|
Türkiye’nin en büyük şirketleri konusunda her yıl araştırmalar yapılır ve yayınlanır. Son yıllarda sermaye piyasasının nispeten derinleşmesinin de etkisiyle daha sağlıklı verilerle karşılaştırma yapma imkanı elde ediyoruz.
Arkadaşım, değerli gazeteci Murat Sabuncu’nun başında olduğu Fortune Dergisi’nin Türkiye baskısı elimin altında duruyor. Çok güzel bir çalışma yaparak Türkiye’nin en büyük 500 şirketini açıklamışlar. Son derece doğru kriterlerle…
Ekonomiyle ilgiyseniz, elinizin altında mutlaka bulundurun derim.
Sabuncu ve arkadaşlarının büyük emek harcayarak hazırladıkları listelerde dikkat çeken noktalar var. Birincisi ekonominin aktörleri hakkında ezberleri bozacak nitelikte değişiklikler oluyor. Türk özel sektörü denildiğinde aklımıza Koç-Sabancı-Eczacıbaşı gelirdi. 500 büyük şirketin ilk 20 sırasına baktığımızda Koç, Doğan, Karamehmet, Tara, Zorlu isimlerini görüyoruz.
Dikkatinizi çekmiştir Sabancı yok…
Eskiden Koç-Sabancı karşılaştırması yapardık. Aşağıdaki tabloyu incelediğinizde artık neden bu karşılaştırmanın yapılmadığı anlayacaksınız. Sakıp Sabancı öldükten sonra, aile bireylerinin grubu büyütmek yerine paylarını alarak kendi işlerine yönelmesinin etkisi olsa gerek, 20 yıl öncesinin parlak grubu giderek küçülüyor, ekonominin önemli aktörü olma vasfını kaybediyor. Başka bir deyişle ekonomi büyümeye uygun büyüyemedikleri görülüyor.
İlk 20 şirket şöyle:
TÜPRAŞ (Koç Grubu), TEDAŞ (Kamu), POAŞ (Doğan Grubu) Türk Telekom (Hariri Ailesi), Shell, Turkcell (Çukurova Grubu-M. Emin Karamehmet’in kontrolünde), Ford (Koç Grubu) Enka (Şarık Tara) Opet (Koç Grubu- Öztürk Ailesi), Arçelik (Koç Grubu),Erdemir (Oyak Grubu) BP, EÜTAŞ(Kamu) ,Migros (Koç Grubu yeni sattı), THY (Kamu), Vestel (Zorlu Grubu), Goldaş (Yalınkaya Ailesi), Selçuk Ecza (Keleşoğlu Ailesi), Tofaş (Koç Grubu), Hedef Ecza Deposu (Sancak Ailesi ortak).
Net satışlar üzerinden Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin ilk 50 sırası içinde Sabancı Grubu’nun küçük ortak olduğu Carrefoursa (30’uncu sırada) ve Philip Morris (44’üncü sırada) var. Bu iki şirketin de operasyonlarında Sabancı Grubu’nun hiçbir etkisi bulunmuyor. Grubun sahibi olduğu Kordsa ise 45’inci sırada yer alıyor. Kriter değiştirip “En Hızlı Büyüyen Şirketler” derseniz, orada da Sabancı yok.
Performanslarına bakıldığında pek çok kriter var. En çok ihracat yapan şirketler, özkaynakları en yüksek şirketler, çalışan sayısı en yüksek şirketler gibi. Bu kriterlere göre de Sabancı sınıfta kalmış durumda. Tüpraş, Ford, Arçelik, Vestel, THY en çok ihracat yapan ilk beş firma. EÜTAŞ, Turkcell, Türk Telekom, Erdemir, TPAO en yüksek özkaynağı olan şirketler. Enka, Türk Telekom, TEDAŞ, Türkiye Şeker Fabrikaları, Arçelik ise en çok çalışan istihdam edenler.
Sabancı, en fazla kar eden 50 şirketin içinde Philip Morris (11’inci sıra) ve Akçansa (21’inci sıra) ile temsil edilmiş. Edilememiş de denebilir.
Sakıp Sabancı’yı biz yaşlardaki gazeteciler arasında bir çıta daha fazla tanıma imkanı buldum. Vizyonu ve çalışkanlığı ile herkesi kendisine hayran bırakan bir halk adamıydı. Grubunun tartışılmaz lideriydi. Bugün gelinen noktayı 10 yıl önce kendisine söyleseydiniz güler ve yanıldığımızı söylerdi. Ama artık bir gerçek ile karşı karşıyayız: Sabancı Grubu’nun ortakları olan aile bireyleri şahsi servet acısından kuşkusuz Türkiye’nin en zengin insanları. Ancak grup olarak ekonomideki etkinlikleri giderek azalıyor ve önemsizleşiyor.
Sakıp Sabancı’dan sonra dümene oturanlar, grubu satın almalarla büyütemedi, aile içi çatışmalara odaklanarak vakit kaybetti. Şimdi grup enerji sektöründeki fırsatları kovalıyor. Burada elde edilecek başarılar grubu ekonomide tekrar söz sahibi yapacak noktaya getirir mi onu hep birlikte yaşayarak göreceğiz.
Akbank’a gelince. Akbank, kriz dönemini iyi değerlendirerek büyüdü. Kamu bankalarına ve kamu kağıtlarına yatırdıkları paralardan kriz döneminde inanılmaz paralar kazandılar. Bankalar peş peşe battığında, güvenli liman arayan mevduat sahiplerine (Sakıp Ağa’nın yarattığı haklı algının da etkisiyle) adres oldular.
Ama o devir geçti. Yabancı ve güçlü yerli oyuncular var artık karşılarında. Yazının başlığını bu nedenle 'Sakıp Ağa’nın kemikleri sızlıyordur' diye attım. Aile ve temsilcileri kendilerini aynada nasıl görüyor bilmem ama ekonomik veriler giderek küçüldüklerini gösteriyor.
SABANCI HOLDİNG'İN VERDİĞİ YANIT
|