MULTİMEDYA
GAZETEPORT İLAN
    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






07:03 TSI

ARA











Safile Usul
safileusul@ttnet.net.tr



Samimiyetsiz bir fotoğraf

12.05.2008 - 00:33

arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

Avrupa Parlamentosu Başkanı Alman Hristiyan Demokrat Hans Gert Pöttering’in 8 Mayısta Slovenya’nın başkenti Ljubijana’da yapılan Avrupa Forumunda verdiği bir fotoğraf var.

Yanında da, aynı foruma katılan Ali Babacan.

Pöttering, Ali Babacan’la sohbeti esnasında ona, “AKP demokratik yollarla iktidara gelen bir partidir” dediği sırada, Babacan Pöttering’e yanlarına gelen TRT kameramanını işaret ediyor.

Pöttering TRT kameramanını görerek, ona dönüyor ve kameraya doğru, “AKP demokratik bir partidir. Onu kapatmak absürttür” diyor.


Sevimli olmak için bin fırın ekmek yemesi gerektiğine hiç şüphe olmayan Pöttering, belki Babacan’a sevimlilik yapmak istedi.

 Ama en dibine kadar samimiyetsiz.

Hem Babacan’a ama daha da ağırı Türkiye’nin samimi umut ve hayallerine.

Babacan’a istediği kadar tevatür yapabilir.

Ama söz konusu olan ülkemizin geleceği ile ilgili bir husussa, cevabını bizden kesinlikle alır.

O yüzdendir şimdi yazacaklarım.

 

Pöttering AB içersinde AKP’ye en mesafeli siyasilerden birisidir.

Onları demokratik görmediği gibi, siyasal İslamcı olarak görür.

Alman mahkemelerinin başörtüsü yasaklarını şiddetle savunur.

Almanya’da mülki alanda başörtüsü yasağının en güçlü siyasi avukatlarındandır.

Almanya’da yaşayan Müslümanların ülkesine siyasi İslam’ı taşıyacağının propagandasını yaparak, Avrupa kültürünün korunması için kurumlara ve toplumuna çağrı yapar.

AKP’den de kültürel olarak hiç hazetmez.

 

Bunun yanı sıra, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik ile değil, imtiyazlı ortaklıkla bağlanması için yapılan tüm siyasal lobilerin baş mimarlarındandır.

Temmuz 2004’de zamanın AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Verheugen’i baskı altına alarak, 2004 Ekim raporuna “ucu açık müzakere”yi sokan ve hiç belli etmeden AKP’yi sıkıştıran lobinin temel aktörlerindendir.

Ve, Pöttering’in TRT kamerasına bu sözleri söylemesinin ve AKP’yi desteklemesinin en temel sebebi, Türkiye’nin AKP ile AB yolunda yürüyemeyeceğini bilmesi ve AKP kalsın, gitmesin diye içinden dua ediyor olmasıdır.

Pöttering, Türkiye’nin AB hedefine kıymanın en mümkün opsiyonunun AKP yönetimindeki bir Türkiye olduğunu herkeslerden iyi bilendir.

Babacan’ın yanındaki o samimiyetsiz fotoğrafın ardında yatan ruh budur.

Demokrasilerin parti kapatma noktasına gelmek zorunda kalması, elbette ki, bizzat o ülke için bir sorundur.

Ve, Türkiye bu meselelerinin çözümünü, devlet rejiminin temelini yok ettirmeden tabii, bulmalıdır.

Ama Pöttering, derdinin Türkiye’deki demokrasi olmadığını, gönlünde yatanın AKP aracılığı ile Türkiye’yi bertaraf etmek olduğunu anlamayacak kadar aptalını her yerde aramaması gerektiğini bilmelidir.

Bazıları Pöttering’in dişine gelse de, Türkiye’nin tamamı aptal değildir,.

 

Pöttering’in ve ilgili herkesin bilmesi gereken bir şey daha vardır.

Türkiye, eğer, bir yol ayrımına gelir de.

“AB mi, devlet düzeninin esasları mı?” sorusunun karşısında kalırsa.

Tercihi, kendi devlet düzeninin esasları olacaktır.

Çünkü Türkiye için demokrasi ve AB yolu ancak bunlarla mümkündür.

 

Türkiye böyle bir yol ayırımına gelmek zorunda da değildir, kaldı ki.

