda, sağ göz altında ve karnında morluklar olduğu belirlendi. Muammer Öz, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak olaya karışan Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü, Önleyici Hizmetler Büro Amirliği’nde görevli polis memurları Bülent Okumuş ve Uğur Yıldırım hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
BU DA BAŞKA ÖRNEK Bodrum Denizciler Kahvesi'nde 4 Kasım 2008 tarihinde bir arkadaşıyla birlikte oturan M.Ö. de adlı kişiye de sert bir şekilde kimlik soran polis, "Siz kimsiniz? Siz de bize kimlik gösterin. Biz de sizin kimliğinizi görmek istiyoruz" şeklindeki cevabın ardından çılgına dönmüştü. Sokak ortasında M.Ö.'yü feci şekilde döven polis daha sonra aynı kötü muameleyi karakolda da sürdürmüştü.
BACAĞINI FARA VURUP KIRDI İstanbul Kağıthane'de personel taşımacılığı şirketi olan Hakan Yılmaz (34), kendisine kimlik soran, sivil giyimli, sakallı ve şapkalı oldukları için "Siz kimsiniz, kimliğinizi gösterin. Ben de kimliğimi çıkartayım" dediği 3 polis tarafından dövülmüştü. Zanlı polisler ise "Kimliğini sorduğumuz Hakan Yılmaz bize küfretti. Bacağını da ekip otosunun farına vurarak kırdı" demişti.
Efsane Vali, Rahmetli Recep YAZICIOĞLU, arada sırada kılık değiştirerek halkın arasına karışırmış.Böylelikle kamu görevlilerinin halka nasıl davrandığını bizzat kendi gözleriyle görme fırsatı olurmuş.Rüşvetçi polisleri suçüstü yakalamak mı dersiniz, hastanelerde doktorların ve hasta bakıcıların, hastalara ve yakınlarına nasıl davrandıklarını,millet...
Demokratik ülkelerde Polisler ilk önce kimlikleri göstermekle mükelleftirler;Tabii Türkiye
ne kadar demokratik bir ülke tartismak gerekir,polise kimlik sormak o polisin egosu ile
oynamak olarak algilanir ki buda soranin kendi hatasi oarak görülür,polis ilk önce
zorbalik yapmak hakkini nereden aliyor bunu sorgulamak gerekir.
CERRAH BEY, FİLDİŞİ KULESİNDEN AŞAĞI İNSİNDE, GÖRSÜN MEMURLARININ
GERÇEK YÜZÜNÜ. İSTANBUL, BELKİ KURULDU KURULALI, BÖYLE BOZUK BİR
ASAYİŞ DÖNEMİ YAŞAMADI. EMNİYET MÜDÜRÜ OLARAKDA, NE KADAR ÖVÜNSE
...