İSTANBUL- Karacabey Ovakorusu Ayı Barınağı'na 7 ay önce Rize'den getirilen yavru ayı Datvi'ye gereken özenin gösterilmediğini öne süren ve rehabilite edildikten sonra doğaya salınması gerektiğini savunan doğa fotoğrafçısı Cemal Gülas'ın buradaki hayvanların kobay kullanıldığı iddiasına yanıt geldi.
Barınak sorumlusu sorumlusu ve Almanya Hayvanları Koruma Derneği'nin Türkiye temsilcisi Prof. Dr. Nilüfer Aytuğ, "Gerçekleri merak edenler Karacabey'e gelsin. Datvi doğaya geri dönemez, bu ayının doğaya geri dönüşünü engelleyen kişi veya kişiler de onunla çok fazla iç içe uzun süre yaşayanlardır" dedi.
Doğa fotoğraçısı Cemal Gülas, Hürriyet Gazetesi'nde pazar günü yayımlanan ve Ayşe Arman'ın yaptığı röportajda, bir süre kendisinin beslediği şu anda 19 aylık olan ve 5 ay sonra erişkin dönemine gireceği belirtilen yavru ayı Datvi'nin, huzursuz olduğunu ve hapishane ortamını andıran bir yerde tutulduğunu iddia etti.
Gülas, barınakta ayılar üzerinde deneyler yapıldığını ve ayılara gereken özenin gösterilmediğini savunduğu röportajında şunları söyledi:
"Davi ile 7 ay 24 gündür ayrıyız. O beni bırakmazdı ama ben onu bırakmış oldum. 'Yanlış, yanlışla düzeltilmez' bunu da biliyorum, yasal düzenlemelerle gerekenin yapılabileceğine inanmak istiyorum, ama yapılmazsa. İtiraf ediyorum işte, aklımdan Datvi'yi o hapishaneden kaçırmak geçiyor.
Ben zannettim ki, bu sefer farklı olacak, besleyip rehabilite edip, doğaya geri salacaklar. Hayır. Orası 'dansçı ayılar' için gerekli, ancak insan eline geçen yavrular için hapishane. O yüzden ben sözünü ettiğim o merkezi kurmak istiyorum.
Önüme çıkan her yetkiliye de dilim döndüğünce sorunu anlatmaya çalışıyorum. Tüm yetkililer 'bu durumdan çıkarı olanlar hariç' bana destek veriyorlar, yol gösteriyorlar ve böyle bir merkez kurulsun diye çaba gösteriyorlar.
Bir kere antidepresan veriyorlar, başka türlü o ayıları koyun sürüsü gibi yan yana tutamazlar. Onlara göre bazı ayıların buna ihtiyacı varmış. Bu arada, oranın bir Alman vakfın himayesinde olduğunu belirtmeliyim. Bu vakıflar da kırk ceviz görmeden bir taş atmazlar.
Ben orada o hayvanlara bir dizi testler yapıldığını düşünüyorum. Çünkü ayılarla insanların sindirim sistemi aynı, bir sürü ilaç deniyor olabilirler. Tüm bunları düşününce de, 'Kaç oğlum' demediğim için pişmanlık duyuyorum, içimden 'Affet beni Datvi' diyorum."
YARGIYA BAŞVURSUNLAR Gülas'ın bu iddialarına Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Bölüm Başkanı olan ve aynı zamanda ProAnimale adlı Almanya Hayvanları Koruma Derneği'nin Türkiye temsilciliğini yapan, Karacabey Ovakorusu Ayı Barınağı'nın sorumlusu Prof. Dr. Nilüfer Aytuğ yanıt verdi.
Prof. Dr. Aytuğ, 6 yıldır Orman Bakanlığı ile birlikte sorumluluğunu temsilcisi olduğu Alman derneğiyle birlikte üstlendikleri 60 ayının bulunduğu barınakta, ayılara sedatif (sakinleştirici) verildiği, Datvi ve diğer ayıların kafeslerde tutulduğu yönündeki iddiların asılsız olduğunu söyledi.
Datvi'nin Rize'den getirilip 26 Kasım 2007'de Karacabey Ovakorusu Ayı Barınağı'na konulduğunu belirten Prof. Dr. Aytuğ, hayvanlara sedatif verildiği iddasında bulunan kişilerin, derhal yargıya müracat etmesi gerektiğini vurguladı.
Ayılar üzerinde deney yapıldığı idialarının da asılsız olduğunu belirten Prof. Dr. Aytuğ, kan örnekleri alınması konusunda her türlü yardımı yapmaya hazır olduklarını ve bu konuda merakı olan herkesi Karacabey'e davet ettiğini söyledi. Prof. Dr. Nilüfer Aytuğ sedatif iddiaları ile ilgili şunları söyledi:
"Röportajı okudum, beni en çok ilgilendiren ayılara sedatif verilmesiyle ilgili kısmıydı. Ayılara sedatif falan vermiyoruz. Kaldı ki verip vermediğimizi görüp sadece ordaki ortamı görerek bile bunu anlayabilirler. Bunun dışında ben daha öncede belirttim, ayılara sedatif verildiğini ya da birtakım deneyler yapıldığını düşünüyorlarsa eğer, lütfen yargıya müracat etsinler.
Gelsinler iç alana girip kan alamayacaklardır, biz bu kanuda onlara yardımcı oluruz. İstedikleri laboratuvara hayvanların kanlarını göndersinler, bahsettikleri sedatiflerin verilip verilmediği konusunu lütfen kesinleştirsinler."
"DATVİ 25 BİN METREKARELİK BİR ALANDA" Prof. Dr. Nilüfer Aytuğ, ayı Datvi'nin kafeste tutulmasının söz konusu olmadığını da belirtti.
Bütün vahşi hayvanların kafeste taşınması gerektiğini, onun dışında kendisinin çalıştığı yerlerde kafeste hayvan tutulmadığını kaydeden Prof. Dr. Aytuğ, "Datvi şu an 25 bin metrekarelik bir alanda yaşıyor, geldiğinden beri hiç kafeste yaşamadı.
Bütün vahşi hayvanlar kafeste taşınırlar, ama onun dışında benim çalıştığım vahşi hayvanların hiç birisi kafeste barındırılmıyor. Bunu da Karacabey'e arzu eden herkes gelip görebilir. Aslında çok uzakta değiliz yani, İstanbul'a yakınız. Merak edenler buyursunlar gelsinler" dedi.
DATVİ DOĞAYA DÖNEMEZ Datvi'nin doğaya dönmesinin mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Nilüfer Aytuğ, bu konuda durum bildirgesinin oluşturulup taraflara sunulduğunu açıkladı. Prof. Dr. Aytuğ, şunları söyledi:
"Aslında Datvi'nin doğaya dönüp dönemeyeceği konusunda durum bildirgesi oluşturuldu. Benim de içinde bulunduğum bir grup tarafından bu görüşüldü ve bu durum bildirgesi ilgili olan taraflara ilan edildi. Bana sorarsanız Datvi doğaya geri dönemez.
Datvi'nin doğaya geri dönüşünü engelleyen kişi veya kişiler de onunla çok fazla iç içe olarak uzun süre yaşayanlardır. Kaldı ki elimizdeki video kayıtlarında da mevcut bir kişi değil, Datvi ile çok kişi ilgilendi, bakımını çok kişi üstlendi. Lütfen rica ediyorum gerçekleri merak edenler Karacabey'e gelsinler." (YAŞAM)