Ergenekon operasyonunda soruşturma süreci uzadıkça soruşturmayı provoke etmek amacıyla başlatılan haber bombardımanı da bütün hızıyla sürüyor. Soruşturması tamamlanmış dosyalar da Ergenekon sürecine dahil edilip vatandaşın kafası karıştırılıyor. Özdemir Sabancı cinayeti de bu süreçte kullanılan balonlardan biri.
İSTANBUL / Ergenekon operasyonunda soruşturma süreci uzadıkça soruşturmayı provoke etmek amacıyla başlatılan haber bombardımanı da bütün hızıyla sürüyor. Soruşturması tamamlanmış dosyalar da Ergenekon sürecine dahil edilip vatandaşın kafası karıştırılıyor. Özdemir Sabancı cinayeti de bu süreçte kullanılan cinayetlerden biri. Cinayetin işlendiği yıllarda ortaya atılan ancak emniyet ve savcılık birimlerinin üzerinde bile durmadığı iddialar bugün Ergenekon örgütüne mal ediliyor.
İşte DHKPC örgütünün üstlendiği Özdemir Sabancı cinayetini Ergenekon örgütüne mal etmeye çalışan iddialar...
MİT Müsteşarlığı tarafından hazırlandığı ileri sürülen ve 1996/114 hazırlık, 1997/443 esas sayılı belgede öne sürülen iddialar şöyle:
İDDİA 1 İstanbul Büyükçekmece'deki Sabancılar'a ait Akçimento fabrikasında Emniyet'in kaçakçılardan ele geçirdiği uyuşturucular yakılıyordu. Ancak bir süre sonra yakmak yerine bu uyuşturucular Avrupa'ya satılmaya başlandı. Özdemir Sabancı uyarıldı ancak işleyiş devam etti.
İDDİA 2 Sabancı cinayeti katilleri Mustafa Duyar, Fehriye Erdal ve İsmail Akkol, Türk istihbarat birimlerince kullanıldı ve DHKP-C cinayeti para karşılığı üstlendi.
İDDİA 3 Cinayet sırasında Sabancı Center'ın güvenlik kameralarında dördüncü bir suikastçı belirlendi. Bu şüpheli Kıdemli Piyade Yüzbaşı Hüseyin Pepekal'dı.
İDDİA 4 Cinayeti, Abdullah Çatlı, Hüseyin Kocadağ ve Yüzbaşı Pepekal birlikte organize etti. Çatlı ve Pepekal, cinayetten önce çimento fabrikasında imha edilmesi gereken uyuşturucunun Avrupa'ya gönderilmesiyle ilgili rahatsızlıklarını Özdemir Sabancı'ya iletmişti.
İDDİA 5 Yüzbaşı Hüseyin Pepekal, DHKP-C ile Hüseyin Baybaşin aracılığıyla bağlantı kurdu. Pepekal, DHKP-C lideri Dursun Karataş ile buluşmak üzere Fransa'ya gitti. Görüşme Hollanda'da gerçekleşti.
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı,bu iddiaları resmi olarak yalanladı.
EFSANENİN BOŞLUKLARI Şimdi gelelim bu iddiaların ne kadar içi boş olduğunu anlatmaya...
Örneğin iddiaların temelinde yer alan eroinin nasıl imha edilmesi için bir prosedür izlenir.
Yakalanan eroinin imha edilmesi için öncelikle sanıklar hakkında mahkemece verilen kararının Yargıtay tarafından onaylanması gerekir.
Yargıtay kararıyla yakalanan eroinin imha edilmesi sürecine geçilir. Bu süreçte Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi eroinin imhası için karar alır. Adli emanetten alınan eroin bir heyet eşliğinde imha edilir.
Bu heyette nöbetçi savcı, Narkotik polisi yetkilileri, yerel ilçe polisinin bir temsilcisi, Sağlık Bakanlığı yetkilisi ve uyuşturucunun imha edildiği fabrikanın bir yetkilisi hazır bulunur. Bu heyet adliyelerin adli emanetlerinden alınan uyuşturucuyu tutanakla açar. Uyuşturucuların hepsinden birer numune alır. Bu numuneler değiştirilme ihtimaline karşı alınarak Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek tahlili yapılır. Bu tahlil sonuçları imha tutanağına eklenir. Uyuşturucunun imha sürecinin bu şekilde işlediğini bilmeyenler Özdemir Sabancı cinayetinin nedeni ile ilgili olarak yukarıdaki boş iddiayı gündeme getiriyorlar.
