MULTİMEDYA
GAZETEPORT İLAN
    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






23:06 TSI

ARA











Safile Usul
safileusul@ttnet.net.tr



Sahibi komplo demedi, biz dedik!

13.10.2008 - 00:17

arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

Avusturyalı aşırı sağcı lider Haider Cuma gecesi bir araba kazasında hayatını kaybetti.

Ertesi gün bu haber bizim gazetelere yansıdı.

Ben bu haberi önce bizim gazetelerden okudum.

“Esrarengiz kaza, şüpheli kaza, suikast mi?” gibi yorumlar vardı.

Allah, Allah dedim ve “gavurca” gazetelere geçtim.

Önce olayın cereyan ettiği Avusturya’daki gazetelere.

Başlıklar, “Haider öldü” vs. şeklinde, kaza da anlatılıyor ama en küçük bir suikast, esrarengizlik vs. yorumu veya çağrışımı yok.

Bir de Almanlara bakayım dedim.

Onlarda da yok böyle bir şey.

Haberlerin yanı sıra, değişik makaleler, yorumlar okudum.

Kimseden böyle bir yorum ve hatta soru işareti yok.

Bizde niye var peki?

Nerden çıktı bu şimdi.

Kazanın olduğu Klagenfurt şehrinden bildiren Türk bir muhabirin bizdeki büyük bir gazetede yazdıklarına baktım.

Suikast şüphesini o şehrin emniyetinden bir yetkilin sözlerini aktarıyor.

Aynı emniyet yetkilisinin sözleri Avusturya, Alman gazetelerinde de var ama bir suikast veya şüphe anlamı taşıyan tek bir kelime ve yorum yok.

Bu komplo işlerimiz nereye varacak, daha doğrusu nasıl ve ne zaman bitecek, bu soru da kafamı kurcalıyor.

Jörg Haider’in ölümü ne suikast, ne şüpheli ne de esrarengiz.

Aynen şöyle.

Haider, Cuma gecesi saat 01.15 sıralarında bir toplantıdan kendi kullandığı makam aracıyla evine dönerken, öndeki arabayı solluyor.

Kullandığı araba iyi bir Volkswagen ama hem o yollar kıvrımlı hem de hızla giden bir arabayı çok iyi bir arabayla da sollasanız, sollama tehlikeli bir iş ve yanlış yapıldığında ölümcül olabilir.

Nitekim, Haider solladıktan sonra tekrar sağ şeride geçiyor ama arabası sağ şeride geçtikten sonra yol kıvrımı ve aşırı hız nedeniyle denge bulamıyor.

Savruluyor ve beton bariyere çarpıyor, çarptıktan sonra birkaç takla atıyor.

Haider’in solladığı sürücü, bir kadın.

Aynı yolu arkadan takip eden kadın durumu görüyor ve polise haber veriyor.

Olay bundan ibaret.

Dünyada çok sayıda iyi araba kullanıcı, çok iyi arabalarla, çok iyi yollarda ölebiliyor, ölüyor.

Gece vakti bir küçük dikkatsizlik yetiyor.

Ve, dünyanın en iyi arabasının tekniği bile hıza karşı kaybetmeye mahkum oluyor.

Hız tekniği her zaman yeniyor.

Haider kazasının sebebi de bu.

Hız+kıvrımlı yol+hatalı sollama.

Peki, Haider’in ölümü ile ilgili olarak Avrupa’da tek bir suikast, şüphe vs. yorumu yapılmamışken, bizde neden suikast yorumları yapılıyor?



Krizde maharet şimdi görülecek!

Hükümet, hatırlanırsa, iktidarı boyunca, 2001 krizini kastederek, “kriz çıkaranlar” diye çok hava yapmıştı.

Ondan öncekiler kriz çıkarmıştı ama o çıkarmamıştı, hep engellemişti krizi.

O kadar başarılı ve akıllı idi ki Hükümet, kriz gelemiyordu.

Lafı şuraya getireceğim.

Hükümetin bir ekonomik kriz yönetiminde sağlayabileceği bir başarı varsa, onu şimdi göreceğiz.

Çünkü 2002 krizini halleden Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti değildi.

O geldiğinde kriz işi çözülmüş, denge sağlanmış ve biraz olsun “çekirdek çıtlatabilecek” bir ortam doğmuştu.

Tam o çekirdeklik ortamda AKP iktidar oldu.

Ve, Adalet ve Kalkınma Partisi çok çekirdek çıtlattı, bol çekirdek çıtlattı, hep çekirdek çıtlattı.

Evet, bir önceki Hükümetten kalan programı bozmadı.

Ama hepsi bu.

Üzerine bir yenilik koymadı, ki, bu eski çamaşır makinesinin programında yıkanmış elbise epey bir idare etti ve koku yapmadı.

Fakat giysi dolabı hiç yenilenmedi.

Hadi mecazı bırakalım.

