Anasayfam YapAnasayfam Yap






17:57 TSI

ARA













Halkçı Recep Bey'in Halkı

21.08.2008 - 01:40

arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

İkinci kez belediye seçimini kazanan Recep Bey,
Taraftarları tarafından büyük tezahüratla,
İstanbul Belediye binası girişinde kutlanıyordu.
Hemen hepsi sakallı ve takkeli bu insanlar,
Hangi nedenle bilemiyorum,
Bayan bir gazete muhabirini tartaklıyorlar,
Neredeyse linç ediyorlardı.

Hem bir erkek, hem de seçim kazanmış bir başkan olarak,
Recep Bey’in olaya müdahale edip o muhabir kızı kurtaracağını,
Taraftarlarını hemen uyaracağını düşünmüştüm.
Oysa Recep Bey kılını bile kıpırdatmadı.
Soğukkanlılıkla ve yüzünden anlaşılan bir hırsla izledi.
Televizyondan kanım donarak izlemiştim bu sahneyi.
O an Recep Bey benim için bitmişti.

Bu günlerde Recep Bey’in bir halk çocuğu olduğu,
İETT’de memurluk yaptığı tefrika edilerek,
Gizli ya da açıktan,
Onun bir halk adamı olduğu empoze edilmeye çalışılıyor.
Kendi de halk adamı olduğunu söylüyor.
Oysa o benim gözümde o seçim gecesi bitmişti.
Nedeni ne olursa olsun,
Öylesine azgın bir kalabalıktan,
Bir bayanı kurtarmayı düşünmeyen bir adamdan halkçı falan olmaz.
Bu memleketin gördüğü tek halk adamı vardı,
O da tüm yetersizliklerine rağmen merhum Ecevit’ti.

Anadolu ve Trakya topraklarında,
Çok fazla ezilmiş, çoktan kaybetmiş,
Ve hikayesinin sonlanmasını acıyla bekleyen insanlar var.
Kadrolaşırken kendi yandaşlarını kayıran,
En alttan en üste tüm makamlara taraftarlarını getiren,
Ezilenlere sırtını dönerek avanesiyle memnun-mutlu yaşayan iktidarlar,
Bu ülkenin iktidarı değildir.
Olsa olsa ancak kendi cemaatlerinin iktidarı olabilirler.
Bu ülkede hiç ezilen kalmayıncaya kadar,
Çöplerden artık toplayıp yiyenler kalmayıncaya kadar,
0Hiç kimse “Artık geliştik, müreffehiz” diyemez.

Anadolu’da bir yerlerde aç yatan birileri oldukça,
Hiçbir devlet görevlisinin milyon dolarlık yatlarda gezmeye hakkı yoktur.
Buna rağmen gezen, en azından halkçı değildir.
O nedenle bundan sonra,
Aşağıdaki öykülerden daha fazla okuyacaksınız bu köşede.

Her gün okurlarımdan bir çok e-mail gelmesine,
Bir çok dosya gönderilmesine rağmen,
Genelde bunlara yer vermem yazılarımda.
Ancak dün gelen bir e-maili okumanızı istiyorum.
Tam anlaşılması için de yazım hatalarına bile dokunmuyor,
Sadece isteği üzerine adını ve aracının plakasını gizliyorum:

“Size dün başımdan geçen bir olayı aktaracağım.Dileğim gazetenizde bunu gündeme getirmenizdir.Çünkü kendimi çok sahipsiz ve korumasız olarak görüyorum.Halkı korumak emniyetini sağlamak ile görevli olan ve ödediğimiz vergilerden ayırılan pay ile bu nedenle maaş alan polislerin teröründen bizleri kim koruyacak.

