|
Bangladeş'in başkenti Dhaka'dayız. Müşteri ziyaretine gidiyoruz. Yollarda, caddelerde tek bir polis bile görememek beni şaşırttı. Buna karşın, otellerin önünde, Tamamen komando kıyafetli, ellerinde piyade tüfeği olan askerler var. Sonradan öğrendiğime göre onlar da asker değil, özel güvenlik. Polisin ne olduğunu büyükbaşlardan biri geçerken gördüm.
Caddede bir anda trafik kesildi, Tepeden tırnağa simsiyah giyinmiş, Kafalarında siyah bandana olan, Hepsi siyah gözlükler takmış ninja kılıklı polisleri taşıyan, En azından 20 kamyonet geçti yıldırım gibi. Ardından büyükbaş konvoyu, En arkadan yine kamyonetin orasından burasından sarkmış, Ellerindeki silahları her an ateşlemeye hazır bir 20 kamyonet daha...
Gülmemek için zor tutum kendimi. Demek geri kalmış ülke olmak böyle bir şeydi. Kendilerine RAB (Rapid Action Batallion) diyen, Ninja kaplumbağalar krallığı!
Bizim ülke Allah'tan böyle değildi. Bir düzen vardı en azından iyi kötü. Ama ne düzen?(!)
Mafya babalarının tutuklanmaları sırasında, İfadelerini müdürün odasında çay ikram ederek alan, Arkası olan adam karşısında eğilen, Ama arkası olmayana ninja kaplumbağa kesilen düzen!
1 Mayısta görüldüğü gibi, Yerde yatan kadınların kafasına tekme atacak kadar yürekli, Karayağız mertlerin düzeni! Breh breh breh!
Sarıyer'de ikisi kız ikisi erkek dört genç dergi satıyor. Anlaşılan sosyalist içerikli bir dergi. Satmaları yasak değil ya, Diyelim ki yasak. Tutuklarsın olur biter. Hatta üstüne dalganı da geçer, Sana göre akılları bir karış havada olan gençlerle kafa bulursun en fazla. Dahası ne olabilir ki? Düşüncelerine mi karşısın? Tamam göz yumduk kardeşim iki de tokat attın. Çok stresli ve psikolojik dengesi bozuk birisin belki, Onu da anladık tokatla yetinmedin, yumruk ta attın. Ama gençlerden üçünü hastanelik etmek de ne oluyor? Haydi hastanelik etmeyi geçtim, Öldürmek ne oluyor? Üstelik bu işkence karakolla sınırlı kalmıyor, Savcı tutuklanmasına karar verdiğinde, Götürüldükleri ceza evinde dayak devam ediyor. Artık nasıl bir suçları varsa...
Hakimler savcılar da mahkemelerinde otursunlar. Ara sıra Sami Selçuk çıkar haber kanallarından birine, Derin derin laflar eder hukuk hakkında, Meclis başkanı da hukuk devleti olduğumuzdan dem vurur, Oluruz hukuk devleti! Var mı ötesi?
Hakim de ninja kaplumbağalar, savcı da.. Cezalarını kafalarına göre kesiyorlar.
Yıllardır maaşlarını ödeyebilmek için deliler gibi çalıştığımız, Aradaki tüm kademede çalışanlar, Savcılar, hakimler, müdürler, milletvekilleri, müsteşarlar, APK uzmanları, FTKLZŞT uzmanları, vantriloglar, Ve adını burda sayamadığım bilcümle zevatın gücü yetmediğinden, Adalet Bakanı devreye girip soruşturma açtırıyor. Padişahım çok yaşa! Sen varsan adalet var, Sen yoksan adalet yok!
Bebek katillerine gözü gibi bakıp hizmette kusur etmeyen, Gücü dergi dağıtan kızlarla oğlanlara yeten insanların hukuk devleti!
Hastayız size ninja kaplumbağalar! Ne de güzel dövüyorsunuz? Hele bir de siyah gözlükleri taktınız mı, Emrinize amâdedir Ninja Kaplumbağalar Cumhuriyeti!
|