|
Bütün iyi niyetleriyle TÜSİAD ve KAGİDER Türkiye'de kadınların toplumsal hayata ve işgücüne katılım oranlarının 24.9'a düştüğünü ilan etmiş ve tedbir alınmasını istemiş!
Büyük kentlerde evde oturan ile işe giden kadınlar arasındaki uçurumun da gittikçe derinleştiğinin altını çizmişler.
Gelişmişlik ve kalkınmışlığın ana cetvellerinden birisini teşkil eden kadınların iş gücüne katılım oranlarının istatistiklerini tutan tüm arkadaşlara teşekkür ederim.
Keşke bu sorun tepeden inme sistemlerle çözülebilse!
Hayal!
Neden?
Kadınların iş gücüne katılabilmeleri kendi öz çaba ve gayretleriyle olur! Üstelik katılmamaları için karşılarında çok kuvvetli AKINTILAR vardır!
Türk kadınlarının çok büyük bir çoğunluğunun sabah işleri yapıp, çocukları okula veya yuvaya bırakıp (bu noktada iş yerlerindeki kreş adedinin azaldığını.. en azından artmadığını belirtelim) yıkanmış, giyinmiş ve taranmış bir biçimde iş yerine gitmenin ve vardığında hiç sıkılmadan çalışma zevkine ermenin ve ay sonunda da taş gibi maaşını çantaya yerleştirmenin keyfini hiç tanımamış, düşünmemiş, hayal bile etmemiş bir kitle ile karşı karşıya olduğumuzun farkına varmalıyız!
Eğitimle donatılmamış bir kadın kitlesi var karşımızda!
Rol model?
Seda Sayan, Lerzan Mutlu.. şimdilerde de pek popüler Dest'i İzdivaç'çı kızımız karşılarında!
Buyrun size çeşit, çeşit rol model!
Ama "Binbir Gece"deki Şehrazat da var!
Var doğru, ancak bakıp.. bakıp da "Ben kiiiiiim.. Şehrazat olmak kim?" diye düşünenler
eminim çoğunlukta!
Ne kaldı geriye?
Bir şarkı, iki name, üçkap yemek, bir çamaşır, dört kıvırma, üç kerre de "Oğlum çalışsanaaaa!" diye çocuklara ikaz..olay bitmiştir.
Vizyon! Toplumsal katılım! Kalkınmışlık!
Deli misin ayol?
Ekran sultanlarına bakakalan kadınlarımız reytingleri yükseltmekte, kanal gelirleri de artmaktadır!
Peki mühim olan nedir?
Nasıl yani?
Yani mühim olan kanalların çok ama çok para kazanması mıdır yoksa kadınlarımızın iş gücüne katılmaları mı?
Geçenlerde araba vapurundaydım. Arkamdaki arabada milyonlarca benzeri bulunan tipik bir Türk ailesi.
Beyefendi direksiyondan ayrılıp dışarı çıkıyor. Hava alacak. Kendisi çember sakallı. Sakal bırakarak aziz Peygamber'imize daha yakın hissediyor olmalı. Bilmez ki Hazreti Muhammed bugün yaşıyor olsaydı, ilk o her sabah traş olur, temiz, çağdaş ve trandaz dolaşırdı!!
Hey Yarabbim Allah!
Mavi tesettürünü başına bağlamış anne ve üç çocuğu arabada.
Kadına bakıyorum.
Çok mutlu! Gözünden, yüzünden akıyor mutluluk!
Şimdi gel bu kadınımızı bir iş yerine yerleştirmeye çalış!
Gelmez!
Çalışmaz!
Atatürk'ün verdiği imkanlardan haberi bile yoktur. Varsa bile takdırden uzaktır! Çalışarak üretmenin, bir toplantıda kabul gören fikri ortaya atabilmenin keyfini yaşamamış bir kadındır o! Arzuhan Yalçındağ'a ve arkadaşlarına cevabı hazırdır!
"Anacığım! Ben böyle mutluyum! Üzme canını! "
demektedir.
Yaaaa işte böyle!
Tüm eğitimli ve iş sahibi kadınlarımız varoşlara gitmeliler. Genç kızlarımız ve kadınlarımız ile konuşmalılar. Yepyeni rol modeller oluşmalı.
Öyle armut piş.. ağzıma düş... yok bu dünyada.
Varoş mahallelerinde "kadın din derslerine" katılıp, orada "hoca" diye geçinen kadınların ortaya attıkları abuk sabuk ve Kur'an dışı söylemlere karşılık efendice sorular sorma cesaretini göstermek gerekmektedir.
Emine Hanım, Bayan Gül ve Bayan Babacan'da her daim hayır işleri için kendi çizelgeleri dahilinde çalışmalılar! Hiç birisini Çocuk Yetiştirme Yurtlarında devamlı gönüllü hizmette göreniniz var mı? Ya da kimsesiz yaşlıların yanında? Kimsesiz bir yaşlı kadının uzamış tırnaklarını kestiklerini
veya kirlenmiş saçlarını yıkadıklarına şahit oldunuz mu?
Peki ne yapar bu hanımlar?
O elbise ne renk olsun? Bu ayakkabı bu çantaya uyar mı? Yurt dışında (bana iletilenlere göre)
utandırma derecesinde alış-veriş ve bavullar dolusu kumaş parçalarıyla ülkeye dönüş!
Sonra? Bir seyahat veya açılışa kadar evdeler!
Baş kapalı, kol kapalı, beden evde kapalı! Gelsin terziler, gelsin kuaförler, gelsin Olgunlaşma elemanları!
Sonra da AB bizi neden oyalıyor diye sorular SORULUYOR!
Pekala!
Çaba gösterilmesin mi?
Tabii ki gösterilsin! Aslında Arzuhan'ı ve diğer tüm kadın ve erkekleri kutluyorum!
Ama netice alınmazsa, üzülmesinler isterim!
|