Bu iddianın tek doğru tarafı olabilir, o da gerçekten gerekli tüm izinler alındıktan sonra Sabancı'nın fabrikasında uyuşturucu imhası gerçekleştirildiği. İmhada çimento fabrikaları kullanılıyor; çünkü bu fabrikalardaki yüksek ısılı fırınların eroin imhası için en uygun ortamı oluşturuyor.
KATİLLERİN 25. KATTA ÇEKİLEN GÖRÜNTÜSÜ VAR
Cinayetin Mustafa Duyar ve İsmail Akkol tarafından işlenmediğini ileri süren Ergenekon baloncuları cinayetin gerçekte Hüseyin Pepekal adlı Kıdemli Piyade Yüzbaşı tarafından işlendiğini ileri sürüyor. Ancak Mustafa Duyar'ın cinayeti işleme talimatını almasından cinayeti işleyip yurtdışına kaçışına kadar olay sürecini anlattığı ifadesinin yalan ve kurgu olduğunu varsaysak bile olay bitmiyor. Bu durumda olay günü cinayet saatinde Sabancı Center'in 25. katında güvenlik kameralarının kaydettiği ve cinayeti işlediğini itiraf eden Mustafa Duyar, İsmail Akkol ve Fehriye Erdal'ın görüntüleri nasıl açıklanacak?
Cinayet sanıklarının Sabancı Center'a girerken, 25. katta cinayet işlenen kata girerken ve binayı terk ederken çekilen görüntüleri dava dosyasında zaten bulunuyor. Aynı görüntüler o dönemde gazetelerde yayınlanmıştı. Cinayeti nasıl işlediğini tüm ayrıntıları ile anlatan Mustafa Duyar yargılama sonunda çarptırıldığı hapis cezasını çekerken öldürüldü.
HÜSEYİN KOCADAĞ SORUŞTURMA GEÇİRDİ
O dönemde İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ'ın bu cinayeti işleten kişiler arasına sokulması ise Fehriye Erdal'ı Sabancı Center'a yarleştirdiği iddiaları. DHKP-C'ye karşı polisin yaptığı başarılı operasyonların altında imzası olan Hüseyin Kocadağ'ın Gazi Mahallesi olaylarının yatıştırılması ve örgütün burada oturan Alevi vatandaşlar tarafından dışlanmasında da büyük katkısı bulunuyor.
Bu süreçte terörle mücadele polisinin bile 'bizim gözaltına aldığımız kişileri makamına çağırıp çay ikram ediyor' şeklinde tavır aldığı Hüseyin Kocadağ Fehriye Erdal'ın Sabancı Center'a yerleştirilmesi iddialarından dolayı müfettiş soruşturması geçirmişti. Ve bu iddiaların aslının olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu bilgiler İstanbul Beşiktaş'ta bulunan Sabancı cinayeti dava dosyasında bulunuyor.
Ergenekon efsanelerini ortaya atanların inanmak istedikleri gerçekler vatandaşın kafasını bulandırmaktan öte önümüzdeki günlerde iddianamesi açıklanacak soruşturmanın ciddiyetini de azaltmayı amaçlıyor.
Tüm yorumlar(8)
Misafir
24/07/2008 00:01:16
Ortalığın toz duman olduğu bir ortamda yazdıklarınızla olayların perde arkasını görmemize yardımcı oluyorsunuz.
Misafir
23/07/2008 14:15:36
bu ergenekoncu geçinen serserilerden her türlü pislik beklenir bence.vatan millet sakarya edebiyatıyla vatandaşı ve devleti soymuşlar,devlet içinde 2. devlet olmuşlar, bunların başı ezilmeliki bu tip oluşumlara cesaret edilemesin bir daha,müebbet olmalı cezaları
Ergenekon 'un balon olduğunu bu millet biliyor ama Ağlakzade hoca efendinin birey olamamış müritleri ve onun medyadaki uzantıları buna inanmıyor. Kim ne derse desin benim bir oyum var o oyda vatanına , milletine sahip çıkan gerçek Türk milliyetçisine gidecek. Sonuç itiba...