|
16.04.2008 tarihli Gazeteport sayfalarında, Bir AB masalı başlıklı yazıda şahsımla ilgili beyanlar gerçek dışı olup, AB ile ilgili hiçbir hayalim yoktur.
Bahsi geçen kişi aslen Antalyalı olup, adı Mevlüt’tür. Bu durumu kamu oyunun dikkatlerine sunar, beyanımın da yine aynı köşede yayınlanmasını rica ederim.
Saygılarımla, Adem Gültepeli
* * *
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM)’nin Türk heyetinin sipariş ettiği bir kınama metni yayınlayacağı haberi üzerine AKPM başkanı Luis Maria De Puig şunları söyledi:
“Bu seferki fark, bu bildiriyi yayımlamamız için bize talepte bulunulmuş olması. Bilmenizi isterim ki, bu talep Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki Türk heyetinden geldi. Hatta, heyete göre Türk Parlamentosu Başkanı bizi resmi olarak Ankara’ya davet edecek. Türk heyetinden bir temsilciyle konuştum. Bana ‘Bakın, böyle bir durum var, ne düşünüyorsunuz?’ dedi. Dava hakkında diğer Avrupa kurumlarının görüş belirttiğini, Avrupa Konseyi ve bizim neden görüş belirtmediğimi sordu. Ben de ‘bakalım’ dedim ve konuyu Başkanlık Divanı’ndaki meslektaşlara sordum. Bir girişim başlattık ve 2-3 gün içinde de tüm Parlamenterler Meclisi’ni temsil edeceğini düşündüğüm bir bildiri yayımlayacağız”
8 AKP, 2 CHP ve 2 de MHP’li12 parlamenterden oluşan Türk heyetinin başkanı, AKP Antalya milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu.
AKPM başkanı De Puig ile görüştüğü bilinen tek Türk ise yine bu heyet başkanı Çavuşoğlu.
Çavuşoğlu diyor ki;
“Heyetteki AKP’li milletvekilleri başkanla görüşmedi. Benimde böyle bir bildiri yayınlanması yönünde bir talebim olmadı.”
Yalan mı? Hayır! Neden peki?
Çünkü De Puig’in söylediğine göre Çavuşoğlu “Bakın, böyle bir durum var, ne düşünüyorsunuz?” demiş.
Talepte bulunmamış, ne düşündüğünü sormuş.
Aynı durum Dick Cheney’nin Ankara ziyaretinde de meydana gelmişti. Görüşmede hazır bulunan ABD büyükelçisi kapatma davası hakkındaki sorulara “Bu konuyu biz gündeme getirmedik” demişti.
Demek ki neymiş? Onlar gündeme getirmemiş, ama birileri gündeme getirmiş. Belki ikram yapan garson gündeme getirmiştir.
Bu durum yorumlanmayacak kadar açık. Kendi kulaklarımla duydum. Bunlarla aynı görüşteki balıkçı “Ben Türk değilim. Ne o öyle Türk’üm doğruyum, Çalışkanım teranesi her gün? Ben sadece Müslümanım.” demişti.
Hepsi palavra. AB’nin ne düşündüğü önemli değil. Biz bu ülkede Atatürkçü olamamak ne anlama gelir biliriz.
Bu kapatma davası açıldığında veya daha sonra, Recep Bey kabinesiyle birlikte Anıtkabir’e gitse, ve aşağıdaki metni ziyaretçi defterine yazsa, konu kapanmaz mıydı acaba?
“Sevgili Ata’m, beni ve partimi laiklik karşıtlığının odağı olmakla suçluyorlar. Oysa ben ve arkadaşlarım, senin gösterdiğin çağdaş uygarlık hedefinden bir an bile sapmadık. Rahat uyu! Ben ve arkadaşlarım, kanımızın son damlasına kadar, Cumhuriyetimizin, laikliğin ve devrimlerinin yılmaz bekçileriyiz!”
Oysa Recep Bey bunu yapmak yerine, kaçabildiği kadar Ankara’dan uzağa kaçarak, yurdun en uzak köşelerinden, Kuran’dan ayetlerle Atatürkçülere “Hayvan” dedi.
Recep Bey Recep Bey; Suudi Kralı ile, Kuveyt Şeyhi ile, AB ile uzlaşmak seni ve partini kurtarmaz! Cumhuriyetimiz ile uzlaşacaksın! Atatürk ilke ve devrimleri ile uzlaşacaksın! Buna mecbursun çünkü üzerine yemin ettin!
Antalyalı Mevlüt Bey’e de söyle: İktidardakilerin, işgalcilerle kendi çıkarlarını birleştirmeleri suçtur!
Çünkü Ulu Önder diyor ki;
“...memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”
Rüşvetçi Başbakanın rüşvet yoluyla iş çözme konusunda yeteneklidir biliyoruz. Belki yine aynı yolla böyle bir bildiri çıkartabilirsiniz.
Ama sizlere tavsiyem, her gece yatmadan önce Atatürk’ün yukarıdaki sözlerini bir kere okumanız.
Uykunuzun kaçacağı kesin ama, belki ne yaptığınızı anlar ve kendinize gelirsiniz.
|