
|
|
Emin Özgönül
|
emin.ozgonul@gazeteport.com.tr
|
|
|
Dava, YAŞ'ı etkilemez...
24.07.2008 - 01:33
|
|
Bitmek tükenmek bilmeyen senaryoların havada uçuştuğu Ankara’da, şimdi de 2 tarih tartışılıyor. Anayasa Mahkemesi 28 Temmuz gününden itibaren AKP hakkındaki kapatma davasını ele almaya başlayacak. Hergün toplanacak olan 11 üyenin, ne zaman karar vereceği bilinmiyor. Ancak bilinen bu sürecin, Refah ya da Fazilet Partisi davalarının aksine fazla uzamayacağı. Ankara kulislerinde, Anayasa Mahkemesinden en erken 8 Ağustos günü karar çıkacağı konuşuluyor. Bu da heyetin 17 klasörlük belgeleri ve delilleri, savunmayı, esas hakkındaki mütalaayı en az 12 gün inceleyerek ve tartışarak bir karara varacağını gösteriyor.
Ancak 28 Temmuz tarihini 1-4 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan Yüksek Askeri Şura ile ilişkilendirenler de var. Bu iddiaya göre, Anayasa mahkemesi 4-8 gün içinde karar verir, kapatma kararı çıkar ve Erdoğan’a da siyasi yasak gelirse, Başbakan’ın başkanlığında toplanacak olan YAŞ’ta sorun doğacak. Bu durumda, terfileri kim imzalayacak ? Üstelik bu yıl Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanlığı gibi kritik atamalar var…
ECEVİT ÖRNEĞİ
Oysa YAŞ toplantılarının Başbakanın başkanlığında yapılması gerekmiyor. Başbakan dilerse YAŞ toplantılarına başkanlık ediyor. İster birinci gün katılıyor, isterse 4 gün boyunca yer alıyor. Başbakan gelmese de YAŞ toplantıları Genelkurmay Başkanının başkanlığında devam ediyor. Üstelik, Genelkurmay Başkanı'nın atanması YAŞ ile de bağlantılı değil, Başbakan'ın da 1 Ağustos günü yapılacak YAŞ'ı beklemeden, Genelkurmay Başkanını atama yetkisi var. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt de 2 yıl önce bu şekilde atanmıştı.
2002’de dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in sağlık durumu uzun toplantılara katılmasına engeldi. Ecevit’in 2002 Ağustos ayında yapılacak YAŞ toplantısına katılmaması durumunda ne olacağı sorusu ortaya atıldı ve YAŞ’ın toplanamayacağı öne sürüldü. Bu tartışmalar sürerken 4 Temmuz Bağımsız Günü nedeniyle ABD Büyükelçiliği’ndeki törene katılan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a, "Ecevit katılamazsa YAŞ ne olur?" sorusunu yöneltildi.. Büyükanıt da ‘’Bu hukuki bir sıkıntı yaratmaz. Başbakan katılmazsa Genelkurmay Başkanı’nın başkanlığında toplantı yapılır. Toplantıya Başbakan’ın katılması halinde ne kadar kalacağına dair kesin hatlar da yok. İsterse bir dakika, isterse toplantının sonuna kadar katılabilir." dedi.
Kapatma kararı 1-4 Ağustos tarihleri arasında çıksa ve Erdoğan’a siyasi yasak gelse dahi, bu kararın gerekçesinin Resmi Gazetede yayınlanması ve TBMM’ye sunulması gerekiyor. Süreç de o zaman başlıyor. Ancak bu süreç tamamlandıktan sonra Erdoğan siyasi yasaklı hale geliyor ve istifası gerekiyor. Erdoğan’ın istifası demek, hükümetin de düşmesi demek….,
45 GÜNLÜK SÜRE
Ancak Anayasa gereği, istifa eden ya da düşürülen hükümet yenisi kurulana kadar görevini sürdürüyor. Erdoğan’a yasak gelse de, hükümet bir Başbakanvekili yönetiminde, 45 gün içinde kurulacak yeni hükümete kadar görevini sürdürecek. Cumhurbaşkanı yeni hükümeti kurma görevini TBMM içinden bir isme verecek. O da 45 gün içinde yeni hükümeti kurmakla görevli olacak. Bu süreç içinde Anayasa Mahkemesi kararına bağlı olarak, Erdoğan istifa etse ve hükümet düşse dahi YAŞ kararlarını Başbakan vekili imzalayacak. Cumhurbaşkanına sunulacak.
‘’ AKP kapanacak, Başbakan’a siyasi yasak gelecek, hükümet düşecek, YAŞ toplanamayacak, karar alınamayacak, TSK komutansız kalacak’’ gibi senaryolar çok ama, Anayasa mahkemesinden kaç günde karar çıkarsa çıksın, YAŞ kendi kulvarında devam edecek. 30 Ağustos tarihinden itibaren de yeni komuta kademesi görevinin başında olacak…
|
|
ÇAMUR BELGESİ
Bugünlerde Türk siyasi hayatında görülmemiş bir olay yaşanıyor. DSP içindeki iç çekişmelere TBMM ve merhum Başbakan Bülent Ecevit alet ediliyor. Genel Başkan Zeki Sezer ile Rahşan Ecevit’in arası yok. ‘’Onursal Başkan’’ sıfatı dışında, DSP ile bir bağlantısı bulunmayan Rahşan Ecevit, Sezer’i istifaya zorluyor. Hatta ‘’İstifa etti’’ açıklamaları yapıyor. Sezer ise görevinin başında olduğunu açıklıyor. TBMM’ye, ‘’Ecevit’’ imzalı mektup, dilekçe ya da korsan önergeler gönderiliyor. Sezer’e, belden aşağı vuruşlar yapılıyor. Bu ‘’Çamur belgesinin’’ faili de tahmin ediliyor ama ispatı kolay değil. DSP içindeki iç hesaplaşma sonucu, hiçbir inandırıcılığı olmayan iddialarla, siyasete ‘’Beyefendi’’ kimliğini getiren Zeki Sezer’e ayıp ediliyor… |
|

|

|

|
ONLAR DA DOKUNULMAZ
TBMM, yeni bir yasa çıkardı. Bugüne kadar, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetiminde olan RTÜK’ü, artık Sayıştay denetleyecek. Ancak yeni yasanın en önemli maddesi RTÜK üyelerine de dokunulmazlık getirilmesi. Üst kurul üyeleri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlar konusunda, Başbakan izni olmadan yargılanamayacak. Her fırsatta ‘’Dokunulmazlıkları kaldıralım’’ diyen ancak adım atmayan vekiller, bürokrasiyi de dokunulmaz yapıyor. |

|

|

|

|
| Aylin Bermant, Ayşe Özgün, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Işın Çelebi, Açıl Sezen, Sinan Aygün, İsmet Solak, Emin Özgönül, Melike İlgün, Sevilay Yükselir, Özlem Bayraktar, Sezgin Özcan, Murat Yeşildere, Safile Usul, Şebnem Özinal, Murat Güloğlu, Erkut Tekin, Emre Peser, Fatih Baykan, Mehmet Fatih Akyüz, Deniz Derinsu, Sinem Bayer, Zübeyde Saraçoğlu, Mehmet Ayan, Ümit Aktan, Kıymet Nadir Bindebir, Arkun Demiroğlu, Şehnaz Tuna, Volkan Dülger, Gülçin Tahiroğlu, Feridun Fikri Bayar, Dr. Arzu Özgeneci, Opr. Dr. Can İşler, Dr. Selçuk Somer, Konuk yazar: Emin Çölaşan |
|
Tüm Yazıları
|

|