|
TSK ile zatürree nasıl mukayese edilir?
Şöyle edilir.
Efendime söyleyeyim.
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök geçtiğimiz cuma gecesi bir yerde tatildeyken Genelkurmay’ın yaptığı açıklamayı öğrenmiş.
Yanında Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin de varmış.
Ertuğrul Özkök, Sedat Ergin’in aksine, Genelkurmay’ın açıklamasını küçük haber olarak girmeye karar vermiş.
Hürriyet’in gece editörü küçük girilecek Genelkurmay haberi için bir başka haberi çıkarmayı önermiş.
Bu haber “Zatürree aşısı bedava olacak” haberi imiş.
Özkök ise, zatürree hastalığına çok önem verdiği için, gece editörünün zatürree aşısı haberini çıkararak yerine Genelkurmay haberini girmesini istememiş.
Başka bir haberi çıkarttırmış.
Zatürree aşısı haberi, çünkü, Genelkurmay’ın açıklamasından daha önemliymiş.
Özkök bunları önceki günkü yazısında anlatıyor.
Ertuğrul Özkök’ün zatürree aşısı haberini Genelkurmay açıklamasından daha önemli bulması mümkün mü?
Tabii ki hayır.
Eminim tatil için bulunduğu yerde bu haberi alınca çok heyecanlanmıştır.
Zatürree aşısı haberi kalbindeki diastol ve sistolü etkilememiştir ama Genelkurmay açıklaması diastol ve sistolü azcık da olsa oynatmıştır.
Bu sadece Ertuğrul Özkök açısından böyle değil, haber dinamiği ve haber hiyerarşisi açısından da herkes için objektif bir vakıadır.
Türkiye’de Genelkurmay’ın iç konulara ilişkin yaptığı her açıklama haber hiyerarşisinde en tepelerdedir.
Haber hiyerarşileri doğal bir özellik taşır ve kişilerin seçimi ile değil, doğal bir dinamikle oluşur.
Ne önemliyse, o önemlidir.
Türkiye’de TSK güçler dengesinin en önemli ayağı olduğu için hem ülke içinde tüm kesimlerce, hem de uluslararası alanda en dikkatle izlenen kurumdur.
Türkiye içi makro siyasal gelişmeler TSK endeksi olmadan tespit edilemez.
Bunun için de makro siyasi gelişmelerin dengelerini anlamak isteyen herkes TSK’yı anlamaya çalışır.
Bu durumun böyle olması iyi midir, kötü müdür?
Haber hiyerarşisi açısından değişmez; iyi de olsa, kötü de olsa, haber açısından Genelkurmay açıklamaları Türkiye’de en önemli sıralardadır.
Bu durum iyi mi kötü mü sorusuna da cevap verelim ama.
Genelkurmay açıklamalarının haber değerinin çok yüksek olması, devlet kurumu ile sivil demokrasinin ve dengelerin oturmuş olduğu bir sistemden kötü.
Ama.
Devletin garanti sağladığı alanların düzlenip, tepetaklak edilmesinden iyidir.
Yine, elbette, Türkiye’nin hedefi hiçbir Genelkurmay açıklamasına gerek kalmayacak bir düzeni sağlamaktır.
Şimdi ise, daha önemli bir noktaya geliyorum.
Ertuğrul Özkök’ün Genelkurmay’ın açıklamasını zatürre haberinden daha önemsiz gördüğünü söylemesi bambaşka bir şeyle alakalı.
Bu bir 28 Şubat kompleksi.
Ertuğrul Özkök şu anda Genelkurmay açıklamalarına tamah etmeyen bir portre çizmek istiyorsa ve bunu yaparken kantarın topuzunu kaçırıyorsa, kantar topuzundaki bu kaçış, eskiden kaçmış başka bir topuzu dengelemek için.
28 Şubat sürecinde dengeleri ayarlayamamış olmanın kompleksi bu.
Ama kantarın topuzu iki yöne de kaçmamalı.
Türkiye’de bu kantar topuzu bozukluğu yüzünden çizgiler netleşemiyor ve hatlar oluşmuyor.
Geçmişin ölçüsüzlükleri ve hataları bugünün doğru çizgilerini oluşturmaya engel oluyor.
Ama bu doğru çizgili hat olmadan da devlet dengeleri sağlanamıyor.
Devlet dengeleri sivil toplum ve sivil siyasetçe garanti altına alınamadığı zaman da, devamlı devlet krizi çıkıyor.
Hatta bu sefer ki öyle derin ki, stratejik rotamızda belirsizlik oluştu.
Yani.
Ertuğrul Özkök’ün zatürree mukayesesi hem kendi içini yansıtmadığı için samimi değil, hem de offside.
Bir de.
Genelkurmay açıklamasındaki bir cümle çok tartışıldı.
Halkı demokratik ve yasal tepkiye çağıran cümleden söz ediyorum.
Bu cümleyi çok kişi eleştirdi.
Ama sivil ve demokratik bir olgunluğun, aynı zamanda, üzerine çok gidilen ve haksızca gidilen silahlı bir gücün psikolojisini anlama kapasitesi olduğunu bilen pek yok gibi.
O cümlenin, “Haksızlığa uğruyorum, silahlı bir gücüm, hareket alanım sınırlı, koruduğum toplumdan bir yankı bekliyorum” anlamına geldiğini anlayan yok gibi.
Sivil demokrasilerin ancak ve sadece korunaklı devlet düzenlerinde yaşayabileceğini gören yok gibi.
Zaten ondan değil midir ki, kapatma davası, Genelkurmay açıklaması olmadan.
Bir siyasi partinin güç oyunlarına teslim bu ülke.
|