Burç Aka

Burç Aka

Karayılan’ın Gülen Cemaati’ne İlişkin İddiaları

Bir: Oslo görüşmelerini Gülen Cemaat’i sızdırdı.


İki: Gülen Cemaat’i devlete paralel bir yapılanma içindedir.


Yukarıdaki iddialar PKK’nın iki numaralı adamı Murat Karayılan’a ait.


Cengiz Çandar’a göre, Karayılan olan her şeyi söylemese de olmayanı söylemeyen, sözüne güvenilir bir insan…


O halde, iddiaların gerçeklerle örtüştüğünü düşünebiliriz.


Adam Yavuz Arslan’a göre, Karayılan kendisine verilen rolü oynayan eli kanlı bir müfteri…


Buradan hareketle Karayılan’ın iddialarının hezeyan ve büyük tezgâhın parçası olduğuna inanabiliriz.

 
Ne yaman bir çelişki!


Öncelikle Oslo görüşmelerini Gülen Cemaat’i sızdırdığı iddiasına bakalım.


Oslo sızıntısının istihbarat ve güvenlik bürokrasisi arasındaki güç mücadelesinden kaynaklandığı akla yatkın görünüyor.


Gülen Cemaati’nin istihbarat ve güvenlik bürokrasi üzerindeki yönlendirici gücü nedeniyle Oslo görüşmelerinin Cemaat’e yakın insanlarca sızdırıldığı iddiasının kimilerine cazip geldiği de muhakkak. 


Ne var ki benim gibi pek çok insan görüşmeleri kimin sızdırdığından ziyade, devletin bu zaafını giderip gidermediğiyle ilgileniyor.


Gelelim Karayılan’ın Gülen Cemaati’nin devlete paralel bir yapılanma içinde olduğunu ima eden ikinci iddiasına… Karayılan’ın söylediklerinden Gülen Cemaati’nin il yapılanmalarında kimin hukuka havale edileceği, nereye sızılacağı konuşulduğu anlaşılıyor.


Bu vahim iddiayı deli saçması görüp bir kenara atamayız.


Örneğin Ergenekon iddianamesinin hazırlanmasında PKK’nın ele başlarından Şemdin Sakık’tan gizli tanık olarak yararlanıldığını, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşmalarda Sakık’ı dinlediğini biliyoruz.


Öyle ya, Şemdin Sakık, Murat Karayılan’dan daha az eli kanlı bir PKK’lı değil. Dolayısıyla terör örgütü mensuplarının ifadeleri itibarsız denemez.


Zaten yargımızın Gülen Cemaati’nin devlete paralel bir yapılanma içinde olduğuna dair iddiaları es geçmeyeceği Ergenekon davası tecrübesiyle sabit.


Öte yandan Karayılan’ın bu iddiasına vahiy muamelesi de yapamayız.


İddiasına dayanak olabilecek belge veya bilgi henüz kamuoyuna yansımış değil. Elde bir şey olmadan iddiayı gerçek olarak kabul edersek Turgut Özal’ı Semra Özal zehirledi diyen gizli tanığın ifadesine inanma pespayeliğine düşeriz.


Açıkçası Türkiye’de Karayılan’ın iddialarının aydınlatılmasına toplumsal vicdan ve akıl için ihtiyaç var.


Yoksa her gece yatmadan “bugün Gülen Cemaati’ni ve mensupları kızdırmak için ne yaptım, başıma ne gelir” diye düşünmek istemiyorum.


Bu korkuyla yaşanmaz.

Yorum Yaz

1

Misafir03/05/2013 16:35

Murat Karayılan eli kanlı teröristtir. Söyledikleri fitne amaçlıdır. Camia ve ona ilham veren Muhterem Hocaefendi insanlığa ve islama karşılık beklemeden ısrarla ve şevkle hizmet eden fedailerdir. Ergenekon davası savcıları PKK tanıklarını dinlemek zorundadırlar çünkü Ergenekon PKK işbirliğini ortaya çıkarmak başka türlü mümkün olamazdı. ... Cevapla
 



GÜNÜN YAZARLARI