EDA ATALAY /İSTANBUL
eda.atalay@gazeteport.com.tr
Türkçe rock müziğin peşini hiç bırakmayan ve bu sayede milyonlarca sevene ulaşan, kendi parçalarıyla sesini duyuran bir grup Gece Yolcuları...
1993 yılında bir araya gelmelerine rağmen hiçbir zaman kopukluk yaşamadan, 2004'te çıkardıkları ilk albümle yolculuklarına binlerce dinleyeni de katmayı başardılar.
Müzik olan her işte yer aldılar...
'Unut Beni' şarkısıyla 'Hayat Bilgisi' dizisine renk verip, başarılı cover çalışmalarıyla dinleyicilerin aklına kazınmayı başardılar.
Trabzonspor ve Fenerbahçe marşlarına imzalarını atıp, Türkiye’de ilk 9/8 rap denemesini de barındıran özgün bir rock-rap buluşması olan 'Babeyli' şarkısını 'Sınav' filminde duyurarak ilk soundtrack çalışmalarını da yapmış oldular.
Ve son albümleri 'Kalbin Kadar Yakın' ile müzikseverler ile yeniden buluştular.
Şimdi de, sırada onları daha yakından tanımak var...
Gerçekçi duruşuyla dikkati çeken bir Bülent, olgunluğu ile kendini gösteren bir Uğur, kendine güvenli bir Edis, tam tanımlayamadığım bir Yasin ve konuşmak yerine dinlemeyi tercih eden bir Murat...
Aksiliklerle başlayan, ama keyifli, heyecanlı bir röportaj daha..
"GECE YOLCULARI GERÇEKTEN TÜRKÇE ROCK'IN PEŞİNDEN KOŞMUŞ BİR GRUP. HİÇBİR ŞEYİ TAKLİT ETMEDEN KENDİ SESİNİ BULMAK İÇİN YOLA ÇIKTI"
İlk kasetten sonra yine yoğun bir döneme girdiniz değil mi?
Edis: Evet kesinlikle. “İhtimal” şarkısına yeni klibimizi çektik. Geçtiğimiz hafta yayına girdi. TRT2’de de bir televizyon programımız var ve bir de devam eden konserlerimiz.
Televizyon programı nasıl gidiyor?
Uğur: Pazartesi günleri yayınlanıyor ve yaz boyunca sürecek. Konuk olan arkadaşlarımızla şarkılar söylüyoruz. Canlı canlı bir program bizim programımız. Yıllar sonra güzel bir arşiv niteliği taşıyabilir. Kendi içimizde tarihi bir şey yaptığımızı düşünüyoruz. Türkiye'de bütün rock solistlerinin müziklerini yapabileceği, kendilerini rahat hissedebileceği keyifli bir program yaptığımızı düşünüyoruz. Televizyon grup için yabancı bir şey tabii. Programın büyük bir bölümü müzik olduğu için çok rahatız. Bir rock grubuna kariyeri boyunca zor gelebilecek bir şansı yakaladık. Olgunlukla bakmaya çalışıyoruz.
Bülent: İçinde müzik olan, bize heyecan verecek ve keyfimize keyif katan her müzik işinde biz varız. Böyle bir çalışma da düşünüyorduk. Bir ihtiyaçtı zaten. Müzisyenliği bir tarafa bırakmadan farkı çalışmalar yapabilme şansını bulduk.
Konuklarınızı kendiniz seçip size en yakın isimleri mi ağırlıyorsunuz?
Uğur: Türk rock camiasının içerisinde çok isim yok aslında. Olanlar da arkadaşımız olduğu için kim müsaitse arıyoruz. Ama tabiî ki rock solistlerini ağırlıyoruz. Çünkü Türkiye derya deniz ve herkes iş yapıyor. Bunu bizde deli cesareti olduğu için yapmıyoruz. Biz akıllı insanlarız. Tekrarlıyorum bunu seçme sebebimiz, içinde müzik olması ve bu konuyla ilgili fazlasıyla çalışıyor olmamız. Türkiye’nin en iyi müzik programcısı biziz demiyoruz. Ama bu işlerin çalışınca başarılabileceğini anlatmaya çalışıyoruz.
Son kasetinize tepkiler nasıl?
Edis: “Değer mi hiç?” ilk çıkış parçasıydı. Altı ay olduğu halde şu an hala listelerde hit parça olarak çalıyor. Belki de ilk klip ve ikinci klip arasında bu kadar uzun süre olmasının sebebi de diğer klibin tutmuş olması.
