Geçen hafta IMF hem dünyaya, hem de Türkiye’ye ilişkin değerlendirmeler yaptı.
IMF adına konuşan Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky, dünya ekonomilerindeki yavaşlama ve enflasyon riskine dikkati çekti. Daha sonra da IMF İcra Direktörleri Kurulu’nda Türkiye konuşuldu.
DÜNYAYA BAKIŞ IMF dünyadaki gelişmeleri John Libsky aracılığı ile değerlendirirken özellikle enflasyon tehlikesinin önümüzdeki dönemde devam edeceğinin altını çizdi.
IMF enerji ve gıdada ortaya çıkan fiyat artışlarının kalıcı olduğuna inanıyor. Enerji ve gıda fiyatlarında kısa dönemde geri dönüş zor.
Bu durumda yapısal ve makro ekonomik politikaların bu gelişmelere göre şekil alması IMF’nin üzerinde durduğu en önemli husus olarak ortaya çıkıyor.
Yapısal politikalar çerçevesinde atılması gereken adımların başında, yükselen enerji fiyatlarına karşı piyasa şartlarını değiştirici ve tasarrufa yöneltici bir “talep tepkisi” yaratılması geliyor. Buna ek olarak arzı arttırmak amacıyla petrol sektörüne yapılacak yatırımları hızlandırması da şart. Dolayısıyla, piyasaların düzenlenmesi, biofuel üretiminin azaltılması ve etkinliğin sağlanması öncelikli önlemler olarak sıralanıyor.
Etkinliği arttıracak tarımsal politikalar da işin bir başka önemli yanı. Gelişen ülkelerde sanayi üretiminin verimi tarımdan 3,5 kat daha fazla. Bu kat sayı Latin Amerika’da 2,5’e düşüyor. Asya dışı sanayileşmiş ülkelerde ise 1,5 kat düzeyine düşüyor.
Bu çerçevede, tarımda verimliliği yükseltecek yapısal reformlar, biraz zaman alsa da, ileride tarımsal ürün fiyatlarında istikrarı temin edecek bir politika önlemi olarak sıralanıyor.
Makroekonomik önlemler ise, politikaların sıkılaştırılması üzerine kuruluyor. Bunun anlamı, “bütçen sağlam olacak, para politikası da fiyat istikrarını hedefleyerek faizleri yüksek tutacak.”
IMF’nin dünya ekonomileri için reçeteleri böyle. Türkiye’ye gelince.
TÜRKİYE'YE BAKIŞ 1999 yılı sonunda başlayan stand-by’lı IMF günleri sona erdi. Cuma günü Washington’da yapılan İcra Direktörleri Kurulu toplantısında son kredi tranjı olan 3,5 milyar dolar serbest bırakıldı. Sekiz buçuk yıllık birliktelik noktalandı.
Bizim imzaladığımız son niyet mektubu önemli ama kanımca IMF’nin bu toplantı sırasında bize bakışı çok daha önemli.
Toplantı sonrası yayınlanan basın bildirisine, Türkiye masası sorumlusu Lorenzo Giorgianni’nin IMF web sayfasındaki video açıklamalarına ve bundan bir gün önceki basın toplantısında faiz dışı fazla ile ilgili soruya IMF basın sözcüsüAhmed verdiği yanıta bir bütün olarak bakıldığında, kanımca, şu noktalar öne plana çıkıyor.
1. Faiz dışı fazlada yapılan indirim, IMF’yi fazla ürkütmemiş. Alt yapı yatırımları ve işgücü üzerindeki yükler azaltmak amacı ile kullanılacağına vurgu yapılıyor. Bu konuda önceden haberdar oldukları kesin.
2. Faiz dışı fazlanın bu düzeydeki hedeflerini tutturmak için dahi önemli çaba gerektiği vurgulanıyor. Bunun için ise, gelirlerin arttırılması ve harcamaların kısıtlanması yanında orta döneme yönelik resmi mali kuralların “fiscal rule” belirlenmesi isteniyor.
3. IMF, faiz dışı fazlayı azaltmanın bir sonucunun para politikası üzerinde yüklerin artması şeklinde ortaya çıkacağını belirtiyor. Bu nedenle enflasyonu kontrol etme açısından para politikasının sıkılaştırılması gereği vurgulanıyor. Lorenzo Giorgianni’nin ifadesi ile para politikasının “önceden” sıkılaştırılması ve yeniden ilan edilen faiz dışı fazla hedeflerinin sıkıca kontrolü şeklinde bir politika uygulanması gerekiyor. Politikalarda hata yapma lüksünün olmadığının da altı çiziliyor.
4. IMF Türkiye’yi, i. artacak enflasyon ii. dış finansmanda karşılaşılacak güçlükler iii. siyasi gelişmelerin yatırımcılar üzerindeki etkileri konularında ikaz etmeden geçemiyor. Buna karşı son krizden yaralanmadan çıkan finans sektörüne övgü ile vurgu yaparak, “burası güçlü yönünüzdür” diyor.
5. Bundan sonra ne olacak sorusunu da, yeni bir anlaşmadan söz etmeden yanıtlıyor. Felsefesine uygun olarak sıkı bir mali disiplin ve yapısal reformlara ağırlık veren politikaların makroekonomik istikrarı sağlayacağını ve AB’nin gelir düzeyine erişmek için potansiyel büyümeyi arttıracağını söylüyor.
IMF mi Türkiye’den kurtuldu, yoksa Türkiye’mi IMF’den sorusuna yanıtı bu aşamada vermek zor. Türk hükümetinin yeni bir stand-by anlaşmasına niyeti yok. Diğer türleri de zaten IMF istemez. Dolayısıyla IMF’siz günler başlıyor.
Umarım hükümet “rehavete” kovuşmanın etkisi ile daha fazla hata yapmaz. Enflasyonu azdırmaz.
Tüm yorumlar(3)
Misafir
18/05/2008 19:29:31
sayın gazi imfden kurtuldugumuza sende mi inanıyorsun.biraz daha düşünsen iyi edrsin.
Misafir
12/05/2008 23:25:30
ımf umudu kesti..satılacak, paraya dönecek fazla birşey de kalmadı,teminatlarını sağlamlaştırıp köprü krediyle kapıyı kapattı..şimdi sığınacak IMF yok, DERVİS yok.
yürü kim tutar sizi..ver gazı,ver gazı..lord mehmet bey...th...
Misafir
12/05/2008 13:09:53
"IMF siz Türkiye" haberi bazılarınızı çok üzecek. Çünki işsiz kalacaklar.