Bir yılı aşkın süredir tamamlanmadığı için eleştirilere neden olan Ergenekon iddianamesi açıklandı.441 klasör ve 2 bin 455 sayfadan oluşan iddianamede,Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombalar da yer alıyor. "Darbe günlükleri" ise iddianameye alınmadı.
İSTANBUL- 86 zanlının gözaltına alındığı, 48'inin tutuklandığı Ergenekon soruşturmasının, paşaların ve son tutuklananların bulunmadığı ilk bölümünün 13 aydır beklenen iddianamesi Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde açıklandı.
MAHKEMESİ BİLGİSAYAR ORTAMINDA BELİRLENDİ ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında 48'i tutuklu 86 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde onaylanması ve mahkemesinin bilgisayar ortamında belirlenmesi sırasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin ile Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı ve 6 ayrı ağır ceza mahkemesinin başkan veya temsilcileri hazır bulundu.
İddianamenin UYAP sisteminde onaylanması ve mahkemesinin bilgisayar ortamında belirlenmesi öncesinde, Başsavcı Engin, Başsavcı Vekili Çolakkadı ve İstanbul özel yetkili 9, 10, 11, 12, 13 ve 14. Ağır Ceza Mahkemelerinin başkan veya temsilcileri, Çolakkadı'nın makamında bir araya geldi.
İddianamenin Çolakkadı tarafından UYAP sisteminde onaylanmasının ardından bilgisayar ortamında otomatik olarak yapılan tevzi işlemi sonucu, dosya, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne düştü.
441 KLASÖR VE 2 BİN 555 SAYFA Açıklama Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin tarafından saat 10.45'te yapıldı. Engin yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
İddianamenin düzenlenmesinin bir yılı aşkın bir süreyi bulması eleştiri konusu olmuştur. Soruşturmanın çok kapsamlı olması, şüpheli sayısının fazlalığı, yüz binlerce sayfa belge ve dökümanın yeni operasyonları gerektirmesi, inceleme ve tasnif, yazışma yapılan kurumlardan cevap beklenmesi, yeni CMUK gereğince iddianame için tüm belge ve delillerin toplanmasının gerekli olması, bunun da uzun süreyi kapsaması, 441 klasör ve 2 bin 455 sayfadan oluşan iddianamenin tazmini ve yazılmasının bugüne kadar uzamasına neden olmuştur. Ancak bu süre içinde gerek tutukluların itiraz ve talepleri, tüm şüphelilerin tutukluluk durumu, en geç birer aylık sürelerle incelendiği tutukluluk halleri mahkeme kararlarına bağlanmıştır. 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabulü ve iadesi hususunda henüz karar verilmiş ve tensibi yapılmadığı için iddianame ve davayla ilgili ayrıntılı açıklama yapmamıza yasal imkan bulunmamaktadır.
86 ŞÜPHELİYE DAVA, 36 KİŞİYE TAKİPSİZLİK Başsavcı Engin, Ergenekon Soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin 48'i tutuklu 38'i tutuksuz 86 şüpheliyi kapsadığını bildirdi. Engin, 86 şüpheli hakkında, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'', ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'', ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı halkı silahlı isyana tahrik'', ''patlayıcı madde bulundurmak, atmak ve bu suçları azmettirmek'', ''Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek'', ''devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek'', ''askeri itaatsizliğe teşvik'', ''halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik'' ve benzeri suçlardan iddianame düzenlendiğini kaydetti.
DANIŞTAY VE CUMHURİYET SALDIRISI İDDİANAMEDE Başsavcı Engin, Danıştay'a yapılan ve Danıştay 2. Ceza Dairesi üyesi Mustafa Özbilgin'in ölümüyle sonuçlanan saldırıda, sanık Alpaslan Arslan'ın Ergenekon Örgütü tarafından azmettirildiğinin iddianamede yer aldığını belirtti. Engin, Cumhuriyet Gazetesi'nin bahçesine atılan bombaların da Ergenekon örgütü tarafından organize edildiğinin iddianamede yer aldığını söyledi.
"ERGENEKON KLASİK TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL" Başsavcı Engin, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi bahçesinde yaptığı açıklamada, iddianamede ifade edilen ''terör örgütü''nün, herkesin bildiği klasik anlamda ''bölücü'' veya ''ideolojik'' terör örgütü olmadığını belirtti.
