Anasayfam YapAnasayfam Yap






07:08 TSI

ARA











Zübeyde Saraçoğlu
zubeydesrc@gmail.com



Ha polis devleti, ha asker devleti! Ne farkı var?

16.05.2008 - 00:13

arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

CHP’nin 1 Mayıs olayları ile ilgili Başbakan hakkında Meclis’e verdiği gensoru üzerine Genel Kurul’da Başbakan’a yöneltilen eleştirilere AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün cevap verdi.

-Polis gaz bombası kullanmasın; ne oluyor, öksürtüyor mu?
-Polis su kullanmasın; ıslatıyor mu?
-Polis cop kullanmasın; acıtıyor mu?
-Ne yapsın polis, düdük mü çalsın?


Bu konuşmaya verilecek çok yanıt var. Ancak ben, siz değerli dostların aklından ilk geçenleri cevap olarak kabul etmeyi tercih ediyorum.
Hepinizi duyar gibiyim…. Haklısınız….

Belki cevaplarınıza ufak bir eklenti yapabilirim ki ben bunu çok sık tekrarlarım;

“Siyaset, bedeni çok özel bir kıyafettir, herkesin üstünde durmaz.”


Asıl sorun şu; samimiyetsizlik…

Çünkü bakınız, Nihat Ergün konuşmasında, darbeciliğe fikir finansmanı(!) sağladığı iddiasıyla İlhan Selçuk’un “sütten çıkmış ak kaşık” olmadığını da söyledi.

Şimdi sormak lazım kendilerine!

Hiçbir eylem girişiminde bulunmamış, sadece 1 Mayıs’ı kutlamak için bir araya gelmiş ve henüz sabah çaylarını binalarının önünde içmeye başlamış işçilere gaz bombası ile saldırmanın, korktuğunuz darbecilikten ne farkı var acaba?

Biri polis idaresinde, diğeri asker idaresinde olan bir devlet anlayışı.

Tek farkın, polisin başında sözüm ona demokratik bir partinin olması mı?

Teknik olarak, ha askerlerin komutanı olan bir general olmuş ha polislerin amiri olan bir Başbakan olmuş devletin başında...
Değil mi ki her ikisinin de elinde silah gücü var, ne fark olabilir ki bunların ülkeye sunacağı demokrasinin(!) arasında?

Aynı konuşma içinde birini savunurken diğerini suç kabul etmek, kınamak da neyin nesi….


Beni düşündüren bir diğer nokta ise “darbeci” zihniyeti kınayan, özgürlüklerin timsali olduğuna inanan aydın(!) takımının bu söylemler karşısında “gıglarını”  bile çıkartmamaları.

Beyler!
Bu muydu sizin ve kılıcını çektiğiniz AKP’nin özgürlükçü ve insan haklarından yana sarsılmaz değerleri?
Bu muydu her platformda ölümüne savunduğunuz AB kriterleri?


Samimiyetsizsiniz!
Hem samimiyetsizsiniz, hem tek yanlısınız….

Amma velakin şunu aklınızdan hiç çıkarmayın;
Gün olur devran döner, bugün savunduğunuz garabetler o gün gelir sizi bulur!



Haber & Yorum Takip

7 Mayıs tarihli yazımda sizlerle, AKP’nin planları içinde kapatılmanın da olabileceğini paylaşmış ve şöyle yazmıştım;

“ AKP’nin planları içinde kapatılmak mı var?”

“ Fazla uğraşmadan yeniden başlamak daha mı kolay olacak?”

Çünkü, basından yansıdığı kadarıyla, savunma, al misketlerini, ver misketlerimi diyen bir çocuğun kaprisi ile yazılmış hukuk ziyanı niteliğinde.

Geçtiğimiz Salı günü Devlet Bahçeli, Meclis Grup toplantısında bu konuya değindi ve şöyle dedi;

“……Hiçbir siyasetçi, siyasi parti vazgeçilmez değil. Başbakan kapatma davasını geçmişin üzerine sünger çekecek bir imkan olarak görüyor ve içinden AKP’nin kapatılmasını istiyor.”

Bakalım zaman ne gösterecek?

Konunun takipçisiyiz….. 




Büyük Adamlardan Büyük Laflar:

Joost Lagendijk: AB’yi sadece AKP istiyor.

Şükufe teyze:

- Yani siz bizi hep istediniz ama biz yüz vermedik, öyle mi? Atlamışız, pardon.

 

Mehmet Ali Şahin: Kimseden bir şey kaçırıyor değiliz.

Şükufe teyze:

- Ülke hariç…

 

R. T. Erdoğan: Keşke 5-6 çocuğum olsaydı.

Şükufe teyze:

- O vakit biri mutlaka askerlik yapardı, iyi ki olmamış.

 

Abdullah Gül: Barzani ile güven oluşuyor.

Şükufe teyze:

- Daha dün muhatabın değildi şalvarlı, ne oldu da birden güven doğdu aranızda?

Cemil Çiçek: Zırhlı araçları ucuz diye kiraladık.

Şükufe teyze:

- Araba kiralamak isteyenlere önemle duyurulur.





Tüm yorumlar(11)






bülent pınarbaşı   [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 17/05/2008 13:30:26

Amaç devleti halkın gözünde küçültmek olduktan sonra her yol mübah sevgili Saracoglu. Önce ekonomik olarak milletin devlete güvenini kaybettiler, şimdi de kolluk kuvvetleriyle ve kaba kuvvetle... Yanır meydanlara çıkıp "bu halk bu devlet sisteminden rahatsız, yeni bir model gerek" diyebilmek için mazeret gerekli. Mehter takımı gibi, iki i...

Misafir   16/05/2008 16:11:55

kelminize sağlık ne güzel analiz etmişsiniz adamları. değil cocuğa kendimize bakamaz hale getirdiler bizi. bir de alay eder gibi 3-5 cocuk yapın diyorlar. tezelden kurtuluruz inşallah bunların elinden.

Misafir   16/05/2008 12:52:01

AKP AB hayalini batırdı, inançları batırdı, ekonomiyi batırdı, kobileri batırdı, geleceğimizi batırdı, üretimi batırdı, ÜLKEYİ BATIRDI. Kendi çocuklarının ceplerini doldurdular ama. Dolayısı ile sadece kapatmak bunlara iyilik olur onla...







Ayşe Özgün, Aylin Bermant, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Açıl Sezen, Işın Çelebi, Sinan Aygün, İsmet Solak, Emin Özgönül, Melike İlgün, Sevilay Yükselir, Özlem Bayraktar, Sezgin Özcan, Murat Yeşildere, Safile Usul, Şebnem Özinal, Murat Güloğlu, Erkut Tekin, Emre Peser, Mehmet Fatih Akyüz, Mustafa Karataş, Sinem Bayer, Zübeyde Saraçoğlu, Mehmet Ayan, Ümit Aktan, Kıymet Nadir Bindebir, Volkan Dülger, Gülçin Tahiroğlu, Gülçin Tahiroğlu, Feridun Fikri Bayar, Konuk yazar: Emin Çölaşan, Dr. Selçuk Somer, Dr. Arzu Özgeneci, Opr. Dr. Can İşler

 

Tüm Yazıları  


Diğer Yazarlar
Ayşe Özgün
"Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitsizliği" mi? O'da ne ayol?

İsmet Solak
Olamaz, denilenler oluyor!

Açıl Sezen
Siz kimi savunuyorsunuz?

Emin Özgönül
Dava, YAŞ'ı etkilemez...

Safile Usul
TSK mı, zatürre mi?

Feridun Fikri Bayar
Kıllanan Adam’ın Yedinci Dalga yorumu