SON DAKİKA
  SİNEMA
  ASTROLOJİ
 



    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






02:45 TSI

ARA











İsmet Solak
ismet.solak@gazeteport.com.tr



İki adım ötemizde katliam var!

06.01.2009 - 08:01

arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

İSRAİL bu dünyanın “en şımarık çocuğu” olarak Gazze’yi yakıp yıkıyor.

Bu aslında bir İsrail-Arap savaşı.

Belli mihraklar Musevi-İslam savaşı gibi göstermek için büyük gayret sarf ediyorlar.

Bir kere, bölgeyi dikkatle incelemek lazım..

Şu anda insan kıyımı yapılıyor.

Suçsuz insanlar, kadınlar ve çocuklar öldürülüyor. Teşhis tamam!

Mısır da bir Arap ülkesi ama, insani yardımlara bile izin vermiyor.

“Aman bu çatışmayı bana bulaştırmayın” dercesine özellikle uzak duruyor.

Filistin’e bitişik olan Lübnan ve Ürdün de Arapların çoğunlukta olduğu ülkeler.

Onlar ne yapıyor?

Sessiz ve suskun. Oysa, patlayan bombaların seslerini bile duyuyorlar.

Irak kendi başının derdine düşmüş; zaten işgal altında.

Kürt bölgeleri ABD ile birlik oldukları için, aslında İsrail’in destekçisi konumunda.

Suriye, Golan tepelerinin iadesi konusunda İsrail ile dirsek temasında idi ve bunu da Türkiye aracılığı ile yürütüyordu. Suriye ABD’nin hedefi olan ülkelerden biri ve susuyor.

Geriye kalıyor İran; bu ülke her an her şeyi yapabilir. Ama ne zaman?

Tetiğe basma kararı aldığı an İran’ın üzerine de bombalar yağacak, biliyor.

Türkiye’nin tavrı zaten görülüyor.

Bölgede etkin bir barışın sağlanması için çaba gösteriyor.

ABD nereye kadar diyorsa, oraya kadar yağıp gürlüyor.

Kim ne derse desin, bu kez, sesimiz daha çok çıkıyor.

Çünkü, Türk halkı ayakta, hatta meydanlarda..

Saadet Partisi’nin Çağlayan Mitingi’ne yüz binlerce insanın katılımı boşuna mı?

Yoksa Saadet Partisi, yeni başkanı ile eski gücüne mi erişti?

SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş yıllarca Erbakan’ın emrinde ve yanında nöbet bekledi. Son beş yıldan beri adı kamuoyuna fısıldanıyordu ve sonunda partinin lideri seçildi.

Pazar günkü organizasyonu TV ekranlarından izlerken, Erbakan’ın görkemli geçen mitinglerinden daha coşkulu bir toplantı olduğunu gördük.

Bu de bir başka gelişmenin göstergesi miydi?

Bunu Mart ayı sonundaki seçimlerde göreceğiz!

Sadece İstanbul’da miting düzenlenmedi, ülkenin dört bir yanında protestolar vardı.

İsrail’e düşmanlık beslemeyenler bile son katliamı gördükçe öfkeleniyor.

Bu manzaralara yürek mi dayanır?

Yeni yürüyen bir bebek hastaneye götürülürken yomda ölüyor. Hastaneye gitse ne olacak? Orda ilaç yok, ışık yok ki müdahale edilebilsin.

Ve Gazze’de evli olan bir Türk kızı telefonda gerçekleri açıklıyor:

“Sizlerin uzaktan çektiği görüntülerde bir şey yok ki, gelip de buradaki durumu görmelisiniz, evlerde taş üstüne taş bırakılmadı. Su yok, yiyecek yok, ekmek yok..”

Ekmek belli ki baş gıda. Yiyecekleri sayarken, ekmeğin de olmadığını ayrıca söylüyor.

Gazze’de bir vahşet yaşanıyor.

Ve dünya susuyor.

ABD ve hele Bush bilerek susuyor. Çünkü açıktan destekliyor.

Obama Hüseyin görevi devir alsa değişecek mi?