Engin, ''Terör tanımı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde yer almıştır. Bu maddede bölücü ve ideolojik terör örgütlerinin amaçlarını ifade eden tanımın yanında, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini ve kamu düzenini bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi ve kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylem de terör suçu olarak kabul edilmiştir'' diye konuştu.
Geçen yıl bir dergide ''Darbe Günlükleri'' adı altında yayımlanan iddialara da değinen Engin, bu iddialarla ilgili gerek soruşturmanın tamamlanan bu bölümünde gerekse 1 Temmuz 2008'de yapılan operasyonun bu iddiaların kapsamı dışında kaldığını söyledi. Engin, ''Başka bir deyişle, bu iddialarla, yani bir dergide yayımlanan 'Darbe Günlükleri' adı altındaki iddialarla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şu aşamaya kadar herhangi bir soruşturma yapılmamıştır'' dedi.
Soruşturmanın başladığı tarihten itibaren yazılı ve görsel basında örneğine çok az rastlanan bir yoğunlukta soruşturmaya ilişkin bir kısmı gizli olan belge ve bilgilerin yayınlanması suretiyle soruşturmasının gizliliğini ihlal edici yayın ve yorumlar yapıldığını kaydeden Engin, kamuoyunu bilgilendirmenin elbette basının en başta gelen görevi olduğunu ancak bu yayın ve yorumların çok büyük bir bölümünün gerçek dışı olduğunu ifade etti.
Bu yayınların ciddi boyutlarda ''bilgi kirliliğine'' sebebiyet verdiğini ve kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğini dile getiren Engin, ''Bir çoğu doğru olmayan bu bilgiler, çeşitli kişi ve gruplar tarafından da yanlış yorumlandığı için kamuoyunda yanlış beklentilere yol açmakta, soruşturmanın selametini, şüphelilerin özel yaşam ve temel haklarını ihlal etmekte ve yargı aleyhine de ağır eleştirilere sebebiyet vermektedir'' diye konuştu.
Başsavcı Engin, basın ve kamuoyundan, gerek devam eden soruşturma safhasında, gerek bundan sonraki yargılanama safhasında, yetkililerin açıklamaları dışındaki bilgilere itibar etmemelerini, soruşturma ve yargılama ile ilgili gereken hassasiyeti göstermelerini istedi. DARBE GÜNLÜKLERİ İDDİANAMEDE YOK Geçen yıl bir dergide ''Darbe Günlükleri'' adı altında yayımlanan iddialara da değinen Engin, bu iddialarla ilgili gerek soruşturmanın tamamlanan bu bölümünde gerekse 1 Temmuz 2008'de yapılan operasyonun bu iddiaların kapsamı dışında kaldığını söyledi. Engin, ''Başka bir deyişle, bu iddialarla, yani bir dergide yayımlanan 'Darbe Günlükleri' adı altındaki iddialarla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şu aşamaya kadar herhangi bir soruşturma yapılmamıştır'' dedi.
İDDİANAMENİN KABULÜ YADA GERİ İADESİ İÇİN 15 GÜN SÜRE VAR Soruşturmayı yürüten 3 cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianame, yetkili cumhuriyet başsavcı vekili tarafından onaylandıktan sonra UYAP üzerinde otomatik olarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edildi. Mahkeme 15 gün içinde iddianameyi ya kabul edecek ya da belirlediği eksiklikler olursa savcılara geri iade edecek.
"HABERLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR" Engin, soruşturmayla ilgili yayın yasağı olmasına rağmen bir çok haber yapıldığı ve bu haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Bir kısmı gizli olan belge ve bilgilerin yayınlanmasıyla yayın yasağını delen bir çok haber yapılmıştır. Bu yayın ve yorumların çok büyük bölümü maalesef gerçek dışıdır. Bu yayınlar ciddi boyutlarda bilgi kirliliğine sebebiyet vermiştir. Bu bilgiler çeşitli gruplar tarfından yanlış yorumladığı için yargı aleyhine ağır ve haksız eleştirilere sebebiyet vermiştir" diye konuştu.
"ERGENEKON İSMİNİ BİZ KOYMADIK" Engin, ''Örgütün adı var mı?'' şeklindeki soruya, ''Bu örgüt ismi, soruşturmayı yapan savcılarımız tarafından konulmuş bir isim değildir. Zira Cumhuriyet Savcılarının yapmış bulundukları soruşturmalarda herhangi bir isim konulmaz. Böyle bir uygulama söz konusu değildir. İddianamede yer alan ve kamuoyunda 'Ergenekon' olarak vasıflandırılan bu isim, bir örgütün yapılanmasında örgüt mensubu olarak iddia edilen kişilerin kendilerinin örgütlerine verdikleri bir isimdir. Bu itibarla bu şekilde zikredilmiştir'' cevabını verdi.
