SON DAKİKA
  SİNEMA
  ASTROLOJİ
 



    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






04:43 TSI

ARA













Tekzip

18.04.2008 - 00:38

arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

16.04.2008 tarihli Gazeteport sayfalarında, Bir AB masalı başlıklı yazıda şahsımla ilgili beyanlar gerçek dışı olup, AB ile ilgili hiçbir hayalim yoktur.

Bahsi geçen kişi aslen Antalyalı olup, adı Mevlüt’tür.
Bu durumu kamu oyunun dikkatlerine sunar, beyanımın da yine aynı köşede yayınlanmasını rica ederim.

Saygılarımla,
Adem Gültepeli

*                      *                      *

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM)’nin Türk heyetinin sipariş ettiği bir kınama metni yayınlayacağı haberi üzerine AKPM başkanı Luis Maria De Puig şunları söyledi:

“Bu seferki fark, bu bildiriyi yayımlamamız için bize talepte bulunulmuş olması. Bilmenizi isterim ki, bu talep Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki Türk heyetinden geldi. Hatta, heyete göre Türk Parlamentosu Başkanı bizi resmi olarak Ankara’ya davet edecek. Türk heyetinden bir temsilciyle konuştum. Bana ‘Bakın, böyle bir durum var, ne düşünüyorsunuz?’ dedi. Dava hakkında diğer Avrupa kurumlarının görüş belirttiğini, Avrupa Konseyi ve bizim neden görüş belirtmediğimi sordu. Ben de ‘bakalım’ dedim ve konuyu Başkanlık Divanı’ndaki meslektaşlara sordum. Bir girişim başlattık ve 2-3 gün içinde de tüm Parlamenterler Meclisi’ni temsil edeceğini düşündüğüm bir bildiri yayımlayacağız”

8 AKP, 2 CHP ve 2 de MHP’li12 parlamenterden oluşan Türk heyetinin başkanı, AKP Antalya milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu.

AKPM başkanı De Puig ile görüştüğü bilinen tek Türk ise yine bu heyet başkanı Çavuşoğlu.

Çavuşoğlu diyor ki;

“Heyetteki AKP’li milletvekilleri başkanla görüşmedi. Benimde böyle bir bildiri yayınlanması yönünde bir talebim olmadı.”

Yalan mı?
Hayır!
Neden peki?

Çünkü De Puig’in söylediğine göre Çavuşoğlu “Bakın, böyle bir durum var, ne düşünüyorsunuz?” demiş.

Talepte bulunmamış, ne düşündüğünü sormuş.

Aynı durum Dick Cheney’nin Ankara ziyaretinde de meydana gelmişti.
Görüşmede hazır bulunan ABD büyükelçisi kapatma davası hakkındaki sorulara “Bu konuyu biz gündeme getirmedik” demişti.

Demek ki neymiş? Onlar gündeme getirmemiş, ama birileri gündeme getirmiş.
Belki ikram yapan garson gündeme getirmiştir.

Bu durum yorumlanmayacak kadar açık.
Kendi kulaklarımla duydum. Bunlarla aynı görüşteki balıkçı “Ben Türk değilim. Ne o öyle Türk’üm doğruyum, Çalışkanım teranesi her gün? Ben sadece Müslümanım.” demişti.

Hepsi palavra. AB’nin ne düşündüğü önemli değil.
Biz bu ülkede Atatürkçü olamamak ne anlama gelir biliriz.

Bu kapatma davası açıldığında veya daha sonra, Recep Bey kabinesiyle birlikte Anıtkabir’e gitse, ve aşağıdaki metni ziyaretçi defterine yazsa, konu kapanmaz mıydı acaba?

“Sevgili Ata’m, beni ve partimi laiklik karşıtlığının odağı olmakla suçluyorlar. Oysa ben ve arkadaşlarım, senin gösterdiğin çağdaş uygarlık hedefinden bir an bile sapmadık. Rahat uyu! Ben ve arkadaşlarım, kanımızın son damlasına kadar, Cumhuriyetimizin, laikliğin ve devrimlerinin yılmaz bekçileriyiz!”

