Suna Pekuysal'ın ''Lüküs Hayat'' operetinde 14 yıl aynı sahneyi paylaştığı rol arkadaşı Zihni Göktay, Suna Pekuysal gibi sanatçıların dünyaya çok nadir geldiğini ifade ederek, ''Fenomen, olay bunlar'' dedi.
Tiyatro sanatçısı Erol Günaydın ise Pekuysal'ın eşi Ergun Köknar ile aynı okuldan mezun olduklarını belirterek, ''Onları ben evlendirdim. Dostluğumuz yıllara dayanıyor. Çok üzgünüm'' dedi.
Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, Pekuysal'ın çok özel bir oyuncu olduğunu ifade ederek, ''Yeteneklerinden bahsetmekten öteye geçiyorum. Nevi şahsına münhasır denilen, kendisinden başka hiç kimse ile anlatılamayacak türden bir oyuncuydu'' dedi.
İSTANBUL - Ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Suna Pekuysal’ın vefatı sanat çevresinde en çok çalışma arkadaşlarını üzdü.Suna Pekuysal'ın 'Lüküs Hayat' operetinde 14 yıl aynı sahneyi paylaştığı rol arkadaşı Zihni Göktay, Suna Pekuysal gibi sanatçıların dünyaya çok nadir geldiğini ifade ederek, ''Fenomen, olay bunlar...'' dedi.
Göktay, Suna Pekuysal ile 14 yıl ''Lüküs Hayat'' operetini sergilediklerini, sonrasında Pekuysal'ın rahatsızlığı nedeniyle bıraktığını belirtti.
Uzun yıllar sadece tiyatroda değil, özel hayatlarında da çok iyi dostlukları olduğunu ifade eden Göktay, ''Çok iyi bir ablamdı. Benim, kendi ablamdan daha sık görüştüğüm bir ablamdı. Aile dostluğumuz da devam etti'' diye konuştu.
Suna Pekuysal ile 40 yılı aşkın dostlukları bulunduğunu dile getiren Göktay, şöyle devam etti:
''Şehir tiyatrosunda, televizyonda bazı dizilerde birlikte olduk. Tabii çok zor... Kendisiyle ameliyattan 12 saat önce görüştüm. 'Abla geleyim' dedim. 'Gelme, zaten yarın sabah ameliyat olacağım, ameliyattan çıkıp ayılınca gelirsin' dedi. 'Tamam' dedim. Bugün gidecektim, oğlu Ali ile görüştüm. 'Yarın da kalabiliriz, yoğun bakımda, gelme, ben telefon ederim Çarşamba günü filan gelirsin' dedi. Ama bu sabah 11.30'da öğrendim.''
Suna Pekuysal gibi sanatçıların dünyaya çok nadir geldiğini vurgulayan Göktay, ''Fenomen, olay bunlar... Suna Pekuysal'ın başka bir misyonu vardı, Türk tiyatrosunda ve televizyonda. Çok iyi bir komedyendi. Kadından komedyen çok az çıkıyor Türkiye'de. 50 senede bir çıkıyor. Suna Pekuysal bunlardan bir tanesiydi'' diye konuştu.
'Lüküs Hayat'ın sahnelendiği dönemde, tiyatronun Genel Sanat Yönetmenliği görevini yürüten Gencay Gürün, 'Lüküs Hayat'ın sahne rekorunda Suna Pekuysal’ın çok büyük bir payı olduğunu söyledi.Gürün 'Lüküs Hayat' ve başoyuncularından Suna Pekuysal’ışöyle anlattı:“Biz o zaman İstanbul Şehir Tiyatroları olarak ortalığı ayağa kaldıracak bir şey yapmak istiyorduk. Bu düşünceyle ‘Lüküs Hayat’ısahneye koyma fikri ortaya attık. İşte o zaman Suna Pekuysal’ıözellikle kadroya dahil etmek istedik ve kendisi davetimle Şehir Tiyatroları’nda görev yapmaya başladı.Suna, 'Lüküs Hayat'ta olağanüstü bir performans sergiledi, oyunu adeta uçurdu. 'Lüküs Hayat'ın sahne rekorunda Suna’nın çok bir payı vardır. O zamanlarda 'Lüküs Hayat'ıizlemek için önemli bir Fransız rejisör gelmişti, oturmaya yer bile yoktu, “kendisi için problem olmayacağını” söyleyerek, yerde oturur şeklide izlemişti oyunu. O rejisör, Suna’dan nasıl etkilemişti. Suna için ‘Bulunmaz bir kadın, Avrupa’da bile böylesi çok az bulunur’ demişti.”“GÖZÜNÜZÜ ONDAN AYIRAMAZDINIZ”
Gencay Gürün, Pekuysal’ın sahnede adeta bir yıldız olduğunu belirterek, “Gözünüzü ondan ayırmanıza izin vermezdi. Suna çok az bulunan bir ‘sahne kişiliği’ydi, sahneye çıktığı gibi sizi alır götürürdü. Müthiş bir oyuncuydu, bulunmaz bir aktristi. Çok üzgünüm. Türkiye için onu kaybetmek büyük bahtsızlık, ama böyle bir sanatçıya da sahip olduğumuz için de çok şanslıyız” diye konuştu.TÖREN 24 TEMMUZ'DA Pekuysal'ın işine çok ciddi sarıldığına işaret eden Göktay, duygularını şöyle dile getirdi:
''Annesini kaybetti, beraber oynadık. 2 kız kardeşini, eşini kaybetti, yine sahnede oyununa devam etti. Metanetini kaybetmeyen, çok ciddi işine sarılan, 'Bu iş devam edecek, ne yapalım Zihni, bizim kaderimiz böyle, bunları kabullenelim' derdi. Bazı durumlarda beni de motive ederdi. Annemi kaybettiğim gün birlikte oynadık, beni teselli etmişti. Şimdi bizi kim teselli etsin diye biz duruyoruz, elimiz ayağımız bağlı.''