Dün saat 19:00 sıralarında Taksim Meydanında McDonalds tarafından anıt tarafına giderken geçilen yaya geçidindeki trafik ışıklarının önü. Ticari Taksim ile bu noktada yolcu indirdim (34 T. … ama plakamı yayımlamamanızı rica ediyorum)
Yolcum indi ücretini ödedi,o anda 5 kişi geldi.Bakırköy'e gitmek istediklerini söylediler.Adamlardan biri daha bir ayağını arabaya atmıştı ki motorsiklrtli trafik polisleri geldi.Bir motorsiklet ve 2 polis ''Lan sen kendini akıllı mı sanıyorsun.Kimi kandırıyorsun?" Taksim meydanında bekleme yasak olduğu ve orda durmamam gerektiğini kendi dilinde anlatmaya çalışıyor.Bunu yaparken de benim arkamda abartısız en az 50-60 adet park etmiş ticari araç,bunun nerdeyse yarısı kadar da sivil araç vardı.
''Memur bey yolcumu indirdim,yolcularımı alıp gidiyoru'' dedim ''Yolcu falan almayacaksın,Çık lan dışarı'' dedi.
Arabadan inmeye çalıştım.Sanıyordum ki ehliyet ruhsat isteyip ceza kesecek.Ben çıkmaya çalışırken beni sertçe geri itti.Sinirden kudurmuş gibi kapımı 3-4 defa sertçe açıp tekrar çarptı.Müşterilerim de kaçtı bu arada tabi.
''Memur bey suçum varsa cezamı kesin bu şekilde davranamazsınız '' dedim bu defa ''seni de arabanı da s......'' diye küfür savurup aynı anda ışık hızıyla kayıplara karıştı.Bilindiği gibi bu tip eşkıya polislerin yaka numarasını falan okumaya imkan yok.Hızla yanımdan uzaklaştıkları için plakalarını da alamadım.Ama o saatte taksim meydanında görev yapan(!) başka motorlu polis yoktu.
Ben şimdi ne yapmalıyım. Başka bir polise mi şikayet edeyim, Savcılığa mı. Bunu yaparsam İstanbul sınırlarında bir daha çalışma imkanım kalmayacağını da biliyorum.
Polis merkezlerinde, Karakollarda toplumsal sevgi afişleri var ama sokaktaki uygulama böyle.
Benim suçum sadece ekmeğimi kazanmaya çalışmak.
Ticari Taksilerin her yerde durması yasak zaten. Binlerce taksi ve bir o kadar da taksi ihtiyacı var ama taksilerin durabileceği durağı bırakın bir cep bile yok.
Tüm arkadaşlar aynı dertten muzdarip. Düşünebiliyormusunuz ki Kapısında Cevahir Taksi yazan Cevahir Alışveriş Merkezine ait taksilere Cevahir Alışveriş Merkezinin önünde ceza kesiliyor.
Uğradığımız hakaret ve küfürler ise işin cabası.
Fazla uzatmadan son bir şey söylemek istiyorum.
TAksi plakasına sahip olan kişilerin hiçbiri takside şöforlük yapmıyor. Çalışanların hepsi yövmiyeli işçiler. Çoğunun (nerdeyse %80) yapacak başka bir işi yok.

Her şoför her gün için araç sahibine 90 ytl kira ödüyor, 50 de yakıt yaksa 140 eder. Bunu kazanmak için günde en az 20 yolcu taşıması lazım. Ama Yolcu almak durmak indirmek bindirmek yasak. Bu insanlar ne yapsın. İşlerini yapamazlarsa nasıl geçinecekler. Sonra neden bu kadar serseri, kapkaççı, hırsız var diyorlar. Namusumuzla çalışmak istiyoruz. Biri sesimizi Duysun Lütfen”

Nedendir bilmiyorum ama,
Bana dokundu bu e-mail.

Halkçı Recep Bey’i ve,
Kahvaltı sofrasında 1 Mayıs’ı izlerken,
Kafasına tekme atılan kadını görüp,
Sonra üstüne çift şekerli çay içişini hatırladım:

- Hüüüpp!










Tüm yorumlar(6)






UMUT UMUT   [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 21/08/2008 18:05:10

HALKÇI :)) HALK İÇİN NELER YAPILDI ? KENDİ AKRABALARI CEMAAT ÜYELERİ İÇİN NELER YAPILDI ? SUÇLUNUN SUÇLUYU BAĞIŞLADIĞI BİR ÜLKEDE YAŞAMAK (KAYIP TRİLYON) ÇOK ACI

Misafir   21/08/2008 13:59:19

sadece yazıklar olsun diyebiliyorum. ve böyle yaşanılanları dinledikçe gördükçe daha bilmediklerim olduğunu da tahmin ettikçe elim kolum bağlı çaresiz kalışıma isyan edesim geliyor.kim dur diyecek bunlara allah aşkına kim yaaa!!

Misafir   21/08/2008 13:02:35

Prof Ahmet Mete Işıkara'nın en seksi erkek seçildiği bir memlekette, Bay Tayyip'in en karizmatik ve halkçı lider olarak yutturulmasından daha kolay ne var. Zira Bay Tayyip'in aynısının tıpkısını önünüze çıkan ilk kahvehaneye girin 50 tane...







Mehmet Güler, Ayşe Özgün, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Murat Sabuncu, İsmet Solak, Açıl Sezen, Emin Özgönül, Şermin Topçu, Özlem Bayraktar, Murat Gener, Murat Yeşildere, Erkut Tekin, Safile Usul, Yurtsan Atakan, Emre Peser, Cahit Düzel, Mehmet Fatih Akyüz, Aktan Adal, Mehmet Ayan, Handan Öz, Arkun Demiroğlu, Murat Kutluol, S. İvedik, Konuk yazar: Emin Çölaşan

 

Tüm Yazıları  


Diğer Yazarlar
İsmet Solak
Unutamadıklarımız...

Safile Usul
Sarıgül AKP hendeğini atlar

Şermin Topçu
Santana İstanbul'a ne kadar bayılacak?