|
Üç delikanlı şehit! Aslan gibi üç evlat, üç vatansever. İçim çok acıyor.
En az Mehmetçiğim kadar gurur duyarım, Motosikletleri üzerinde, kara gözlükleri, Kısacık saçları ile zıpkın gibi, Zeki, nazik ve atletik polislerimizi görünce.
Ailelerine değil, hepimize başsağlığı diliyorum. Çünkü onların ailesi biziz, Bizim evlatlarımız onlar.
Olaydan sonra anlı şanlı terör uzmanlarını, Eski Büyükelçileri, strateji uzmanlarını dinliyorum. El Kaide’den başlayıp, Suriye’lere kadar gittiler. İntihar saldırısı olduğundan bahsettiler. Hepsi palavra!
Aynı Irak savaşından önce. Emekli generallerin “Irak’ı alamazlar, çok zor” şeklinde, Akla sığmaz yorumlar yaptıkları, Amerika’nın ise tam bir hafta sonra, Rahatça Bağdat’a girdikleri gibi.
Benim ise saldırıdan sonra aklıma ilk gelen şey, İran İslam Devrimi'nden sonra üniversite öğrencilerinin, Tahran Amerikan Elçiliği’ni basmaları, Ve yüzlerce kişiyi aylarca rehin tutmaları geldi.
Çünkü eğer El Kaide yapsaydı, Daha önceki saldırılar gibi, Bağdat’takiler gibi büyük çapta bir eylem yapardı.
Bu saldırı eğer bir intihar saldırısı olsaydı, Üç-beş tabanca ve tüfekle değil, Bombalarla yapılırdı.
Oysa bu saldırı yüzde yüz yerli yapım. Ayrıca “Geliyorum” dedi. Ve korkarım ilk ama, son olmayacak.
Toplumda sorumluluk duyan herkes, Başında da Devlet Bahçeli olmak üzere bir çok kişi, Bu duruma karşı uyarılarda bulundu.
Sayısız uzmana sahip iktidar bu tehlikeyi gördüğü halde, En yetkili ağızlarından ortamı germeye devam etti. Geçen hafta Başbakana suikast ihbarı haberlerini izledik, Bu hafta da bu saldırı gerçekleşti.
İktidarın güdümündeki medya, Ağız birliği etmişçesine 7 Temmuz komplosundan, Suikastlar komplosundan bahsederek, Toplumu germe senaryosuna devam etti. Şimdi eğer biraz vicdanları varsa, Oturup düşünsünler. Toplumu bu komplo teorileriyle gerdikten, İnsanları paniğe ittikten tam bir hafta sonra, Bu olay neden yaşandı acaba?
Yazılarımın altına yazılan yorumları okuyorsunuz. Ama bana gönderilen e-postaları bilmiyorsunuz. Aslında bunları yayınlamayı etik olarak doğru bulmam. Ama geldiğimiz noktada, bazı kesimlerin ne düşündüğü bilinmeli. O nedenle bana 1 Nisanda gönderilen ve daha önce yayınlamayı düşünmediğim, Ve formatına hiç dokunmadığım, Sadece küfürlerini sansürlediğim aşağıda okuyacağınız okur tehdidini, Bu gözle okumanızı istiyorum:
“hossssssssttttttttt kopekkkkkkk. Senin gibi itlere yazmak zaman kaybi ama, ha bugunde içim rahatlasin diye yaziiremmm Ananizida yasanizida kulli si…ceizzzz Nereye siginmaya cabalarsaniz cabalayin; sonucta bu Milletle kavganiz Dolayisiyle, ananizi da babanizida, anayasanizida, ... ne varsa TSK da dahil hepinizi si…ceizzzzzzzzz Bu sefer bu is boyle kapanmayacak; AKP de kapanmayacak Goruseceeizzz Bizimde bir dusundugumuz varr Angutlar”
Bu yazımı, Türkiye’de hiçbir tehlike görmeyen, Cumhuriyet mitinglerini görünce içi kalkan, midesi bulanan, Cihangir kafeleri aydıncığı,
“Kocaman sanatçı”
Lale Mansur’a ithaf ediyorum. Aydıncık deyimiyle, Bu yazı kendilerine “Kapak olsun”.
|