Anasayfam YapAnasayfam Yap






00:29 TSI

ARA







  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MAGAZİN
  • YAZARLAR
  • SİNEMA
  • KÜLTÜR-SANAT




İranlı müzisyen Azam Ali Diyarbakır'da



12.10.2008 - 14:51
arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US














  İlgili Haberler

  Diğer Haberler
Ankara'da saatler cazı gösteriyo...
''Anlaşmazlıkların Ötesinde Müzi...
Beklenen albüm sonunda geldi
Sirkeci Garı'nda konser verecek
Genç Türk müzisyenin ABD'deki ba...
DİYARBAKIR - Diyarbakır Kültür ve Sanat Vakfı (DKSV), düzenlediği ilk etkinlikle dünyaca ünlü etnik caz sanatçısı Azam Ali ve Niyaz Grubu'nu Diyarbakırlı sanatseverlerle buluşturdu.

Otel olarak kullanılan tarihi Deliller Hanı'nda, Afganistan, Filistin ve ABD'lilerden oluşan Niyaz Grubu ile sahne alan Azam Ali, izleyenlerden büyük ilgi gördü.

Bir süre Hindistan'da da yaşadığı için müziğinde Hint ezgilerini de kullanan İranlı Azam Ali, ağırlıklı olarak ülkesine duyduğu özlemi dile getiren eserler seslendirdi.

Farsça'nın yanı sıra, Urduca, Türkçe ve Kürtçe parçalar da seslendiren Azam Ali'ye dinleyiciler zaman zaman halay çekerek eşlik etti.

Konserden önce konuşan DKSV Başkanı Şair Bejan Matur, Diyarbakır'ın, tarihi ve mimari açıdan çok özel olduğunu ifade ederek, dünyayı gezen, tarihe, arkeolojiye ilgi duyan herkesin, büyülenmeden edemeyeceği bir şehir olduğunu belirtti.

Matur, şöyle konuştu:

''Dünyada pek çok tarihi mekanda şiirlerimi okudum. Diyarbakır'a her gelişimde bu güzel mimarinin güzel, canlı ve insana hayal kurduran bir sanatı hak ettiğini düşündüm. DKSV olarak Diyarbakır'ı Orta Doğu'nun bir cazibe ve kültür merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Uluslararası konserler, film festivalleri ve bianeller düzenleyeceğiz. Özellikle Orta Doğu kökenli sanatçıları periyodik olarak Diyarbakır'a getirme düşüncesindeyiz.''

''DİYARBAKIR'I BİR CAZİBE MERKEZİ HALİNE GETİRMEK İSTİYORUZ''

Diyarbakır'ın kimliğini ve kültürünü doğru anlayarak, doğru tanımlayarak ve hakkını vererek çalışma yapma niyetinde olduklarını anlatan Matur, uluslararası etkinlikler yapacak olmalarının yereli reddetme anlamına gelmediğini söyledi.

Yerel kimliğin sonuna kadar farkında olduklarını vurgulayan Matur, ''Buradaki kimliğin sonuna kadar farkındayız. Bir kimlik, siyasette kavgaya neden olmadıkça kimliğin talebi insanların en meşru hakkıdır ve bu vizyonla yola çıkmak istiyoruz'' diye konuştu.

''Ben Diyarbakırlı değilim ama Diyarbakır için bir şeyler yapmak için Diyarbakırlı olmak gerekmiyor'' diyen Matur, kültüre, mimariye, tarihe ilgi duyan hiç kimsenin bu kente kayıtsız kalamayacağını, kentte sanatla hayat bulabilecek mekan ve dekorun sanata kazandırılması gerektiğini kaydetti.

Çatışmanın ve kötülüğün ortasında hayatı savunan çalışmalar yapmak gerektiğini, bunun için de sanatın saf, arındıran, iyileştirici diline ihtiyaç olduğunu ifade eden Matur, ''Bu kavganın, çatışmanın, kötülüğün ortasında, hayatı savunan, hakkını, anlamını iade eden çalışmalar yapmak, insanları bir tür terapi etmek gerektiğine inanıyorum. Sanatın böyle bir yönü var. Bir şair olarak bunu çok iyi biliyorum'' dedi. (AA)





Tüm yorumlar