SON DAKİKA
  SİNEMA
  ASTROLOJİ
 



    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






05:23 TSI

ARA










Film Arama
Salona Göre
Filme Göre
Vizyonda dört yeni film...


Sinema Dünyası Yeni Filmler Gösterimdeki Filmler Pek Yakında

Buzul çağında aşk başkadır
Yaz sıcağına biraz buz soğuğu ama sonuna kadar kahkaha katmak isteyen yapımcılar, bu kez gerçekten de on ikiden vurmayı başarıyor. Bu bölüm daha hareketli ve duygular açısından daha yoğun ve üstelik de üç boyutlu... Ice Age artık üçüncü bölümüyle, herkesin merakla beklediği, dünyanın yok olmuş hayvanlarına eğilmesiyle aynı zamanda nostaljik ve çevreci bir film... Banu Bozdemir yazdı.
Dizilerde oynamak sorumluluk ister!’
Sinemanın, dizilerin aranan ve farklı yüzü Ruhi Sarı… Kartal Sanat Tiyatrosu’nun neredeyse emektar oyuncusu genç yaşına rağmen… Kimi zaman bir Üçüncü Sayfa kahramanı oldu, bir Derviş, kimi, zamanda Hiçbiryerde bulunamayan genç bir adam… Yeni sezonda da Pus’lu bir İstanbul’da çıkacak karşımıza…Eski bir tanışıklığın rahatlığıyla sorularımı uzattım ona, o da sağolsun sabırla yanıt verdi…Banu Bozdemir'in röportajı...

İyi robot vardır, kötü robot yoktur!
Transformers, sinemaya uyarlanan her çizgi roman – film gibi kült bir mertebeden geliyor… Robotlar, uzaylılar, daha fazla Amerika, fazlasıyla demir yığını içermesi ve Megan Fox gibi yeteneksiz bir güzeli ilgi çekme unsuru olarak kullanmasıyla tamamen erkek dünyasına hitap eden bir film olduğunu bas bas bağırıyor… Filmin bütün bu olumsuz yönlerine bir set çekebilirsek, görsel şölenin içinde belki kendimizi eyleyebiliriz...Banu Bozdemir yazdı.

Zorla güzellik olur!
Teklif anlaşmalı evlilik yapma noktasına gelen iki kişiyle ilgili… Kadın hırslı, despot, editör, kariyer meraklısı ve dolayısıyla sevilmeyen birisi… Erkek ise editör asistanı, yumuşak başlı, sonuna kadar işine sadık biri… Bu iki insanın bir araya gelip, birbirinden hoşlanması imkansız gibi dururken hikayenin yönü birden değişiyor… Özel hayatları asla kesişmeyen iki insan ‘acaba’ noktasına gelebiliyor.  Banu BOZDEMİR yazdı.

‘Aşk Ateşi’ fena yakar!
Birbirine teğet geçen, geçerken her türlü acı ve sevinci birbirinin içinde harmanlayan, yani bir bulmaca çözer gibi hikayenin derinliklerine aktığınız hikayeleri seviyorsanız The Burning Plain / Aşk Ateşi’nden keyif almanız olası…Yönetmen Guillermo Arriaga’nın ismi dilinizin ucunda dolaşıyor, sanki aklınıza Babil, 21 Gram, Amores Perros gibi filmler geliyorsa hep beraber doğru iz üzerindeyiz…
Banu BOZDEMİR yazdı...

Nerde o eski makineler!
Bu bölümde terminatörler çağına gidiyoruz. Ama seksenlerin ruhunu da bu seriyle beraber kaybetmiş bulunuyoruz… Cameron filme makine ve insan ikileminde bir gerçeklik katmıştı… Burada her şeyi hızla geçen bir senaryo var… Filmde tersine mühendislik yapıp, gıcır bir robot dünyası yaratmak yerine, karanlık bir atmosferi tercih eden yönetmen McG ise vasat bir filme imza attığını fark etmiş midir acaba?Banu Bozdemir yazdı.

Bu işler dokunmadan oluyor!
Darbe iletişimsiz bir yapılanma isteğinden ilham alıyor. Düşünce yoluyla eşyaları hareket ettirebilme, böylelikle de yeni bir realite yaratma ve düşmanını ona dokunmadan öldürebilme üzerine kurulu olan psişik casusluğun hüküm sürdüğü ölümcül bir dünya tasarlanmış.İyiler, kötüler, geleceği değiştirmeye çalışanlar ve bu güçler birliğinde karmaşa yaratan karakterler mevcut…Banu Bozdemir yazdı.

Bodrumlu olmak ya da olmamak
Yaza yaklaştığımız, Bodrum’un bir cennet değil de bir cehennem halini almaya ramak kaldığı şu günlerde ‘gerçek’ Bodrumlu olmanın altı kalın çizgilerle çiziliyor. Ama gerçek Bodrumlu olmanın esamesi bile okunmuyor. Hadigari Cumhur esprili yanı ve Bodrum'a bakışıyla filmden çok bir mesaj olarak algılanmalı…Banu Bozdemir yazdı.

