|
Bu başlık benim değil!
Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın basın açıklamasının başlığı.
Bu toplumun en duyarlı kesimi,
Eğitim ve Bilim emekçilerinin sesi,
Yandaş medyanın gür sesi arasında cılız kaldığı için,
Bundan haberiniz olmadı.
Bakın ne diyor Sayın Zübeyde Kılıç:
“Sivas Madımak Otel’de 2 Temmuz 1993’te gerçekleşen ve 35 aydınımızın ölümüyle sonuçlanan gerici katliamın yıldönümünün yaklaştığı bugünlerde, gerek Eğitim Sen gerekse diğer demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin anma hazırlıkları içinde olduğu tüm kamuoyu tarafından bilinmektedir. Tam da bu hazırlıkların sürdüğü bir dönemde, sendikamızın Sivas şube binasına 13 Haziran günü sabah saatlerinde provokatif bir eylem gerçekleştirilmiş, 2 Temmuz Madımak katliamıyla ilgili olarak bir tehdit yazısı bırakılmış ve yine konfederasyonumuz KESK’e bağlı sendikalardan BTS’ye ait tabela sökülmüştür.
Görülen o ki, ülkemizin ve halklarımızın umudu ve aydınlık geleceği aydın, yazar ve sanatçılarında içinde olduğu 35 insanımızın ırkçı-gerici güçlerce katledilişinin 15. yıldönümünde aynı odaklar; hâlâ ırkçı ve gerici politikalarını sürdürerek halkların kardeşçe bir arada yaşamasını engellemeye çalışmaktadırlar. Yaşanan provokatif saldırı, bu hedefi açık biçimde kanıtlamaktadır.
Sendikamızın ve BTS’nin Sivas şubesinin giriş kapısına asılan yazıda, 2 Temmuz’un Müslümanların bayramı olduğu, bu anmayı gerçekleştirenlerin de “vatan haini” oldukları ifade edilmiştir. Öte yandan saldırının, olaydan bir gün önce yerel gazete Anadolu’da Fikret Ünsal imzasıyla yayımlanan “2 Temmuz Vurguncuları” adlı yazının ve 2 Temmuz Anma Programı için Valiliğe yapılan başvurunun hemen ertesine denk gelmesi de son derece manidardır.”
(Basın açıklamasının devamı için:
http://www.egitimsen.org.tr/index.php?yazi=1601)
Dünyadaki en güçlü bomba,
Milliyetçiliğin üzerine sürülmüş din verniği ile imal ediliyor.
Örnek mi? Örnek çok.
Alın size ilk örnek: İrlanda.
Dört yüz yıldan fazla süren,
İrlanda- İngiltere ayrımcılığına dayalı,
Katolik-Protestan savaşı.
Dört yüz yıl boyunca,
İrlanda’nın kuzey ve güneye bölünmesinin bile sona erdiremediği,
Kanlı Din-Milliyetçilik savaşını,
Avrupa Birliğinin oluk oluk akıttığı para sona erdirdi.
İrlanda’nın kişi başı milli geliri otuz bin Euroyu geçtiğinde,
Aniden bitiverdi bu anlamsız savaş.
Ne IRA kaldı, ne de taraftarları.
En son 28 Temmuz 2005’te,
IRA silahlı mücadeleyi tamamen bıraktığını açıkladı.
26 Eylül 2005’te ise,
Tüm silahlar Katolik ve Protestan papazların gözü önünde,
Fakat gizli bir yerde imha edilerek bu kirli savaşa son verildi.
Türkçe’si;
Para, üzerine din kaymağı sürülmüş milliyetçik savaşını satın aldı,
Yıkadı pakladı.
(Prof. Dr. Erhun Kula, Bahçeşehir Üniversitesi,
http://www.ulusalstrateji.com/Detay.aspx?item=263)
Aynı oyun Irak’ta oynanıyor.
Bir gün şia, öbür gün Sünni intihar komandoları,
Otuzar kırkar yok ediyorlar birbirlerini.
Neden Dubai’de, Katar’da, Kuveyt’te olmuyor bunlar?
Çünkü bu ülkelerdeki halk zenginlikten payını alıyor.
Irak’ta ise parayı Amerika götürüyor.
Şialarla Sünniler de birbirini katletmekle meşgul.
Bugün bu camii, öbür gün öbür camii bombalanıyor.
Neden acaba?
Çünkü bu bildik en eski oyun,
Tanınan en eski bomba.
Bizim de çok yakından tanıdığımız ve bilinen bir bomba.
Evet…
Bildiğiniz gibi yarın Sivas olaylarının 15. yıldönümü.
Çoğumuzun gözünün önünde hala o olaylar.
Otel yanıyor, ahali zevkle seyirde.
Yanında bir de polis bulunan vatandaş,
Daha iyi görebilsin diye çocuğunu omzuna oturtmuş,
Keyif mırıltıları ile izliyor:
“Ooooh, ne güzeeel!”
Tüm bunlar geçti, artık anma toplantıları yapılıyor,
Bir daha yaşanmamak üzere,
Bu olay tarihe gömülüyor sanıyordunuz değil mi?
Oysa gerçek öyle değil.
Yukarıdaki resme iyi bakın lütfen.
Resimde kendisini gördüğünüz bombanın reçetesi şöyle:
“Müslümanların bayramı 2 Temmuz. Kahrolsun Hırant Dink,
Kahrolsun Aziz Nesin! Siz şerefsizsiniz, Siz vatan hainisiniz!”
Bomba tanıdık geldi mi?
Müslüman bayramı ve vatan hainliği…
Bizim meşhur bombanın terkibi.
15 sene önce 2 Temmuzda orada toplanan 15 bin kişinin içinde,
Havuzlu villasından çıkıp,
Mercedes’ine atlayarak gösteriye giden birileri olduğu hakkında,
Şöyle sağlam bir iddiaya girecek olan var mı?
Bizi Türkan Sultan yaktı,
Filmlerdeki “Parayla saadet olmaz” şarkılarıyla.
Sivas’taki 35 aydını ise,
Yüce değer süsü verilmiş din-milliyetçilik bombası.
Hani şu cep telefonu süsü verilmiş bombalar gibi.
Yüce değerlerimizi ellettirmemek,
Kutsaldan bomba imaline engel olmak için,
Paramızı çalmalarına,
Maddi servetlerimizi çalmalarına engel olmak gerekiyor.
Bağdat’ta öbür mezhebin Camisini yakmak,
Nasıl Amerika’nın paralarını çalmasını önlemiyorsa,
Masum şairleri, ozanları yakmak,
Kutsalı korumaya yetmiyor, yetmeyecek.
Ve biz zengin olmadıkça,
Madımak’ta yanan canlar,
Ve parayla saadet olmaz masalıyla,
Ömrünü de, kutsalını da tüketen fukaralar bitmeyecek.
Duyun cılız sesini eğitim emekçilerimizin!
Onlar bir kez daha,
Hani o çocukken bayramlarda öptüğümüz mübarek elleriyle,
Barış pankartları taşıyacaklar yarın Sivas’ta.
Bu kez arkalarında 50 bini aşkın,
Sanatçı, yazar, aydın ve emekçilerle…
Bir kez daha öpün ellerini,
Ve dinleyin öğrettiklerini
Barışa, geleceğe, aydınlığa dair…
|