13 Şubat 2012 Pazartesi Saat: 09:18
Hürriyet yazarı Erdal Sağlam Avrupa'daki Euro krizine dikkat çekerek Yunanistan'ın kurtulmasıyla da rahata erilemeyeceğinin altını çizdi. Esas problemin hala sağlıklı bir çözüm yolunun bulunmaması olduğunun altını çizen Sağlam Avrupa'nın krizden kurtulmasının mümkün olmadığını belirtti
İşte o yazı:
Geçen hafta küresel piyasalar, dolayısıyla iç piyasalarda Yunanistan haftası idi.
Bu satırlar yazıldığında Yunanistan Meclisi’ndeki oylama yapılmamıştı ama büyük ihtimalle Hükümetin alacağı önlemlere evet oyu çıkacaktır. Bu oylama Yunanistan için belirleyici ama küresel ekonomi için, bence o kadar hayati bir öneme sahip değil.
Bir düşünelim; Yunanistan Meclisi AB liderlerinin istediği ‘evet’ oyunu verse, Avrupa ekonomisi ya da küresel ekonomi ne kadar olumlu etkilenecek? Asıl belirleyici olan hâlâ sağlıklı bir çözüm yolunun bulunamayışı değil mi? Büyük ihtimalle Yunanistan Meclisi’nden istenen önlemlere evet oyu çıkacak ve bir şekilde Almanya da ikna edilip, Yunanistan Euro içinde kalmaya devam edecek. İyi de bu takdirde bütün işler düzelmiş mi olacak?
Geçen hafta küresel piyasalarda Yunanistan hakkında gelen haberler etkiliydi. Anlaşma olacağı beklentisi oluştu, haftanın son gününe kadar bu beklenti sürdü. Ancak geçen hafta küresel piyasalardaki olumlu havanın asıl nedeni; İngiltere ve Avrupa merkez bankalarının ek para basacaklarını açıklamaları idi. Piyasalar yine paraya boğulacakları için sevindiler...
Sorunun çözümü için ABD’den başlayan para basma sürecinin devamı yeterli görülüyor. ABD’de buna rağmen harcamalar artmaz, sektörler toparlanamazken, Avrupa da gecikmiş olarak aynı yola girdi. Peki Avrupa’da ekonominin canlanacağının güvencesi var mı?
Bunun ötesinde, biliyorsunuz; geçen hafta “krizin Asya ülkelerine yansıyacağı” konusunda haberler gelmeye başladı, Çin ekonomisindeki büyümenin düştüğü konuşuldu. ABD ve Avrupa krizi atlatamazken, Asya ülkelerinin kaçınılmaz olarak sonunda krizden etkilenmesi doğal değil mi? Belki de krizin yeni adı bu bölge ve gelişmekte olan ülkeler olacak, kim bilir?
Kimse basılan paraların orta-uzun dönemde küresel ekonominin başına ne kadar büyük işler açacağını konuşmuyor. Almanların bir Yahudi düşmanlığının, bir de enflasyonun hortlamasından korktuğunu herkes bilir. Almanların, bu kadar bol keseden basılan paraların sonunda enflasyona yol açacağını hesaplamadığını düşünemeyiz. Bu nedenle de temkinli davranmaya devam edeceklerdir. Ancak temkinli olsalar da olmasalar da, tek başlarına yapabilecekleri şeyler çok sınırlı ve topyekün bir çözüm hareketi gerekiyor.
| Sizin Oyunuz : |