MULTİMEDYA
GAZETEPORT İLAN
    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






03:40 TSI

ARA











Feridun Fikri Bayar
feridunfikribayar@gmail.com



Başka Dünyanın İnsanları - BIRMINGHAM

27.07.2008 - 02:04

arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

Sizlere her hafta başka bir dünyanın insanlarını anlatmaya çalıştım bugüne kadar. Her şehir başka bir dünyadır bakışıyla, size o şehirlerin insanlarını tanıtmaya çalıştım. Ama bazı şehirler var ki, o şehirlerin insanları başka dünyaların insanları değiller. Daha çok sanayi şehirleri bu sınıfa girer. Aslında ülkemizde de böyledir. Sanayi şehirlerine bir çok farklı şehirden insanlar geldiğinden, sanayi şehirleri bir türlü kendilerine özgü olamazlar. Bir şekilde küreselleşmeden payını almış şehirlerdir bunlar. Gezmek için gitmemeniz gereken şehirlerdir ve onları da bilmeniz gerek.

İngiltere’nin ikinci büyük şehri Birmingham da işte bu görmeniz gerekmeyen şehirlerdendir. Bu hafta size BİRMİNGHAM’ı anlatacağım ama dikkat ederseniz şehrin adını yazdım, insanlarının değil. Eğer insanlarını merak ediyorsanız, benim “Başka Dünyanın İnsanları-KARACHI” yazımı okumanız yeter. Çünkü oldukça fazla Pakistanlı ve Bangladeşli var bu şehirde.



FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Oysa bir zamanlar Birmingham İngiltere’nin en fazla turist çeken ikinci şehriymiş. 1 milyondan fazla nüfusu ile ve şehrin içindeki su kanallarıyla ilginç bir şehir olabilirmiş aslında. Bu su kanalları, taşımacıkta önemli iş görüyor. Ayrıca şehrin içindeki kanalların uzunluğu, Venedik’tekinden fazla. Ama hepsi o kadar.

Gezmek istediğinizde birkaç alışveriş merkezi, bir su altı canlılarının teşhir edildiği akvaryum tesisi ve birkaç bardan başka bir şey yok. İngilizlerin neden bu kadar fazla diğer ülkelere gezmeye veya çalışmaya gittiklerine şaşmamak gerek. Çünkü sürekli puslu havasıyla burası yaşanacak bir yer değil.

İngilizler de sadece futbol ile eğleniyor. Şehrin iki büyük takımı Premier ligue’de oynuyor: Birmingham City ve Aston Villa.

Şu an şehir nüfusunun % 67’si “beyaz”. Bakın İngiliz kökenli demiyorum, beyaz diyorum çünkü onlar da böyle diyor. Nüfusun %20’si ise Asyalı. Yani Pakistan, Hindistan, Bangladeş, İran vs. Afrikalıların nüfusu ise (Siyah nüfus) %6. Bir de melezler var onlarında nüfusa oranı %3. Tabii bu demografi şu anki manzarayı gösteriyor. Oysa çok değil tam 17 yıl sonra, yani 2025 yılında beyaz nüfusun azınlığa düşeceği öngörülüyor.



FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

İlk gün otelden çıktığımızda, Birmingham yakınlarındaki küçük yerleşim Coventry’den, şehir merkezine gitmek üzere bir taksiye bindik. Hani şu meşhur Black cab dedikleri siyah taksilere. Şoförünün Asyalı olduğu belliydi ve nereli olduğunu sordum. Pakistan yanıtını alınca, “Oooo jive Pakistan, brother country” şeklinde şoföre kendimizce güzellik yapmaya çalıştık. Baktık çok da sıcak değil, bu sefer daha da ileri giderek, eğlenecek neresi olduğunu sorduk. Bize “Siz Müslüman değil misiniz” diye sordu. Elhamdülillah yanıtını alınca, iyice kızdı. Çünkü ramazandaydık ve bar, eğlence falan sormamıza çok kızmıştı. Gözlerindeki nefret içimize kadar işliyordu.

Gün içinde gittiğimiz internet kafenin sahibi de bir İranlıydı ve çat pat Türkçe de konuşuyordu.

