
Türkiye birkaç gündür şehitlerine ağlarken bu sorunun nasıl çözüleceğine kafa yormayı bıraktı. İktidarın üzerindeki baskı anlaşılır. Ama ya muhalefet? Örneğin, MHP Lideri’nin ardarda iki açıklamasında iki farklı ton gözleniyor. İlkinde çözüm ihtimali varken, ikincisinde “Kandil’i düz edelim” havası hakim.
Eh hadi MHP mecburen bunu yapıyor diyelim..
CHP’ye ne oldu?
Bugün Cumhurbaşkanı Gül’ın Köşk’te bilgi vereceği CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Hakkari Çukurca’ya saldırı haberi geldiğinde “AKP kafasını netleştirsin, ne destek gerekiyorsa veririz” demişti.
AKP’ye manevra alanı yaratıldı diye mi düşünüldü ne olduysa oldu ve yeni MYK’nın yeni sözcüsü, akademik çevrelerin iddialı ve başarılı ismi, İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in açıklamasında çok başka bir ses duyduk.
Sn. Güler bir muhalefet sözcüsü olarak Başbakan’ı eleştirmekte haklı olabilir ama koltuğa oturur oturmaz yaptığı ilk açıklamada Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylemini de ezip geçmiş görünüyor.
İşte en kritik paragraflar:
“... İkinci sorun..Terörist başıyla yürüttüğü müzakerelere bel bağlayarak devlet olmanın gereklerini ihmal etmesidir ...”
“Önce bunu yadsıdılar.. Bunu ifade edenlere şerefsiz dediler, sonra da devlet tabii ki görüşür diye ikrar ettiler”
“Devlet ne yapıp edip, şer yuvalarını dağıtmalı..bu şer örgütünü eylem yapamaz hale getirmelidir...”
“Şayet çözüm bu idiyse şimdiye kadar niye vurmadınız?..”
Örgütü bu dönemde ve hicbir dönemde kimse savunamaz. Ama bu cümleler karşısında duralım..
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Çözüm gelecekse herkesle görüşülür” tarihi çıkışı belli ki darmadağın oldu.
Van’da yapılan çalıştaylar, Şükrü Elekdağ gibi bir ismin hazırladığı Avrupa Yerel Mali Özerklik Şartı, Doğu ve G. Doğu raporları resim dışında.
Ulusal konjonktür belki de bu tonu doğal kılıyor olabilir. Ama önemli bir akademisyenin, bir partinin sözcülük koltuğuna üstelik de aynı zamanda “Kadın Örgütlenmesinin” başına geçtiği ilk günkü sözlerini çok daha önemsenmeli.
Birkaç soru kaçınılmaz oluyor bu noktada:
Ne değişti de “Savaş dilini konuşarak bu sorun çözülmez” diyen Kılıçdaroğlu’nun sözlerinden 24 saat geçmeden “Niye daha önce bombalamadınız” diyen bir MYK açıklaması yapıldı? Dahası bu metni Kılıçdaroğlu onaylamış mıydı? Metni kim kaleme aldı?
Türkiye terörle mücadelesinde ve PKK sorununda en kritik virajlarından birine giriyor. Bu noktada hükümetin tonu sertleştirmesi doğaldır. Ama muhalefetin en azından söylemde AKP’ye ustaca fren yaptırabilmesi gerekir.
Aydınlık Gazetesi’nin bile kardeşlikten bahsettiği şu günlerde Sözcü ve Yeni Şafak manşeti gibi açıklamalar CHP’nin “Yeni, iddialı ve entellektuel” MYK’sında soru işareti yaratıyor.
Umarız CHP’nin yenilenen MYK’sı “Barışı inşa edebilenlerden” olur.
Şehir Harbine Hazırlık mı?
Bir süredir TSK ve SSM’nin dış alım ve üretim projelerinde “şehir harbine hazırlık” işaretleri alıyorduk. Devlet Bakanı Necati Yazıcı, örgütün şehirlerdeki yapılanmasının zayıflamadığını tam tersine kuvvetlendiğini söyleyerek tespiti doğruladı. Terorle Mücadelede Valileri güçlendirmek de olası bir “şehir harbi” konsepti içinde değerlendirilmeli. Peki buna hazır mıyız? Mersin, Adana belki.. Ya İstanbul, İzmir?
Sarkozy’i kim takar
Bodrum uçakları tıklım tıklım Fransız turist dolu. Tatil köylerinde, pansiyonlarında Fransızca konuşuluyor. Yıllar yıllar önce Bodrum böyleydi. İngilizler istila etmeden önce Club Med yıllarında Fransızlar Bodrum’a ilk gelenler olurdu. Görülüyor ki, Sarkozy’nin Türkiye karşıtı tutumunu kimse takmamış. Kuzey Afrika’dan sonra Bodrum-Fethiye de Fransız destinasyonu olmuş.
| Sizin Oyunuz : |