Ekonomiyi üretkenlik çeperine sokucu adımlar olmadı.

Ekonomik kriz denen nedir?

Sıcak para dalga ve oyunlarından koruyacak belkemik, yani üretim ve buna bağlı stabilizasyon.

Başbakan şu anda halka konuşurken, ki bu hafta sonu da yaptı bunu, bu krizin Avrupa’yı dahi etkileyen bir kriz olduğundan dem vurarak, bunun Türkiye’ye ait bir durum olmadığı mesajını vermeye çalışıyor.

Ama Avrupa’da sözü edilen durum çok farklı ve stabil bir üretim korunağı ve garantisi var, Başbakan’ın Hükümetinin Türkiye’ye hiç katamadığı da bu işte.

Bu nerden anlaşılıyor?

Çok basit şeylerden.

Pirincin fiyatından mesela.

4 ila 7 YTL arası oluşundan. (2 ila 4 Euro arası, fiyatları Euro olarak vermemin sebebi Avrupa ile aradaki farkı görmek için)

Kırmızı etten mesela.

Kilosunun 10-12 Euro oluşundan.

Bunlar korkunç rakamlar hanımlar, beyler!

Bunlar Türkiye’deki ekonomik darlığın rakamları Hükümetteki beyler ve de az sayıdaki hanımlar!

Demem o ki, sizin ekonomideki maharetinizin boy ölçüsünü şu çıplak zamanlar gösterecek şimdi.

Neden çıplak?

6 sene bitti çünkü.

6 sene evvelinin korunağı gitti çünkü.








Tüm yorumlar(8)






Misafir   14/10/2008 10:30:21

Derin düşünen ve onu yazıya döken deha beyninizin koruyucusu olan alnınızdan ve ellerinizden öperim.

Misafir   14/10/2008 10:25:51

Sadece AKP değil, Tayyip de siyasi dipsiz kuyuya indi.

Misafir   14/10/2008 10:23:03

Günaydın Safile Hanım, senin muhteşem yazılarını ve bir kısım yorumları incir çekirdeği büyüklüğündeki beyinler hiç anlamaz....







Ayşe Özgün, Aylin Bermant, Yavuz Semerci, Gazi Erçel, Açıl Sezen, İsmet Solak, Işın Çelebi, Sinan Aygün, Melike İlgün, Emin Özgönül, Sevilay Yükselir, Özlem Bayraktar, Sezgin Özcan, Murat Yeşildere, Safile Usul, Şebnem Özinal, Murat Güloğlu, Erkut Tekin, Sedat Tunalı, Cahit Düzel, Emre Peser, Mehmet Fatih Akyüz, Fatih Baykan, Deniz Derinsu, Sinem Bayer, Zübeyde Saraçoğlu, Mehmet Ayan, Kıymet Nadir Bindebir, Ümit Aktan, Arkun Demiroğlu, Şehnaz Tuna, Volkan Dülger, Gülçin Tahiroğlu, Feridun Fikri Bayar, Dr. Selçuk Somer, Opr. Dr. Can İşler, Konuk yazar: Emin Çölaşan, Dr. Arzu Özgeneci

 

Tüm Yazıları  
Siyasi çözüm denen şey ve H..  (21.11.2008)
Aydın Doğan üzerinden Erdoğ..  (20.11.2008)
CHP'nin kara çarşafında sor..  (19.11.2008)
Sporcu kalbi  (17.11.2008)
Paksüt'ün dinlenmesi ve Erg..  (15.11.2008)
Anayasa Mahkemesi'ni ABD'ye..  (14.11.2008)
Abbas Güçlü'den dinledikler..  (14.11.2008)
Akif Beki'nin kabalaştığı a..  (13.11.2008)
Dokunabilirsen dokunursun t..  (12.11.2008)
Dengir Fırat terk etti!  (10.11.2008)
Mesut Yılmaz  (07.11.2008)
Obama 'soykırım' tezine mes..  (06.11.2008)
Düşese tepki duymadım  (05.11.2008)
New York yükselişle kapadı  (04.11.2008)
Filmi izledim!  (03.11.2008)
Ayşe Üzmez'i tanıyan doktor  (01.11.2008)


Diğer Yazarlar
Ayşe Özgün
Tesettür ve türban 'ürün' mü oldu?

Safile Usul
Siyasi çözüm denen şey ve Hasan Cemal

Özlem Bayraktar
Bankacılık sektörünün durumu “iyi” mi “kötü” mü?

Sezgin Özcan
Yurtdışı borçlanmasıyla emekli olanın çalışmaya başlaması

Mehmet Fatih Akyüz
Hakemlerin korkmama şansı var mı?

Yavuz Semerci
Dertleşme yazıları (1)

Emre Peser
Resesyon endişeleri derinlşiyor

Işın Çelebi
Kriz Türkiyeyi nasıl etkileyecek-2