|
Ohh! Çok şükür rahatladık. Başbakan iki gün dinlenince hayati tehlikeyi atlattı. Zımba gibi görevinin başına döndü. Hem Suriye-İsrail arasında arabulucu oldu, Hem de Yargıtay bildirisi hakkında ekibiyle toplandı. Azerbaycan Başbakanıyla da bir araya geldi. Yarın yine görürüz bir kadın toplantısında konuşurken.
Günün sorusu şudur: AKP ne istiyor?
Daha önce tüm kurumları ele geçirdiler. Merkez bankası, TRT, YÖK ve diğer kurumlar ele geçirildi. Devlet İstatistik Enstitüsü başbakanlığa bağlandı, Tüm valiler, kaymakamlar kendi kadroları tarafından dolduruldu. Emniyette kadrolaşıldı. Kısaca tüm yürütme organları ele geçirildi. Büyük inatlaşma ve mücadeleyle Çankaya ele geçirildi.
Geriye medya ve yargı kalmıştı. Medyaya akıl almaz oyunlar ve kanunsuzluklarla sızıldı. Devlet bankaları bu oyuna alet edildi. Kredi vermeye yanaşmayan yönetim kurulu üyeleri tasfiye edilerek, Zorla kredi çıkarıldı.
O zaman AKP ne istiyor?
Kendileri için güllük gülistanlık bir ülke yarattılar. Oturup bu ülkeyi yönetmekle uğraşmak yerine, Neden yargıya el attılar? %47 oy almış, Meclis çoğunluğuna sahip, Yürütmeye hakim, Paraya hakim, Medyaya hakim bir iktidar daha ne ister? Neden Anayasa mahkemesi ve yargıyı ele geçirmeye çalışır? O yargı kurumları varken gelmediler mi iktidara? O yargı kurumları varken ele geçirmediler mi her yeri? Peki, daha ne istiyorlar?
Vatandaş bilmiyor olabilir. Baro başkanları politik davranıyor olabilir. Ama Yargıtay’ın bu kadar sert bir bildiri yayınlaması nedendir acaba? Emekli Yargıtay savcıları, Emekli Anayasa Mahkemesi Başkanları, Önceki Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay, Kısaca çok önemli devlet kurumları, Çok gizli bilgilere sahip kurumlar diyor ki: Devlet ve Cumhuriyet tehlikede!
Vatandaş hala nasıl Avrupa Yakası’nın Burhan’ı gibi dilini çıkartıp “Pıırrt” diyebilir?
Haydi başka türlü soralım: Danıştay üyelerinin dörtte birini hükümet atayacakmış. Anayasa Mahkemesi’nin 17 üyesinin 8’ini meclis seçecekmiş. Mesleğe alınan hakim ve savcılar, bakanlık memurunun mülakatıyla alınacakmış. Tüm bunlar olursa yargı bağımsız kalabilir mi? Yargıtay buna ses çıkartmamalı mı?
Yapılan şey açık: AKP iktidardan gittiğinde, ciddi hesaplar verecekler. Bunun farkındalar. Engellemenin tek yolu, yargıyı da ele geçirmek.
Oyun artık sertleşti. Hesap günü yakın. Herkes kartlarını açmaya başladı. AKP tüm iktidarı boyunca olmadığı kadar kesenin ağzını açtı. Niyetleri yine vatandaşı satın almak. Böylece verilen savaşta kendine taraftar bulmak.
Ciddi kurumlar vatanseverlere sesleniyor. Ama Recep Bey uyanık. O Burhan’a oynuyor. Burhan’ın kriteri belli; Dün “Ağzını burnunu kırarım senüüün!” dese bile, Çakı-çakmak, kalem-tarak bir şeyler verdin mi,
“Receeep, bebişiim, üzülme yıııırum” diyecek. Sonra da yargıçlara dönüp, Elleri belinde, kıçını kıvırtarak dilini çıkartıp: “Pııırt!” diyecek.
Bilmiyorum yine gülebilecek miyiz? Suçlu biziz. Biz yarattık kendini İsveçli, Teyzesini Madam Tussaud sanan, Çıktığı Tokat’ı unutup,
“Ben de Nişantaşı çocuğuyum” diyen vatansız Burhan’ı. Hem güldük hem baş tacı yaptık.
Tokat mı? Ne yazık ki Tokat’ı düşünen yok. Ortalıkta Gülenay abi gibi ağlayıp dolaşmaktan, Çıkıp adam gibi destek veremedik Tokat’ın gerçek savunucularına.
|