'Seyirci film seçerse, ben de seyirci seçerim'
Beyazperdenin heybeti farklıdır, herkes için farklı bir yansıma sunar seyirciye… Son zamanlarda beyazperdede bir taksici tiplemesiyle ya da bıçkın delikanlı raconuyla ödüllere uzanan, beyazperdenin heybetini büyük oyunculuğuyla dolduran bir oyuncu var… Volga Sorgu… O bu sene birçok filmde karşımıza çıktı, çıkmaya devam edecek, biz de bir kere sorularımızla onun karşısına çıkalım istedik… Banu Bozdemir'in röportajı

Düğme burundan düğme göze...
Koralin aslında klasik bir çocuk kitabı formlarında ilerliyor. Anne-babasının ilgisiz ve işkolik olmaları Koralin’in hafızasında kendine ait keyifli bir dünya yaratmasıyla başlıyor. Film biraz da korku filmlerinden ilham alıyor gibi… Yalnızlığın ortasında kocaman bir ev, siyah bir kedi, eksantrik komşular ve hapsedilmiş ruhlar… Banu Bozdemir yazdı...

Sinemanın eşcinsel yüzü
Geçen haftalarda vizyona giren, Sean Pean’in başrolünde ateşli bir eşcinsel savunuculuğuna soyunduğu Milk filminden yola çıkarak eşcinsel temalı filmlere göz atalım istedik… Bu tarz filmler toplumsal baskının hedefinde olan, onun zorluğunu ve baskısını yaşayan kişi ve kişileri konu alıyor çoklukla. Banu Bozdemir yazdı.

‘Usta’ işi bir ilk film…
Bazı sahnelerin yoğun hareket ve diyalog halinde geçtiği Usta'da kamerada bu hareketlere göre kesintisiz açılar sağlayarak filmin akıcılığına gayet güzel bir biçimde hizmet ediyor…Oyuncuların hareketli ve doğal oyunculukları da filme eklenince Usta, minimal anlayışla çekilen ama büyük duygulara uzanan bir film olmuşBanu Bozdemir yazdı.

Yol ayrımındakilerin filmi
Arkadaşlığın anlamı, delikanlılık, racon kesme, doğuda askerlik yapmanın travmatik etkisi, kadın olmanın handikapları gibi birçok konuya dalmaya çalışan Başka Semtin Çocukları, bir yol ayrımıyla bitiriyor filmi…Banu Bozdemir yazdı...

'Her oyuncunun bir mesajı olmalı'
Bugüne kadar yaklaşık 120 filmde rol alan Tarık Akan bu haftaki konuğumuz… Deli Deli Olma filminin Mişka’sı, 80 yaşındaki yalnız adamı… Akan’la Türk sineması genelinde ama siyasete de hafifçe bulanmış bir söyleşi yaptık… Huzurlarınızda…Banu Bozdemir'in röportajı.

'Türkiye'ye Yılmaz Güney için geldim'
45. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü kazanan Pazar: Bir Ticaret Masalı’nın yönetmeni Ben Hopkins’le konuştuk. Film kurnaz bir adam olan Mihram’ın öyküsü, röportaj ise bir dünya vatandaşı olan Hopkins’in…Banu Bozdemir'in röportajı...

Hayat'a ve hayata dair...
Tekrarlı anlatımıyla konusuna vurgu yapan film, boğazın kenarında süre giden farklı bir hayatı gayet zorlu bir biçimde anlatıyor. Büyümeye çalışan Hayat’ın etrafındaki her şey olağandışı sanki… Karakterlerin çoğu rahatsızlık verici ilaç kullanıyor gibi…Bazıları bu dozu fazla bulabilir, katlanılabilirlik hali onları zorlayabilir. Banu Bozdemir yazdı.

Topraksız güneşin insanları
Doğuda yaşanlar yüzünden bir avuç kalan insanın evini, toprağını terk ederek batıya gelmesiyle daha da fazla dağılan, batağa saplanan bir konu gidişatı var filmin… Yani doğusu da batısı da kurtaramıyor bu insanları… Hadi doğuda savaş var diyelim, batıda ne var? Yabancılaşma, kimlik bunalımı, bazıları için kendini bulma arenası ve bitmek bilmeyen acılar var. Banu Bozdemir yazdı...

Güneşi gördük, diğer filmleri de...
12 Mart'ta vizyona giren Güneşi Gördüm vesilesiyle yolu bir şekilde doğuya uğramış, şehrin kalabalığında doğuyu özlemiş, doğuda yaşananlara içi yanmış, ya da tamamen doğunun karlı dağlarında, gizemli sokaklarında dolaşmış filmleri buraya taşımaya çalıştık… Hepsini alamadık affola…
Banu Bozdemir yazdı.

Kaçışların değil, kayboluşların filmi’
Bu öyle bir film ki, zamansız ve mekansız bir avare gibi dolaşıyor aramızda ve her geçen gün biraz daha kaybolup gidişimize farklı bir biçimde ayna tutuyor. Hasan Ali Toptaş’ın romanı Gölgesizler’den kendi yorumuyla bir film yaratan Ümit Ünal, ‘kayıplar ve kayboluşlar bu filmin ana eksenini oluşturuyor’ diyor… Bu kayboluş, haliyle politik bir altyapıyı da barındırıyor.  Gölgesizler 27 Şubat'ta vizyonda!     Banu Bozdemir'in röportajı.

Homurdayan komedi
Türk sineması yıllardır starlık üzerine kurduğu gidişatını bu kez, karakter üzerine kurmaya devam ediyor… Cem Yılmaz’ın Arif’inden sonra Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik’i bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. İzlenme rekoru kıran Recep İvedik, ikincisi için kolları sıvadı ve bu kıllı, homur homur adamdan daha ilk filminde bir ekol yaratmayı başardı.
Banu BOZDEMİR YAZDI...