AÇIKLAMADAN NOTLAR Türkiye siyasi tarihinin en önemli soruşturması kabul edilen Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin teknik boyutlarının açıklandığı basın toplantısı büyük ilgi gördü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in düzenlediği basın toplantısından notlar ve izlenimler şöyle : - Saat 11.00'da düzenleneceği açıklanan basın toplantısı, 15 dakika öne alınarak 10.45'te başladı. Basın toplantısını El-Cezire, AP, İran’dan Press TV, Reuters gibi yabancı basın kuruluşları da izledi. -Basın toplantısını 100’e yakın gazeteci, yaklaşık 40 kamera ve 21 canlı yayın aracı izledi. Basın toplantısı hemen tüm televizyon kanallarında canlı verildi. Basın toplantısı öncesi ve sorası da televizyonlarda iddianame özel programları yapıldı. -Basın toplantısı Beşiktaş Adliyesi’nin iç bahçesine yapıldı. Başsavcı Engin, Adliye’nin iç bahçesinde kurulan bir kürsüden daha önce hazırlanmış 5 sayfalık yazılı metni okudu. Basın toplantısına, Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı da katıldı. -Başsavcı Engin basın toplantısı sonrası sadece bir soruyu yanıtladı, diğer soruları yanıtsız bıraktı ve odasına çekildi. -Engin’in tek yanıtladığı soru ise operasyona verilen isim oldu. Başsavcı Engin, Ergenekon isminin nasıl bulunduğuna yönelik sorusu üzerine, “Ergenekon” isminin örgütün kendi kendine verdiği bir isim olduğunu ve örgütün kendini böyle nitelediğini söyledi. -Basın toplantısı yaklaşık 20 dakika sürdü. Bu süre içinde Başsavcı Engin, ayakta ve güneşin altında 5 sayfalık yazılı metni okudu. -Basın toplantısının yapılacağı Beşiktaş Adliyesi çevresinde polis adeta kuş uçurtmadı. Polis hem adliye içinde hem adliye dışında yoğun güvenlik önlemi aldı.
"İLHAN SELÇUK SANIK OLACAK" İlhan Selçuk’un Avukatı Akın Atalay, iddianameyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombalar iddianame içinde ama İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay da gözaltına alındı. Garip bir durum. Şimdi bir iki tane orgenerali alıyorsunuz. O günlüklerde adı geçen başkaları var onları almıyorsunuz. Demek ki günlükler yok bu işin içinde. Askeri yargının içinde saydılar onu" dedi.
İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay’la ilgili bir sıkıntı beklemediklerini söyleyen Atalay, "İlhan Selçuk’un iddianamede sanık olarak yer alacağını düşünüyorum. Çok önemli suçlamalar yönelteceklerini düşünmüyorum. Kamuoyu takdir edecek zaten. Somut bir bağ kuramıyorlar. Mustafa Balbay için ek iddianameyi bekleyeceğiz. Görülen o ki yeni operasyonlar yapacaklar" diye konuştu.
20 GİZLİ TANIK BİLGİSİNE SORUŞTURMA Dün bazı gazetelerde yer alan "Ergenekon soruşturmasında 20 gizli tanık" başlıklı haberle ilgili ise soruşturma başlatıldı. Savcılık iddianamede gizli tanıklara yer verilmediğini, ancak dosya kapsamı içinde tanıkların bilgisine başvurulduğunu belirterek, bu bilgiyi basına sızdıran kişi ile ilgili soruşturma başlatılacağını da belirtti.
Ergenekonu görmezden gelen kör yorumcular, şimdi birazcık pişman oluyor musunuz? Umarım bundan sonra şartlı bakış gözlüklerinizi çıkartır gerçeklerle yüzleşirsiniz. Ağustos 2008
Misafir
23/07/2008 11:34:42
bizde yedik
Misafir
23/07/2008 10:41:01
Yine bir iddiayı manşetinizde doğruluğu kesin olarak kanıtlanmış birşeymiş gibi vermişsiniz. Gazeteport'u protesto ediyorum, TARAF rezaletini okumadığım gibi, tıpkı onun gibi, sizi de okumayacağım artık! Yeter bu çirkinlik, bu hukuksuzluk. Tehdit mi a...