Alternatiflerini oluşturacak bir birikimin sahibidir.



Hükümet çizgisine paralel bir bozulma belirtisi

 

Geçen hafta kullandığım bir kelimeye dair bir soru gelmişti.

 “Yönetim bozukluğu linear bir şekilde yukardan aşağıya sirayet ediyor” cümlesindeki “linear”.

 Cümleyi daha açık yazıyorum şimdi.

 Hükümetin yönetim bozukluğuna paralel olarak, ona bağlı kademelerde de hükümetin grafiğine uygun bir yönetim bozukluğu oluşuyor.

 Bir de örnek vermeliyim.

 Polis teşkilatı mesela, Hükümete bağlı olarak hep aynı noktadan ve  artan bir eğri şeklinde yönetimsel olarak bozuluyor.

 Zaman da vereyim.

 2005’de uç veren, sonra da aynı noktadan devam ederek yükselen bir eğri ile 2006, 2007, 2008.

Bir şey daha.

İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Şebnem Korur geçen hafta şöyle dedi:

“AB uyum sürecinde durma noktasına gelen işkence ve polis şiddeti 2006’dan bu yana tırmanışta. 2007’den itibaren ise fiziksel işkencede patlama yaşanıyor”

 Bu sadece bir örnek.

Hükümetin grafiğine paralel bir toplam genel bozulmaya çok sayıda örnek var. Yeri geldikçe değinmek istiyorum bunlara da.








Tüm yorumlar(8)






Misafir   19/05/2008 18:58:33

Türk milleti Özgürlük ve refah yönünde tercihini kullanacaktır.Devlet Esasları çağın gereklerine göre sürekli değişmektedir.

Misafir   13/05/2008 18:02:15

son günlerin en gözde olabilecek bie deyim...HUKUK::::BİZİM YARARIMIZA İSE HUKUKTUR::::YOKSA GUGUKTUR.....Bu deyimi birilerinin çercevetip masalarının arkakalarına asmaları gerekir bence.....

Misafir   12/05/2008 22:37:52

MUHTEŞEM,ELLERİNDEN ÖPERİM....







Ayşe Özgün, Aylin Bermant, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Açıl Sezen, Işın Çelebi, Sinan Aygün, İsmet Solak, Emin Özgönül, Melike İlgün, Sevilay Yükselir, Özlem Bayraktar, Sezgin Özcan, Murat Yeşildere, Safile Usul, Şebnem Özinal, Murat Güloğlu, Erkut Tekin, Emre Peser, Mehmet Fatih Akyüz, Mustafa Karataş, Sinem Bayer, Zübeyde Saraçoğlu, Mehmet Ayan, Ümit Aktan, Kıymet Nadir Bindebir, Volkan Dülger, Gülçin Tahiroğlu, Gülçin Tahiroğlu, Feridun Fikri Bayar, Konuk yazar: Emin Çölaşan, Dr. Selçuk Somer, Dr. Arzu Özgeneci, Opr. Dr. Can İşler

 

Tüm Yazıları  
TSK mı, zatürre mi?  (24.07.2008)
Nerde kalmıştık?  (23.07.2008)
Askeri savcılık neden belge..  (17.07.2008)
İlhan Selçuk o gün neden su..  (16.07.2008)
Ergenekon perdesi iniyor  (14.07.2008)
Hilmi Özkök birşeyden rahat..  (12.07.2008)
Dinlenme korkusu bilmecesi  (11.07.2008)
Özden Örnek çok enteresanmı..  (10.07.2008)
Hangi temiz eller?   (09.07.2008)
Yanımdan geçen cenaze araba..  (07.07.2008)
Talat:"Hristofyas'la nerede..  (07.07.2008)
Eğlenceli savunma  (05.07.2008)
Ergenekon sorusu 1  (04.07.2008)
AKP sadece kapatılmayacak  (03.07.2008)
Devlet krizinin sondan bir ..  (02.07.2008)


Diğer Yazarlar
Ayşe Özgün
"Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitsizliği" mi? O'da ne ayol?

İsmet Solak
Olamaz, denilenler oluyor!

Açıl Sezen
Siz kimi savunuyorsunuz?

Emin Özgönül
Dava, YAŞ'ı etkilemez...

Safile Usul
TSK mı, zatürre mi?

Feridun Fikri Bayar
Kıllanan Adam’ın Yedinci Dalga yorumu