Listelerde bu kadar uzun durmasının sebebi zaten bildiğimiz bir parça olan “Değer mi hiç?” olması olabilir mi?
Bülent: Tek sebep tabiî ki “Değer mi hiç?” olması değil. Bu üzerinde oldukça uğraştığımız, bütün enerjimizi akıttığımız bir parça. Totalinde bütün parçalara baktığımızda başarılı olma ihtimali çok yüksek.Bilinen bir parçanın coverının yapılması her zaman tutmayabilir. Bu bir de risktir aynı zamanda. Çünkü bir Sezen Aksu parçası, Aysel Gürel’in sözleri ve Onno Tunç’un bestesi. Demek ki güzel bir iş çıkarmışız ki bu kadar uzun sürdü.
Edis: Gece Yolcuları'nın üç albümü var ve 40 kendi parçasını piyasaya sunmuş bir grubuz biz. 10 klibimiz var, ama bunların sadece ikisi cover. Zaten biz Gece Yolcuları olarak konserlerde sevdiğimiz parçaları çalıyoruz. Çalmaya da devam ediyoruz. 'Değer mi hiç?'i dinlerken gözlerimiz çok parladığı için bunu dinleyicilerle de paylaşmak istedik.
Kurulduktan 10 yıl sonra kaset çıkardınız. O dönem nasıl bir dönemdi?
Uğur: Bizimki bir dönem filmi gibiydi. Kimse ‘albüm yapın, önünüzü açalım’ gibi sözler söylemedi. Şimdiki müzik dünyasına bakarsak bizim çıktığımız dönem, albümler iyi satış rakamlarına ulaşmıyordu ama kötü bir dönem de değildi. Ara bir zamandı ve biz o döneme göre başarılı albümler yaptık. Zaten kimsenin yardımcı olmasına gerek kalmadı. Geçmişimize baktığımızda da 1993’te üniversite grubu olarak kurulduk ve 1995’te profesyonel çalışmaya başladık. Uzun yıllar kendi bestelerimizi albümleştirmek için mücadele ettik.
Birçok kulüp programı yaptık. Şehir şehir dolaştık. Öğrenci kulübü olma avantajımızı kullandık. Zorluklarını yaşadık. Rock müziğin isminin bile olmadığı bir dönemde, ısrarla Türkçe sözlü rock müzik yapmak için uğraşan Don Kişot bir guruptuk.
Uğraştık ve Şubat 2004 yılına kadar bize birçok kez ciddi albüm teklifleri gelmesine rağmen, hem piyasa şartlarından hem de albüm sözleşmelerinin zorlayıcılığından albüm yapmayı tercih etmedik. Hatta bir ara tamamen albüm yapmayı bırakıp sadece şarkı üretelim ve konserler verelim bile dedik. Ama bu günlere geldik işte.
Albümden sonra en belirgin neler değişti hayatınızda?
Yasin: Çok bir şey değişmedi aslında. Siz ne görüyorsanız biz oyuz. Ekranda farklı, yaşantısında farklı bir grup değiliz. Değişen şey şarkılarımızı paylaşmaya başlamış olmamız. 500 - 600 dinleyicimiz varken, 10 bin 20 bin seyirciye ulaştık. Kitlesel konserler vermeye ve televizyon programı yapmaya başladık.
"EN BÜYÜK FARKIMIZ BİZ GECE YOLCULARI'YIZ, ONLAR BİZ DEĞİL"
Sizi diğer rock gruplarından ayıran özellik nedir?
Edis: Çılgın olmak sanırım.
Eminim onlar da aynı şeyi söylüyordur!
Bülent: Onlarla kıyaslama yapmamak gerek. Biz birbirimizi çok uzun zamandır tanıyoruz. Beraber müzik yapmanın yanında çok iyi dostlarız. Hangi konuda iş yapacak olursak olalım, karşımızdaki ile öncelikle arkadaşlık, dostluk kurmamız gerekiyor. Bizim için her şeyin başında müzik, profesyonellik ve paranın dışında iyi anlaşmak vardır. O farkı söyleyebilmemiz için herkesi kendimiz kadar iyi tanımamız gerek. Ama en büyük farkımız biz Gece Yolcuları’yız, onlar biz değil. Kurulduğumuzdan beri Türkçe, temiz ve anlaşılabilir müzik yaptık. Yabancı rock coverlarının moda olduğu dönemlerde bile biz sürekli Türkçe müzik yapıyorduk.
