Ergenekon iddianamesi ile gizli tanık gündeme girdi. 27 Aralık günü TBMM’den tartışılmadan ve 230 oyla geçen yasa gizli tanıkların iftira atması durumunda ne yapılacağını ve gizli tanık mağdurlarının haklarının nasıl korunacağını askıda bırakıyor. 5 Temmuz günü yürürlüğe yasaya rağmen gizli tanıkların bu tarihten önce devreye alınması da eleştiriliyor.
ANKARA-
Ergenekon iddianamesi ile gündeme giren gizli tanık konusunda tartışmalar yoğunlaştı. 27 Aralık günü TBMM’den tartışılmadan ve 230 oyla geçen yasa gizli tanıkların iftira atması durumunda ne yapılacağını ve gizli tanık mağdurlarının haklarının nasıl korunacağını askıda bırakıyor. Hukukçular da bu duruma tepki gösteriyor.
Tanık koruma yasası TBMM’de 27 Aralık 2007’de benimsendi. Cumhurbaşkanı ise yasayı 31 Aralık günü onayladı ve Resmi gazetede, 5 Ocak 2008’de yayınlandı. Yürürlük maddesinde ise ‘’ Bu kanun yayımından itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girer’’ ibaresi bulunuyor. Bu durumda da kanun, 5 Temmuz 2008 günü işlemeye başladı. Ancak Ergenekon iddianamesi 9 gün sonra 14 Temmuz günü tamamlanarak kısmen açıklandı. Bu durum da davadaki gizli tanıkların henüz kanun yürürlüğe girmeden devreye alındığı kuşkusunu doğurdu. Kanunla ilgili yasada belirtilen yönetmelikler de yayınlanmadı. Hukukçular gizli tanıkların 5 Temmuz gününden önce savcılığa ifade vermeleri durumunda iddianamenin hükümsüz olacağını savunuyor.
ŞİİR OKUDU
Yasa TBMM’de ele alınırken, DTP Grubu adına Batman milletvekili Ayla Akat Ata konuştu konuya ‘’Kürt sorunu’’ açısından yaklaşarak ‘’ Bu yasa ciddi sorunlara yol açacaktır. Kolluk güçlerinin aşırı yetkilendirilmesini sağlayacak ve uygulama sırasında insan hakları ihlallerine yol açacaktır. Kürt sorunu bağlamında yaşanan çatışma durumuyla ilgili bütün suçları alt ve üst sınır ayrımına gitmeden kapsamı içine alan, örgütün çözülmesine yardımcı olan herkesi tanık statüsüne alarak akıl almaz bir biçimde koruma tedbirleriyle donatan bir kanun ile karşı karşıyayız. İtirafçılık ve muhbirlik özendiriliyor’’ dedi.
MHP Grubu adına konuşan Konya milletvekili Faruk Bal ise yasayı destekledi ancak tanık koruma harcamalarının örtülü ödenekten yapılmasına karşı çıktı. AKP Afyon milletvekili Zekeriya Aslan ise ‘’ Bu yasa ile tehdit veya duyulan korku nedeniyle tanıklıktan çekinen vatandaşlarımızın mahkemelerde tanıklık yapması ile, hayatı veya mal güvenliği tehlike altına giren tanık veya yakınlarının devlet tarafından etkin bir şekilde korunmasının sağlanacaktır’’ dedi. AKP’li Mevlut Akgün de tasarı üserinde söz alıp ‘’Gene tehir etme üç ay öteye, Bu dava dedemden kaldı hâkim bey. Otuz yıl da babam düştü ardına, Siz sağ olun o da öldü hâkim bey’’ diyerek şiir okudu.
CHP’l, Ali Rıza Öztürk ise yasaya karşı çıkarak ‘’ Temel hak ve özgürlükleri doğrudan ilgilendiren, sav, savunma ve karar üçgeninde savunmanın elindeki silahları alan ve savı daha güçlü konuma, savunmayı da daha zayıf duruma düşüren bir kanun tasarısıdır. Savunma, tanıkların kimliğinin gizlenmesi nedeniyle aşılması zor, hatta olanaksız olan engellerle karşı karşıya bırakılmaktadır. Çünkü savunma, sorgulamaya çalıştığı tanığın kimliğini bilmiyor ise tanığın güvenilmez olup olmadığını, bu tanığın taraflı olup olmadığını nereden ve nasıl bilebilecektir? ‘’ dedi.