Zihni Göktay, 24 Temmuz Perşembe günü Fatih Reşat Nuri Sahnesinde tören düzenleneceğini bildirdi.
ALKAYA'NIN GÖRÜŞLERİ Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, Pekuysal'ın çok özel bir oyuncu olduğunu ifade ederek, ''Yeteneklerinden bahsetmekten öteye geçiyorum. Nevi şahsına münhasır denilen, kendisinden başka hiç kimse ile anlatılamayacak türden bir oyuncuydu'' dedi.
Pekuysal gibi bir oyuncunun kaybının, onun temsil ettiği oyunculuk değerlerinin kaybı anlamına geldiğini vurgulayan Alkaya, çok üzgün olduğunu söyledi.
Alkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Suna Abla, yaşadığı dönemde, sahneye çıktığı dönemde çok sevildi, seyircinin aşık olduğu bir oyuncuydu. Bilebildiğim kadarıyla sahneye çıkışında antre alkışı alan son oyuncuydu. Çok sevildi ve bunu çok yoğun yaşadı. Hayatının son dönemi fiziksel sorunlarıyla boğuşarak geçti ama bu çok büyük sevgiyi yaşamış olması biraz müsterih kılıyor bizleri.''
''ONLARI BEN EVLENDİRDİM'' Tiyatro sanatçısı Erol Günaydın ise Pekuysal'ın eşi Ergun Köknar ile aynı okuldan mezun olduklarını belirterek, ''Onları ben evlendirdim. Dostluğumuz yıllara dayanıyor. Çok üzgünüm'' dedi.
Günaydın, Suna Pekuysal ve merhum eşi ile 47 yıllık dostlukları bulunduğunu ifade ederek, Türk tiyatrosunun büyük bir çınarını kaybettiğini vurguladı.
Pekuysal'ın yeri doldurulamaz bir sanatçı olduğunu belirten Günaydın, ''Onu tiyatro yaşatıyordu, tiyatro bitince hayatı da bitti'' diye konuştu.
Gazanfer Özcan ise Suna Pekuysal ile tanışıklığının onun 14 yaşında tiyatroya yeni başladığı yıllara dayandığını ifade ederek, çok üzgün olduğunu söyledi.
Pekuysal'ın Türk tiyatrosunun çok önemli oyuncularından biri olduğunu, böyle değerlerin sık gelmediğini anlatan Özcan, ''İşte birer birer gidiyoruz. Hepimizin gideceği yer orası. Çok üzgünüm'' dedi.
KELOĞLAN’IN ANASI Suna Pekuysal, 1970’li yıllarda Türk folklorunun önemli figürü “Keloğlan”ın film serisinde “ana” rolüyle de üstün bir başarı göstermişti. Devlet Tiyatroları Başrejisörü ve filmdeki “Keloğlan” Rüştü Asyalı da, çalışma arkadaşını yitirmiş olmaktan büyük üzüntü duyduğunu dile getirdi. Asyalı, şöyle konuştu: “Gerçekten çok üzgünüm, halka mal olmuş büyük bir sanatçıyı yitirdik. Bizim onunla 1971 yılından beri bir iş arkadaşlığımız vardı. O tarihten itibaren Keloğlan serisini çekmeye başladık. Keloğlan’ın anası rolünü oynadı uzun yıllar.O Keloğlanın bir anlamda benim “Canım anam, dertli anam”dı. O zamanlar genç bir sanatçı iken, belini büker, eline bastonunu alır yaşlı bir kadını oynardı. Onun üstesinden gelemeyeceği rol yoktu, o ışıklı bir oyuncuydu. Keloğlan’ın annesi olarak Türk foklor tarihinde adı kalacaktır.”(AA -ANKA)