
Pazartesi akşamı 20.00 sıralarında eve girdim.
Tv ekranında Samanyolu kanalı vardı.
“CHP MİT yasasını Anayasa Mahkemesi’ne götürecek” şeklinde sempati yüklü bir haber veriliyordu.
“CHP” ve “Anayasa Mahkemesi” dedikçe spiker, ağzından bal akıyordu.
Bir an Bülent Arınç gibi hissettim kendimi.
“Hey kurban olduğum Allah” dedim, “verdikçe veriyor”.
2007-2008-2009-2010 filan da geldi aklıma, “CHP Anayasa Mahkemesi’ne gitti, milli iradeyi çiğnedi” zamanları yani.
Sonra aklıma acaip bir fitne geldi.
Bir dahaki genel seçimlerde yeni bir blok oluyormuş fitnesi.
CHP+Cemaat.
Versus AKP.
AKP’nin yanında da Anayasa Mahkemesi.
İlahi komödiya! Yalan Dünya!
Yalnız Anayasa Mahkemesi kimin yanında olur, bunu en azından henüz, gerçekten bilmiyorum.
O nedenle dün oturup bir mevcut üye dökümü çıkardım.
Yakın dönemde Anayasa Mahkemesi’nin önüne iki adet dosya gidecek.
Biri, MİT müsteşarına Başbakan’ın izni olmadan çok sevimli bir özel yetkili mahkemenin dahi dokunamayacak olmasının yasasını iptal başvurusu, diğeri de Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 7 yıldır yasasını iptal başvurusu.
İkisini de CHP götürecek Anayasa Mahkemesi’ne…
Ki, galiba Gül de bekliyor bunu CHP’den.
İşte, ben de dün…
CHP’nin Anayasa Mahkeme başvurularının iki yeni müptelası olan Gül ve cemaate yakın olduğu söylenen Samanyolu kanalı açısından da düşünerek bir Anayasa Mahkemesi üye dökümü çıkardım
Gelsin…
Başkan Haşim Kılıç: Hükümet’e mi yakın durur Gül’e mi, bilmiyorum, çıkaramıyorum, bunu geçelim.
Başkanvekili Dr. Alparslan Altan: Gül seçti, basında Gül’e yakın olduğuna dair haberler çıkmıştı.
Üyeler:
1-Fulya Kantarcıoğlu: Anayasa Mahkemesi üyeliğine 19.12. 1995’de seçilmiş. “Ne Gül, ne Erdoğan” demesi muhtemel olabilir. O halde 5+5 ve MİT yasasına salt yasa olarak bakar muhtemelen
2-Ahmet Akyalçın: üyeliğe 16.02.2000’de seçilmiş. O da “Ne Gül, ne Erdoğancı” olması muhtemellerden, olaya salt yasa olarak bakar herhalde (arada bir açıklama parantezi: bana öyle geliyor ki, Gül taraftarı demek bu durumda aynı zamanda Samanyolu taraftarı demek olabilir, beklentilerin istikameti aynıya benziyor zira)
3-Mehmet Erten: 02.07.2002’de seçilmiş, “Ne Gül, ne Erdoğancı”
4-Serdar Özgüldür: 21.06.2004’de seçilmiş, emin değilim ama o da “Ne Gül, ne Erdoğancı”
5-Osman Paksüt, “Ne Gül, ne Erdoğancı”
6-Zehra Ayla Pektaş: 27 Haziran 2007’de seçilmiş, sanırım “Ne Gül, ne Erdoğancı”
7-Recep Kömürcü: 04.12.2008’de seçilmiş, resmine uzun uzun baktım, eski tarz üye olduğuna kanaat getirdim, “Ne Gül, ne Erdoğancı”
8-Burhan Üstün: 30.03.2010’da seçilmiş, mmmm, Gül tarafından seçilmiş, “Ne Gül, ne Erdoğancı” diyemeyeceğim ve sevindirici haberi vereceğim, sanırım Gül ve Samanyolu için iyi. Ama belki de Erdoğan için iyi olur.
9-Prof. Dr. Engin Yıldırım: 09.04.2010’da seçildi. Gül seçmiş. Yine sevindirici olabilir Gül için. Ama tam içine bakamadım, Erdoğan da sevinebilir.
10-Nuri Necipoğlu: 22.04.2010’da Gül tarafından seçilmiş. Ama… Askeri Yargıtay’dan gelmiş. Bundan sevindirici bir iş çıkmayabilir.
11-Hicabi Dursun: 06.10.2010’da Meclis (yani Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından demek oluyor bu; Türkiye dışında yaşayanlar için açıklayalım) tarafından önerilerek Gül tarafından seçilmiş. Bence Erdoğan’ı sevindirebilir.
12-Celal Mümtaz Akıncı: 13.10.2010’da Meclis’in önerisiyle Gül tarafından seçildi. Erdoğan için sevindirici olabilir.
13-Prof. Erdal Tercan: 7.01.2011’de Gül tarafından atanmış. Gül için sevindirici olabilir.
14-Muammer Topal: 29.01.2012’de Gül seçmiş. Sanırım Gül için iyi olabilir.
Toplam sonuç: 1 Başkan, bir Başkanvekili ve 14 asil üyeden müteşekkil Anayasa Mahkemesi’nin mevcut durumundan şöyle (afaki) bir sonuç çıkarılabilir, ki…
16 kişiden 8’i “Ne Gül, ne Erdoğancı”.
16-8 eşittir 8.
Kalan 8’in 3’ü Gül’ü sevindirebilir.
Kalan 8’in 2’si Erdoğan’ı sevindirebilir.
Kalan 8’in 3’ü ise, ortada, yani Gül’ü mü yoksa Erdoğan’ı mı sevindirir, belli değil.
O halde…
Mevcut Anayasa Mahkemesi’nin kararlarında burun farkıyla Gül önde olabilir ama asıl olarak da “Ne Gül, ne Erdoğancı” olan 8 kişinin söz konusu iki yasa hakkında yapacağı değerlendirme belirleyici olabilir. MİT yasasında belki Başbakan’dan yana bir sonuç çıkma ihtimalinden söz edebiliriz ancak Cumhurbaşkanı’nın görev süresi konusunda 5+5 ağır basabilir.
Anayasa Mahkemesi’nin yeni “fan”ları için yaptığım döküm böyle.
Bir de slogan oluşturdum onlar için…
“Anayasa Mahkemesi-Eski nefretim-Yeni aşkım”
| Sizin Oyunuz : |