Uğur: Real bir fark istiyorsanız size söyleyebileceğim şey 15 yıl. Şimdiye kadar iyi bir noktaya gelmiş olan rock gruplarının hiç birinde 15 yıl tecrübesi yok. Bu elle tutulur bir örnek. Ama derseniz ki müzikal fark, hayata bakış bunlar göreceli şeyler. Grup işi kolay bir şey değil. Yüzlerce grup kuruldu ve dağıldı.
"ROCK MÜZİK BİR SÜRE SONRA POP MÜZİĞİN DÜŞTÜĞÜ DURUMA DÜŞMESİN"
Türk dinleyicisi pop müziği daha mı çok seviyor?
Uğur: İlk albüm çıktığı dönemde bir şeyin altını çizmiştik. Rock müzik bir süre sonra pop müziğinin düştüğü duruma düşmesin.Biz bunun işaretlerini alıyoruz derken aslında bebektik. Şimdi de o dediğimizin örneklerini yaşıyoruz. Çok üretimden dolayı, endüstrinin çapına oranla arz çok. Çok iyi gruplar kendilerini iyi ifade etmeden problem yaşamaya başladı bile.Bir bakıyoruz ki konserler bir pop şarkıcısının konseri kadar kalabalık olmuyor. Konser zorluğu yaşıyorlar.
Ama, eskiden daha özensiz pop albüm yapılıyordu. Rock müziğinin yükselişinden sonra daha ciddiye almaya başladılar kendi yaptıkları işleri. Biz o temizliği bile görmeye başladık.
Hemen hemen her tarz kesime hitap ediyorsunuz. Ama kendinize özgü bir tarzınız da var!
Edis: Gece Yolcuları gerçekten Türkçe rock’ın peşinden koşmuş bir grup. Hiçbir şeyi taklit etmeden kendi sesini bulmak için yola çıktı. Dolayısıyla Türkçe müzikle bu kadar ilgilendiğimiz için Türk dinleyicisi bunu yakalıyor. Biz ayrıca halk konserleri de yapıyoruz ve halk konserleriyle büyük kitlelere ulaşabiliyoruz. Şarkılarımızın nerelere ulaştığını görebiliyoruz. .
İdealler gerçekleşince, yeni ideallerde bir azalma oldu mu?
Edis: Belki de 'Gece Yolcuları'nı diğer gruplardan ayıran en büyük özellik budur. Bizde ideal anlamında savaş hiç bitmiyor.
Uğur: Yola çıktığımızda daha idealdik ama şimdi o idealler azaldı diye bir durum söz konusu olamaz. Her defasında ideallerimizin üzerine çıkmaya ve çıtayı yükseltmeye çalışıyoruz. Popüler kültürün etkisiyle ideallerinden vazgeçenler vardır belki ama bizde yok.
Bülent: En büyük kafa patlattığımız ve en çok korktuğumuz ideallerimizi, heyecanımızı kaybetmek. Şu anda provalar ve müzik dışında, yaşama sevincimizi nasıl daha çok arttırabileceğimizle uğraşıyouz. Amatör ruhu her zaman korumalıyız. Biz hem aynı kalıp hem de kendimizi yenilemeye çalışan bir grubuz. Her zaman kendinden memnun olursan bu sizin için sonun başlangıcı olur.
Hiç tartıştığınız oluyor mu?
Yasin:Tabiî ki oluyor. Ama olması gerekir zaten. Herkes herşeyi kabul etse gelişim olmaz. Biri bir fikir ortaya atar, başta kabul edilmese bile o fikir bambaşka bir şeye dönüşebilir. Tartışmalar olsa da bunlar gerçekten bize çok güzel şeyler öğretiyor.
Gece Yolcuları’nın yolculuğu nereye gidiyor?
Bülent: Bizi mutlu eden bu yolculuğun kendisi. Belli bir yere gitmek değil. Biz ömrümüz boyunca bir arada olacağız ve bizi seven insanlarla beraber bu süreci yaşamak istiyoruz. Tabiî ki kısa vadeli, planlarımız var. Ama genel anlamda baktığımız zaman biz yolculuğun kendisinden çok mutluyuz. Her zaman insanları şaşırtacak yeni şeyler yapacağımızı garanti ediyorum.
Uğur: Ama her şeyden öte gece uzun olacak.