Cevher Kantarcı

Cevher Kantarcı

Bacak arası resim!

“Dindar ve kindar” gençlik yetiştirme ideali olan Recep Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu AKP’li bir millettin vekili, kadın gazetecilere “Bacak aranızın resmini çekip gazeteye bastırsam, bunların doğal hali bu diye..” şeklinde çok anlamlı bir laf etmiş!

Herkes bu vekilimize ateş püskürüyor!

Başta kadından ve aileden sorumlu kadın bakanımız!

Adam bu lafı niye etmesin ki?

Lideri İmam Hatip mezunu Tayyip bey, hem de Meclis çatısı altında, Kılıçdaroğlu’nu çölde gezinen bahtsız bedeviye benzetip, kutup ayısının ona olan kötü niyetinden bahsetmişti!

Bu durumda milletimizin AKP’li vekiline de hak doğuyor!

İyi de bu laflar, bizim gibi klasik lise mezunu günahkâr hergelelerin edebileceği ayıp laflar!

İmam Hatip mezunu koca Başbakana yakışıyor mu?

Demek yakışıyor ki, milletimizin vekili bey de liderini örnek alıp, önce Kamer Genç’e ana avrat girişiyor, sonra da kadın meslektaşlarımıza o lafı ediyor!

Zaten, AKP’nin en müeddeplerinden Bülent Arınç beyefendi de, gazetecilerle konuşurken “Şeyini şey ettiğim şeyi!” gibi bir şeyler söylemiş, o “şeyin” hangi cihaz olduğunu, hangi “şeye şey edileceğini” toplumun tüm kesimleri pek güzel anlamıştı!

Şimdi bu milletin AKP’li vekilinin kadın meslektaşlarımıza ettiği lafı, erkek gazetecilere söylediğini tahayyül ediyorum..

 

Ne bileyim aklıma o tür fotoğrafların gazetede basıldığı geliyor ve çok gülüyorum.. 

 

Milletimizin vekili tepkiler üzerine “üzülüp” açıklama yapmış:

“Şaka yaptım, yanlış anlamışlar!”

Zaten ben de bu yazıyı şaka olsun diye yazdım..

Gerçi aklıma dede ile beş yaşındaki hergele torun arasında geçen bir “şaka” fıkrası gelmedi değil ama nefs-i emmarenin esiri olmayıp, kendimi tutarak yazmamam lazım!

Zira ben İmam Hatip mezunu değil, klasik liseyi bitirmiş bir günahkârım!

Neyse, politikacıların yukarı seviyesine çıkmayıp, aşağılardaki duruşumuzu sürdürelim!

Ve hatta kadın gazetecilerin bacak arası resmini çekip “yayınlamaktan” bahseden bu milletin AKP’li vekiline, Burhan Kuzu’nun yerine seçilen Meclis Başkanımız Cemil Çiçek’in “Orucunuzu dilinizle de tutun” tavsiyesine kulak verip yazıyı burada bitirelim..

Aslında yazacak başka o kadar çok önemli konu vardı ki!

Ama bazı “ciddilik” meraklısı kardeşlerimizin “sululuk” gibi niteleyeceği paragraflarda dahi, müthiş ciddiyet taşıyan bir yazı olduğunu düşünüyorum..

Anlayıp, ciddiye alabilenler için!

Anlamayanlara bu yazı bile saz!

Yorum Yaz

1

Misafir13/07/2013 20:41

Bunlara bakinca neden iyi egitimli nitelikli insanlarin politikaya sicak bakmadigini da anlamis oluyoruz,Vekillerin cogu kimse alinmasin ulkenin en vasat okullarindan mezun olmus ve piyasada hic birsey olamamis insanlardan olusuyor.Tek maharetleri cahil egitimsiz kesimlere hitap ederek siyasi anlamda bir goruse yakin olarak agizlarinin iyi laf yapmasi bos teneke misali.ve tek amaclari da goturmek... Cevapla

Misafir13/07/2013 20:41

Basbakanin egitimi ne ki vekilin egitimini sorguluyoruz...Tum gelismis ulkelerde basbakanlar ve devlet baskanlari o ulkenin en iyi okullarinda egitim almis kisilerden seciliyor bizimkiler ise en vasat okullardan zor mezun olanlar arasindan seciliyor...
 



GÜNÜN YAZARLARI