Aynı kafa, aynı gözlük..

AB ülkeleri de adeta ölümlerden memnun görünüyor.

Rusya yukarda, keyif çatıyor.

En acısı da, Araplar susuyor.

Ne Suudi’lerden bir söz çıkıyor, ne Mısır’dan, ne Ürdün’den ne de Lübnan’dan!

Çünkü oradaki krallıklar ve diktatörlükler, Hamas’tan çekiniyorlar.

Bu yeni bir kavga değil ki..

Ama gelinen noktada barışa varmak hemen, hemen mümkün değil.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Çankaya’daki görev süresi dolarken, BM tarafından belirlenen “Barış Heyeti” içinde yer almıştı. ABD’li iki general, eski bir NATO Genel Sekreteri, bir AB yöneticisi ve bir de Demirel..

Önce Newyork’ta toplantılar yapıldı. Saatlerce sürdü. Sonra da Kudüs’te..

Ama genellikle Demirel’in konuştuğunu sonradan öğrendik. Ben o geziyi izlemiştim. Türkiye Cumhurbaşkanı meğer, Haz. İbrahim’in torunları arasında geçen bu uzlaşmazlığın nasıl ve nerede başladığını anlatmış, Abil-Kabil olayına sözü getirmiş, İsrail halkı ile Filistin halkının aslında kardeş olduklarını vurgulamış.. Heyet üyeleri ondan sonraki görüşmelerde hep Demirel’den bekliyorlardı çözüm önerilerini..

Rahmetli Bülent Ecevit de FKÖ lideri Yaser Arafat’a müthiş bir saygı beslerdi:

“Ortadoğu’da demokrasi kültürüne en yatkın halk, Filistinlilerdir. Bundan yararlanıp burada barış sağlanırsa, İsrail ve diğer Arap ülkelerinin rejimleri de etkilenir. O nedenle Sayın Arafat’a daha çok destek sağlanmalıdır.”

Arafat da tarihi çok iyi incelediği için, özellikle emperyalizme karşı verilen savaşın kendilerine örnek teşkil ettiğini sık, sık ifade ederdi. Arafat ile bağımsız ve demokrasi ile yönetilen bir Filistin Devleti kuramayan dünya, aslında barışı da elinden kaçıkmış oldu.

Şimdi Filistin Kurtuluş Örgütü zayıf düştü, Hamas savaş yanlısı.. Ve Arap ülkelerinin eli kolu bağlı beklemelerinin nedeni de işte budur.

Tekrar vurgulamak istiyorum; Gazze’de vahşet var. Ama bu İslam-Musevi savaşı değil, İsrail-Arap savaşıdır.. Hamasetten uzak, tarihi gerçekleri bilerek hareket etmeliyiz.

O halde önce, vahşeti önlemek ve kıyımı durdurmak gerekiyor.










Tüm yorumlar












Mehmet Güler, Ayşe Özgün, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Murat Sabuncu, İsmet Solak, Açıl Sezen, Emin Özgönül, Şermin Topçu, Özlem Bayraktar, Murat Gener, Murat Yeşildere, Erkut Tekin, Safile Usul, Yurtsan Atakan, Emre Peser, Cahit Düzel, Mehmet Fatih Akyüz, Aktan Adal, Mehmet Ayan, Handan Öz, Arkun Demiroğlu, Murat Kutluol, S. İvedik, Konuk yazar: Emin Çölaşan

 

Tüm Yazıları  
Uygur Türkleri katlediliyor..  (09.07.2009)
"Çek elini..."  (07.07.2009)
Unutamadıklarımız...  (04.07.2009)
Neler olup bittiğini anlaya..  (02.07.2009)


Diğer Yazarlar
Şermin Topçu
Açıkhava tiyatrosunda birinin ter kokusu kaç kişiye yeter?

Safile Usul
Elinde bir ok, 12'yi gözlüyor

Ayşe Özgün
Zihniyet değişikliği

Yavuz Semerci
Gizli ajandayı yakmaya karar verdim!

Handan Öz
Hasankeyf Hasan’ın Keyfi’ne mi kaldı?