Yemek zamanı geldiğinde ise, her zaman yaptığım gibi yerel yemekler yemek istedim. Fuar firmasının bizlere verdiği kitapçıkta, değişik ülkelerin restaurantları sınıflanmıştı. En fazla restaurant, Hint restaurantıydı. Sonra İtalyan, sonra Fransız restaurantları geliyordu. Ama kitapçıkta geleneksel İngiliz yemekleri yapan bir restaurant adı yazmıyordu. Varsa Tandoori, yoksa Tandoori. Yani bildiğiniz bizim tandır. Asya’da bolca yediğim bu tandırda yapılmış ekmekler, buranın en gözde yiyecekleri idi. Chapati, Paratha, Naan bu değişik ekmek çeşitlerinden bazıları. Çok sevmeme rağmen, sonunda Asya yemekleri işte. Bilmediğimiz bir şey değil.



FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Her yörenin kendine özgü güzellikleri, insanının ise kendine özgü bir karakteri vardır. Belki de dünyayı güzel yapan en önemli özelliği budur. Tüm dünyayı kendimize benzetmek, ya da başka dünyanın insanlarına özenerek onlar gibi olmaya çalışmak ne kadar kötü, bunu Birmingham’da çok iyi anlayabiliyorsunuz. Dünya büyük bir hızla küreselleşiyor. Bu küreselleşme, yörelerin kendine özgü güzelliklerini giderek ve büyük bir hızla yok ediyor.

Tüm dünya insanlarının kaynaşması, birbirini anlaması elbette çok güzel bir şey. Ama bu, toplumların kendi kültürlerini unutması anlamına gelmediği gibi, bulundukları topluma kendi kültürünü dayatması anlamına da gelmemeli.

DUBAİ yazımı okuyanlar hatırlayacaktır, orada halkın % 70’ten fazlası Asyalı. İngiltere’de de 2025’ten sonra benzer bir manzara olacağı hesaplanıyor.

İstanbul’dan bakacak olursak, yıllarca biz “Şekerim nerde eski İstanbul?” diyen gerçek İstanbullularla alay ettik. Şimdi öyle bir hale geldi ki, Anadolu insanının İstanbul’da yaşama hakkını koruyalım derken, gerçek İstanbullu yok oldu. Oysa o da bir renkti aynı Anadolu ve Trakya insanı gibi.

Aynı hatayı İngiltere de yapıyor sanırım. Geri kalmış ülke halklarının orada yaşama hakkına saygı duymak adına, kendi motiflerini yok etmişler. Mutlaka köylerde durum farklıdır. Ama Birmingham’ın bana verdiği izlenim bu oldu. Soğuk, kasvetli ve yöresel özelliği, ilginç bir tarafı olmayan sıradan bir şehir. Foto Galeriyi izleyince ne dediğim daha iyi anlaşılır umarım.

Hepinize iyi pazarlar ve bol motifli, renkli bir hayat dilerim.










Tüm yorumlar












Aylin Bermant, Ayşe Özgün, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Açıl Sezen, Işın Çelebi, Sinan Aygün, İsmet Solak, Emin Özgönül, Melike İlgün, Sevilay Yükselir, Özlem Bayraktar, Sezgin Özcan, Murat Yeşildere, Safile Usul, Şebnem Özinal, Murat Güloğlu, Erkut Tekin, Emre Peser, Mehmet Fatih Akyüz, Sinem Bayer, Mehmet Ayan, Zübeyde Saraçoğlu, Ümit Aktan, Kıymet Nadir Bindebir, Şehnaz Tuna, Arkun Demiroğlu, Volkan Dülger, Gülçin Tahiroğlu, Feridun Fikri Bayar, Konuk yazar: Emin Çölaşan, Dr. Selçuk Somer, Dr. Arzu Özgeneci, Opr. Dr. Can İşler

 

Tüm Yazıları  
Çingiş pembe rengindeki nük..  (05.09.2008)
Erke Dönergeci'ni beklerken..  (04.09.2008)
ERKE Dönergecini Beklerken ..  (03.09.2008)
Pimi çekilmiş gaz bombası  (02.09.2008)


Diğer Yazarlar
Ayşe Özgün
Ahmet Bey başını huzurla yastığa koyabiliyor mu dersiniz?

Safile Usul
Alman devletinin Erdoğan'a ettiği

Kıymet Nadir Bindebir
Hayratı yıkacaksın yetimi öpeceksin