Oysa Recep Bey bunu yapmak yerine, kaçabildiği kadar Ankara’dan uzağa kaçarak, yurdun en uzak köşelerinden, Kuran’dan ayetlerle Atatürkçülere “Hayvan” dedi.

Recep Bey Recep Bey;
Suudi Kralı ile, Kuveyt Şeyhi ile, AB ile uzlaşmak seni ve partini kurtarmaz!
Cumhuriyetimiz ile uzlaşacaksın!
Atatürk ilke ve devrimleri ile uzlaşacaksın!
Buna mecbursun çünkü üzerine yemin ettin!

Antalyalı Mevlüt Bey’e de söyle:
İktidardakilerin, işgalcilerle kendi çıkarlarını birleştirmeleri suçtur!

Çünkü Ulu Önder diyor ki;

“...memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”
Rüşvetçi Başbakanın rüşvet yoluyla iş çözme konusunda yeteneklidir biliyoruz. Belki yine aynı yolla böyle bir bildiri çıkartabilirsiniz.

Ama sizlere tavsiyem, her gece yatmadan önce Atatürk’ün yukarıdaki sözlerini bir kere okumanız.

Uykunuzun kaçacağı kesin ama, belki ne yaptığınızı anlar ve kendinize gelirsiniz.



Allah’ın sopası yok!

Televizyonda Tarım Bakanı Mehdi Eker’i izliyorum.
Muhabir “Bir çok ildeki TMO önlerindeki pirinç kuyruklarına ne diyorsunuz?” diye soruyor.

 

Yüzünde zoraki bir gülümsemeyle,
 “Buna kuyruk demek doğru olmaz ki?
O kadar kuyruk olabilir.
Hani bankamatik önündeki kuyruk gibi bu.
Hani otobüs kuyruğu gibi” diyor.

Arkasından kendini ve söylediklerini daha masum ve sempatik göstermek için “Ehi ehi ehi” diye gülmesini bekliyorum.

Ne de olsa komik.

Ama Allah’ın sopası yok ki? Böyle söylenen sözlerle vuruyor adamın kafasına.
Daha 15 gün olmadı Recep Bey “Sizin zamanınızda kuyruklar vardı. Hatta ben benzin kuyruğuna girmemek için rüşvet vermiştim.” Diyeli.

Baykal’ın yanıt vermesine hiç gerek yok.
Aldı cevabını Recep Bey.

Sen git o kuyrukların masum kuyruklar olduğunu Recep Bey’e anlat Sayın Mehdi. Ehi, ehi, ehi diye gülmeyi de unutma.

Oy almak için o kadar pirinç dağıtınız ki piyasada pirinç kalmadı.
Yakında nohut ve kömür kuyrukları da başlarsa hiç şaşırmam.




Rakamların dili





Tüm yorumlar(11)






Misafir   19/04/2008 16:19:48

yazılarınızı severek ve beğenerek okuyoruz . başarılı yazılarınızın devamını bekliyoruz.

incinur mert   [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 18/04/2008 23:36:41

Uzun süre uzak kaldım yazılarınıza kaçırdığım tüm yazılarınızı bir solukta içer gibi okudum. Bu Tekzip ' i de inanın çok sevdim :)

Misafir   18/04/2008 15:27:00

allah bunlara ne sopalar gösterecek anlarlarsa..sayın sezer mecliste ramazanda su içti diyeyayın organlarında olmadık yazılar çıkmıştı .abdullah gül de aynı şeyi yaptı ama o medyadan çıt yok......







Mehmet Güler, Ayşe Özgün, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Murat Sabuncu, İsmet Solak, Açıl Sezen, Emin Özgönül, Şermin Topçu, Özlem Bayraktar, Murat Gener, Murat Yeşildere, Erkut Tekin, Safile Usul, Yurtsan Atakan, Emre Peser, Cahit Düzel, Mehmet Fatih Akyüz, Aktan Adal, Mehmet Ayan, Handan Öz, Arkun Demiroğlu, Murat Kutluol, S. İvedik, Konuk yazar: Emin Çölaşan

 

Tüm Yazıları  


Diğer Yazarlar
İsmet Solak
Unutamadıklarımız...

Safile Usul
Sarıgül AKP hendeğini atlar

Şermin Topçu
Santana İstanbul'a ne kadar bayılacak?