AVRUPA VE ABD DE DURUM
Gizli tanık ve tanık koruma sistemi ABD’de de bulunuyor ancak “Davanın çözülmesi için hayati önem taşıması ve tanığın hayatının tehlike altında olması durumunda” ifadesine başvurulan gizli tanığın kimlik gizliliği, mahkeme salonunu terk ettiği anda başlıyor. “Gizli tanık” savcılık makamının tanığı olsa bile sanık avukatlarının sorularını ve iddiaları da yanıtlamak zorunda. “Gizli tanık” mahkeme salonu içinde kendi kimliği ile ifade veriyor ve ifadesi kayıtlara geçip kamuya açık oluyor. Ancak isterse kimliği kayıtlara geçirilmiyor. Savunma açısından ise kimliğini gizleyemiyor. Tanık dava sürecinde görüntülenmemeyi ya da yüzünü saklamayı isteyebiliyor.. Mahkeme süresince kimliği açık bir biçimde ifade vermek zorunda olan tanığın “gizliliği” ve korunması mahkeme salonunu terk ettiği anda başlıyor.
Almanya’da ise sanığın yaşı 18’den küçük değilse davalar kamuya açık. Hakim ve savcıların yanı sıra sanığın avukatı da gizli tanığı biliyor. Tanık tehlike altındaysa, mahkemede başka bir odada kamera ve TV aracılığıyla ifade veriyor. Bu durumda tanığın görüntüsü kısıtlanıp ve sesi değiştiriliyor. Bu madde sadece, terör ve organize suçların söz konusu olduğu davalarda uygulanıyor. Fransa’da ise yasa, gizli tanıkların ifadelerine itiraz hakkı tanıyor. Mahkeme, itirazı haklı bulursa ifadeyi iptal ediyor. Sadece gizli tanık ifadelerine dayanılarak mahkûmiyet kararı verilemiyor.
TBMM’den çıkan yasada ise gizli tanığı hakim dışında kimsenin görmemesi, kimliğinin açıklanmaması, Tv aracılığıyla ver sesi değiştirilerek ifade vermesi hükümleri bulunuyor. Sanık avukatlarının da gizli tanıkların kimliğine dair soru sorma ya da itiraz hakları da bulunmuyor. Prof. Dr. Köksal Bayraktar ‘’ Bu savunmayı kısıtlıyor. Adil yargılama hakkı ilkesine aykırı.İnsan haklarına dayalı hukuk kurallarını bir kenara itiyor’’ dedi.
HANGİ SUÇLAR
Yeni yasa ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda gizli tanık mümkün olacak. Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen alt sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda da aynı hüküm uygulanacak. Gizli tanıklar için ise şu koruma tedbirleri uygulanacak:
- Kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulması ve kendisine yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilmesi.
- Duruşmada hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan dinlenmesi ya da ses veya görüntüsünün değiştirilerek özel ortamda dinlenmesi.
- Tutuklu veya hükümlü olanların durumlarına uygun ceza infaz kurumu ve tutukevlerine yerleştirilmesi.
- Fizikî koruma sağlanması.
- Kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi ve düzenlenmesi
- Adlî sicil, askerlik, vergi, nüfus, sosyal güvenlik ve benzeri bilgi ve kayıtlarının değiştirilmesi ve düzenlenmesi.
- Nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport, evlilik cüzdanı, diploma ve her türlü ruhsat gibi resmî belgelerin değiştirilmesi ve düzenlenmesi.
- Mal varlığıyla ilgili haklarını kullanmasına yönelik işlemlerin yapılması.
- Geçici olarak geçimini sağlama amacıyla maddî yardımda bulunulması.
- Çalışan kişinin iş yerinin ya da iş alanının değiştirilmesi veya öğrenim görenin devam etmekte olduğu her türlü eğitim ve öğretim kurumunun değiştirilmesi.
- Yurt içinde başka bir yerleşim biriminde yaşamasının sağlanması.
- Geçici olarak başka bir ülkede yerleştirilmesinin sağlanması.
- Fizyolojik görünümün estetik cerrahi yoluyla veya estetik cerrahi gerektirmeksizin değiştirilmesi ve buna uygun kimlik bilgilerinin yeniden düzenlenmesi.
Tüm yorumlar(8)
Misafir
20/07/2008 14:23:38
'Kamuoyu tartışıyor' muhabbetini bir yana bırakırsak... Hep aynı şeyler oluyor, basın yasası geçti, cümle alem Üsküdar'ın taa ilerlerine erişildiğinde ancak uyandı. Hukuk ve basın çevrelerinin ağır, gümbür gümbür topları da 'sonradan farkettik' demekten başka özür bulamadılar. O hep hoppadanak çıkartılan yasalarda uygulamalar ol...