“D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma
MADDE 90. – Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.”
Nasıl? Gayet güzel değil mi?
Paragraflardan da anlayabileceğiniz gibi,
5 fıkradan oluşan ve son cümlesi hariç gayet makul bir madde.
Ama bakın AKP 2004 Mayıs’ında nasıl bir bubi tuzağı yerleştirmiş?
“ (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.)Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
Şimdi bubi tuzağının çalışma zamanı.
Zamanında “Kanunlarımızı AB’ye uydurmamız lazım,
Bu şekilde zor oluyor” teranesiyle,
Herkesi kandırarak bu maddeye ek yapan AKP,
Raportöre göre böylece yırtmış oluyor.
Daha da Türkçe’sini ister misiniz?
Maddenin bu haline göre,
AKP yarın bir gün hilafeti getirmek isterse,
Suudi Arabistan Krallığı ile bir sayfalık bir antlaşma imzalaması yeterli.
Çünkü milletler arası bir antlaşma olacağı için,
Antlaşmanın hükmü Anayasanın üstünde!
Aslında türban konusunda da boş yere uğraştılar.
Anayasa maddelerini değiştirmeye uğraşacaklarına,
İran ile bir “Türban mecburiyeti” antlaşması yapması yeterliydi.
Eğer tüm medyada yer aldığı gibi,
Osman Can raporunda 90. maddeye atıfta bulunduysa,
Aşağıdaki sorumu yanıtlamalıdır:
Türkiye, üyesi bulunduğu İslam Konferansı Örgütü ile,
Örgüte üye ülkelerin halklarına ve yönetimlerine uyum açısından,
TC’nin adının, “Türkiye İslam Cumhuriyeti” olarak,
Hukuk sisteminin de,
“İslam şeriatı” olarak değiştirilmesi antlaşması imzalarsa,
Kendi görüşüne göre 90. madde buna da izin verir mi?
|