MULTİMEDYA
TATİLPORT
    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






05:41 TSI

ARA











Yavuz Semerci
yavuz.semerci@gazeteport.com



Mersin’deki fabrika Barzani’ye mi ait?

30.10.2007

arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US
Nizar Hanna Nasri, Namir Hanna Nasri, Ramiz Hanna Nasri…
Kuzey Irak’ta doğmuş üç Ermeni kardeş.
Nasri kardeşlerin doğrudan Barzani’nin yeğeni Neçirvan Barzani ile ticari ilişkileri ispatlanabilmiş değil. Ama çok yakın oldukları biliniyor…

Çeşitli kaynaklara göre büyük kardeş Nizar Nasri ilk sigara fabrikasını Azerbaycan’da alıyor. RJ Reynolds’un kapattığı fabrikayı satın alan Nasri, ilk olarak (isim hakkı RJ’ye ait) Magna markasıyla üretime başlamış. Aliyev ailesi ile ortak olduğu söylentileri de bu döneme denk geliyor…
Nasri’nin ünü Tacikistan, Gürcistan ve Ürdün’de sigara fabrikaları kurmasıyla yayılır. İstihbarat birimleri ise bu ailenin dünya kaçak sigara ticaretinde müstesna bir yer kaptığını ileri süren (etkisiz) raporlar hazırlar.  

Kayıtlara göre Nasri’lerin kaçak sigara trafiği ilk olarak şöyle gelişir:
Azerbaycan’da üretilen sigaralar, çeşitli ülkelerde kurulu serbest bölgelere (birisi de Mersin Serbest bölgesi) ihraç edilir. Oradan da İran, Irak, ve diğer Ortadoğu ülkelerine kaçak olarak sokulur. (İşin bundan sonrası da var ve asıl para buradan kazanılıyor. Sürecin nasıl işlediğini ve PKK’yı nasıl beslediğini önümüzdeki hafta sizlere anlatacağım.) Magna markasının Adana ve Hakkari bölgesinde tanınmasında bu kaçak trafiği etkili olmuştur örneğin…

Nasri kardeşlerin Ortadoğu sigara pazarına tam hakimiyeti ise Kuzey Irak’ta iki sigara fabrikası satın almasıyla başlar. Barzani’nin bu bölgedeki sigara pazarının tek patronu olduğunun bilinmesi, Nasri ile Barzani arasında ortaklık ilişkisi iddialarını güçlendirici bir faktördür… K. Irak’ta kurdukları fabrikalara Mersin serbest bölgesinden kaçak sigara üretmek için gerekli malzemelerin yakalandığına dair müfettiş raporlarının elden ele dolaştığını (yine etkisiz kalmış) hatırlatayım…

Lübnan vatandaşı olan söz konusu kardeşler European Tobacco adıyla kurdukları sigara fabrikaları ile diğer şirketlerini (içlerinde inşaat ve oteller de var) Nasri Group of Companies adıyla bir araya topladı.  Ve şu anda Kuzey Irak’ın en büyük müteahhitlik gruplarından biri onlar.  ABD’nin ve Barzani’nin güvenini kazandılar. Erbil’de gördüğünüz modern binaların pek çoğunu onlar dikti.
Nasri kardeşlerden ikisinin (çeşitli kriminal nedenlerden dolayı) Türkiye’ye girişleri yasak. Edindiğim bilgi doğru ise bir tek Ramiz Hanna Nasri Türkiye’ye gelebiliyor. O da Mersin’de kurulu olan European Tobacco şirketinin yönetim kurulu üyesi. Bu arada şirketin yönetiminden çıkarılması söz konusu olmuş ve devreye avukatların girdiği konuşuluyor. 

Dün bu köşede European Tobacco’nun Türk ortağı Mahmut Arslan’ın açıklamalarına yer verdim. Kendisi Nasri ailesi ile bir  ortaklığının olmadığını söyledi.
Benim kişisel kanaatim; bu ortaklık devam ediyor. (Arslan bu ilişkiyi sonlandırmak için çabalıyor. Ama Nasri kardeşler buradaki operasyonu kaybetmek istemiyor. İzlenimim, Barzani’ye olan tepkinin kendilerini olumsuz etkileyeceğini düşündükleri için kamuoyuna gerçeği açıklamıyorlar. 

Türkiye’deki fabrikanın Genel Müdürü Hulusi  Kaymaz bu ilişkinin kilit ismi. Koçbank Mersin Şube müdürüyken, Nasri’lerin Azerbaycan’da kurulu fabrikasına müdür olarak giden, yıllarca Nasriler’in yöneticisi olarak sigara sektöründe pişen Kaymaz, yüzde 5 kilit hisse ve ana sözleşmeye yansıyan ‘değiştirilemez genel müdür’ hükmüyle, “Bu fabrika benim” diye dolaşan Mahmut Arslan’dan daha etkili konumda.

Gelen haberlere göre, kaçak sigara ticaretinde pek çok sabıkası bulunan Nasri Ailesi de Türkiye’de kendilerine yönelik başlayan olumsuz kampanyanın, fabrikadaki hisseleri kaybetme tehlikesi yaratmasından rahatsız durumda. Düne kadar Tekel’in özelleştirmesine teklif vermeye hazırlanan Nasriler şimdi Türkiye’deki şirketi ellerinde nasıl tutacaklarını hesaplıyor. Ne ilginç bir süreç değil mi?









Tüm yorumlar(2)






Gokhan Dincsoy   [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 30/10/2007 15:21:34

Yavuz Bey her zaman ki gibi belgelere ve bilgilere dayanarak gazetecilik yapiyor. Hem de en cesur şekli ile. Tebrik ediyor ve keyifle okumaya devam ediyoruz.

nizam şahin   [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 30/10/2007 00:38:30

Gazeteport çok güzel gazetecilik yapıyor. Tebrikler. Fatih Altaylı'nın habercilikteki başarısı ve sizin araştırmacı yönünüz. Tek kelimeyle harika...







Ayşe Özgün, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Açıl Sezen, Işın Çelebi, Sinan Aygün, Ali İhsan Karacan, İsmet Solak, Emin Özgönül, Melike İlgün, Sevilay Yükselir, Özlem Bayraktar, Sezgin Özcan, Murat Yeşildere, Safile Usul, Erkut Tekin, Murat Güloğlu, Emre Peser, Mehmet Ayan, Zübeyde Saraçoğlu, Kıymet Nadir Bindebir, Ümit Aktan, Volkan Dülger, Gülçin Tahiroğlu, Feridun Fikri Bayar, Dr. Selçuk Somer, Opr. Dr. Can İşler, Dr. Ayşe Özgeneci, Konuk yazar: Emin Çölaşan

 

Tüm Yazıları  
Kimse Tuncay Özkan’a kızmas..  (14.05.2008)


Diğer Yazarlar
Ayşe Özgün
Türkiye kuytu bir seks köşesi mi?

Safile Usul
Yeniden siyaset, ancak siyaset

Zübeyde Saraçoğlu
Ha polis devleti, ha asker devleti! Ne farkı var?

Feridun Fikri Bayar
Bizkaçkişiyiz ne diyor?